Mahmûmu'l-kalb üzere yaşamaya çağırıyor

Kalbi merkeze alarak hazırladığı kırk hadis seçkisinde Prof. Dr. Mehmet Görmez hoca bu hadis-i şeriflerin daha iyi, daha doğru anlaşılması için kalbinden damıttığı göz nurunu paylaşıyor 'Kalbin Erbaini’nde. Yavuz Ertürk yazdı.

Mahmûmu'l-kalb üzere yaşamaya çağırıyor

https://www.ktpkitabevi.com/urun/kalbin-erbaini-114100021Beden ülkemizin sultanı olan kalp ile ilgili edebiyat, felsefe, psikoloji ve İslami ilimler gibi sosyal bilimlerin ve batınî ilimlerin birçok şubesinde o kadar çok şey yazıldı, söylendi ve yaşandı ki bunlardan sadece yazılı olanlarını kategorize etmek, belli başlıklar altında toplamak dahi imkânsızdır. Sözün güzeli, hem söyleyiş hem de söylenen şeyin aslıyla ortaya çıkabilecek bir hususiyet olduğundan kalp üzerine söz söylemek bir duruş sahibi olmayı gerektirecektir. Aksi halde söylenen söz düzmece bir metinden öteye geçemeyecektir.

Kalp her ne kadar bir “et parçası” olsa da, o doğru olunca tüm beden doğru olur, o bozulunca da tüm beden bozulur buyuruyor cânımız efendimiz. O (kalp) istikamet üzere olunca imanımız da istikamet üzere olacak ve yine kalbin istikameti de dilin istikamette olmasıyla sağlanabilecektir.

Olumsuz, kötü bir şeyle karşılaşıldığında el ve dil ile değiştirmeye güç yetiremeyenlerin kalpleriyle buğz etmeleri Peygamberimizin (sav) tavsiyesi olmakla beraber bu eylemin imanın asgari gereği olduğuna da vurgu yapılır.

Beden ülkesinin sultanı, iç kalesi olan kalbin ne derece hassas olduğu vurgusu Peygamber efendimiz tarafından hadis-i şeriflerde sık sık dile getirilmiş, bu hadis-i şeriflerinde de zahirde bir et parçası olan kalbimize ve onun istikametini korumasına vurgu yapılmıştır. Bu iç kale ele geçirilir, taht zarar görürse de sultanın düşeceği, sultanın düşmesiyle de beden ülkesinin harab olacağı uyarısında bulunulmuştur.

İman kalbe hayat vermeli!

Kalbi merkeze alarak hazırladığı kırk hadis seçkisinde Prof. Dr. Mehmet Görmez hoca bu hadis-i şeriflerin daha iyi, daha doğru anlaşılması için kalbinden damıttığı göz nurunu paylaşıyor Kalbin Erbaini’nde. OTTO Yayınları’nın bastığı Prof. Dr. Mehmet Görmez Kitaplığı’ndan olan Kalbin Erbaini, hem prestij hem de normal baskıyla sunulmuş okuyuculara. Kalp merkezli kırk hadis ve bu hadislerin eşliğinde kalbi istikamette tutma gayesinde olan kırk metinden oluşan kitap, “kalbe hayat verecek bir iman”ın yaşanması vurgusunu işliyor hadisler merkezinde.

Kulu Allah’a yaklaştıracak ve yakınlaştıracak olan bu peygamberî duruş ve yaşayıştır. Hem günlük yaşantımızda hem de ibadetlerimizde bu hassasiyetin gözetilmesi gerekliliğinin altını kalın kalın çiziyor Mehmet Görmez hoca. Aksi durumda ise ibadetler şuursuz birer alışkanlığa dönüşecektir. Kalbi istikamette tutmak, iman üzere sabit kılmak da ancak bu peygamberî duruşla gerçekleşebilecektir. Peygamberimizin (sav) hadislerinde yer verdiği dualarında olduğu gibi: “Allah’ım! Benim kalbimi dinin üzere sabit kıl.”

Bir beytinde kalp için “Allah’ın nazargâhı” betimlemesini yapan Molla Câmî gibi Mehmet Görmez hoca da metinlerinde yine bir hadis-i şeriften hareketle “Mahmûmu’l-kalb” üzere yaşamaya çağırıyor. Mahmûm kalp, hadis-i şerifte “Allah’tan korkan tertemiz kalptir, içinde günah, zulüm, kin ve hasede yer yoktur.” şeklinde açıklanır.

Ete kemiğe bürünmüş bir insandan bahseder gibi

Beden ülkesinin sultanının herhangi bir işgale maruz kalmaması için Hak ile meşgul olması gerektiğini hatırlatıyor ve her daim eylem halinde olarak miracına ulaşacağını belirtiyor Görmez hoca.

Kırk farklı ikram. Kırk farklı tat. Hepsinin merkezi ve vermeye çalıştığı mesaj ise aynı. Kalbi onarmak ve onu korumak. Kimi zaman çeşitli azaları birer araç kılarak kimi zaman da o azaların selameti için onarmak. Kalbin samimiyeti, istikameti, terbiyesi, ahlakı, sadakati, kardeşliği, hastalığı, ıslahı, mesuliyeti, inşirahı, imarı, yakarışı bir insandan bahsedilir gibi ele alınıyor Kalbin Erbaini’nde. Bize de bu şubelerden, gayelerden payımızı almak ve istikametimizi kazanıp koruyarak yaşayabilme çabası düşüyor.

Hitame:

Abdullah İbn Abbas’ın naklettiğine göre Allah Resulü (sav) şöyle dua ederdi: “Rabbim! Beni destekle, desteğini benden esirgeme. Bana yardım et, düşmanlarıma yardım etme. Tuzaklara karşı bana çıkış yolu göster, bana düzenlenen tuzaklara fırsat verme. Bana hidayet et, hidayete ermemi kolaylaştır. Zulmedenlere karşı bana yardım eyle. Rabbim! Beni sana şükreden, Seni zikreden, Senden korkan, Sana itaat eden, Sana ihlas ve huşu ile bağlanan, Sana karşı bağrı yanan ve daima Sana sığınan kullarından eyle. Dualarımı kabul et. Delilimi sağlam kıl, kalbime hidayet et, dilimi doğrult, kalbimdeki kin ve nefreti söküp at.” (Tirmizî, De’avât, 114.)

Yavuz Ertürk yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2018, 15:55
banner12
YORUM EKLE

banner19