Leyla'daki öyküler pastoral bir huzur veriyor

Hasibe Çerko’nun yeni öykü kitabı “Leyla” bir arayışlar terennümü adeta.. Mustafa Uçurum yazdı.

Leyla'daki öyküler pastoral bir huzur veriyor

https://www.ktpkitabevi.com/urun/leyla-9786054263547İçsel bir kurgunun kıyısında köşesinde dolaşarak ve amansız bir yağmur eşliğinde çamurlara bata çıka tırmanarak bütün dağları, sözcüklere kavuşmak. Bir metni okuduğunuzda kendinizi nefes nefese bir yolculukta buluyorsanız, çıktığınız yol ve yol arkadaşınız çok iyi demektir.

Bazı kitapları okurken böyle hissettiğimiz çok olur. Hesapsız bir yolculuğa çıkarız ve cümleler alır bizi bilmediğimiz yerlere götürür. Tuhaf bir iç geçirme gibi öylece kalakalırız dünyanın ortasında.

Hasibe Çerko, son yıllarda dergilerde öyküleri merakla beklenen, takip edilen öykücülerimizden. Kelime ve ruh işçiliğinin en güzel örneklerini okuyoruz onun yazdıklarında. İlmik ilmik dokunan bir öykünün huzur veren sessizliğinde ilerliyor onun yazdığı her cümle. Öykücülüğümüz adına sevinmemiz ve umutlanmamız için ne çok sebep var diyoruz Hasibe Çerko öykülerini okurken.

Şimdi de üçüncü öykü kitabı ile selamladı okurlarını. Büyüyen Ay Yayınları arasında çıkan Leyla (Kasım 2015) adlı öykü kitabı ile bizleri uçsuz bucaksız bir tabiata davet ediyor Hasibe Çerko.

Bir iç yolculuğa çıkmaktır yaşamak

Öykünün kendi kurgusu içinde ilerlemesini yaşarken ve bu akışa kapılmışken birdenbire karşımıza çıkan şiirsel bir seslenme ile irkildiğimiz çok olmuştur. Öykünün şiire yaslanması, bunu o kadar doğal yapması ve hiçbir eğretiliğe düşmeden şiirselliği cümlelerin içine sindirmesi, öykücünün hayata bakışının çok yönlülüğüyle ilgilidir. Hasibe Çerko’nun öykülerini okurken şiire, felsefeye, gizeme, ruhsal çözümlemelere hazır olmak gerekiyor. Karşımızda bizi öykünün iç dünyasına çağıracak her şey bir tertip eşliğinde beklemekte.

Hasibe Çerko, yeni öykü kitabı Leyla’da bizleri sürekli bir yolculuğa çağırıyor. İlk öykü kitabı Us Lekesi’nde çok farklı bir dünyanın öyküsünü sunmuştu bize yazar. Tarihin sırlı sayfalarından sıyrılıp gelen kahramanlar eşliğinde felsefi bir şölenle karşılaşmıştı okuyucuları. İkinci öykü kitabı Diana’nın Kanlı Kavakları ile başlayan doğanın öyküde merkeze alınması yeni kitabı Leyla’da da karşımıza çıkıyor. Tarifsiz bir zamanda ve mekânda, ağaçların gölgesinde, yeşilliğin ortasında, nehirlerin kıyısında, eksik olmayan rüzgârlarla, kayalardaki mavi çiçeklerle zambaklı bir törende buluyoruz kendimizi.

Her Şey Bir Derekuşu” öyküsü, “Gece ormanın kıyısında beklemek neymiş gördüm diyor içinden.” diyerek başlıyor. Bu bekleyiş bir ürperti çağrışımı yapsa da “Hiç de söylendiği gibi korkunç değilmiş.” diyerek rengârenk bir tabiatın içine doğru çekiyor hepimizi.

Pastoral öyküler diyemeyiz belki Leyla’daki öykülere ama Hasibe Çerko tabiatın tam da ortasında durmuş, öyküler söylüyor içinden geldiği gibi. Söylemek ifadesini özellikle kullanıyorum çünkü genelde şiir için kullanılan söyleyiş rahatlığına Hasibe Çerko öykülerinde de rastlıyoruz. Bir ezgi tutturan kızılağaç, değişe değişe denize yürüyen her şey, değişmez altın ışık olan güneş, havaya sevinç gibi bir şeyler katan serçeler ve daha birçok enstantene karşımıza çıkıyor. Alıp bu eşsiz ritimleri eleyip beleyip zihnimize yerleştiriyoruz yeri burasıdır diyerek.

Ve bir Leyla kesmeli yolumuzu ansızın

Dağ bayır demeden yollar aşan yazarın yoluna ansızın çıkıyor Leyla. Herkesin bir Leyla’sı vardır aslında. Unuttuğu, aradığı, bulduğu ya da bulamadığı bir Leyla’sı. Hep genç hatırlanan bir anne, yol olan yoldaş olan bir gölge. Umulan her şey Leyla. “Pırıl pırıl Meryem’imiz. O yeşilliklerde, o sarp kayalardaki Cennet’te yitirdiğimiz kız.”

Leyla bir arayışlar terennümü adeta. On farklı öykü var kitapta ama aynı gizemli ses bütün öykülerde peşimizi bırakmıyor. Bizi bir kuş rüyasına çağırıp ağaçlar arasındaki yeşilliklerde serin bir pınarın sesine çağırıyor mütemadiyen.

Kendiyle konuşan, konuştukça dünyasını genişleten, dilin incelikleriyle adeta bir şölenin provasını yapan yazarın en canlı şahidi okuyucuları. Bir Leyla, bahçe, dalgaların işi ve bize kalan sessizlik. Hasibe Çerko öyküleri daha çok şeyler anlatacak bize. Her yeni kitabıyla farklı bir dünyanın kapısını aralayan Hasibe Çerko’yu merakla takip edeceğiz. Daralıp bunaldığımız, bir çıkış kapısı aradığımız bu dünyada bizlere bir tutam açmamış çiçek sunan kaç söz yolcusu kaldı ki?

Mustafa Uçurum pastoral bir ezgi eşliğinde yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2018, 12:26
YORUM EKLE

banner19