Lev Troçki 5 Yıllık Büyükada Sürgününde Neler Yaptı?

Bolşevik Devrimi’nin liderlerinden Lev Troçki’nin 1929-1934 yılları arasında Büyükada’ya sürgüne gönderildiğini biliyor muydunuz? Norman Stone 'İmparatorluk Oyunları' kitabında yakın tarihimizin bu ilginç olayını bütün detaylarıyla anlatmış.

Lev Troçki 5 Yıllık Büyükada Sürgününde Neler Yaptı?

Sovyetler Birliği’nin kurulmasında en az Lenin kadar emeği geçen bir isimdir Lev Troçki. Ayaklanmaların alt yapısını hazırlamış ve sonrasında Lenin ile 1917’de başarıya ulaşan Bolşevik Devrimine liderlik etmiştir. Onun tarafından kurulan Kızıl Ordu sayesinde Bolşevikler, muhalifleriyle giriştikleri iç savaştan 1922’de zaferle çıkabilmişlerdi.

Bu liderlik vasıflarının yanında Troçki entelektüel biriydi. Balkan Savaşları hakkındaki yazıları ve Rus devrimini anlatan üç ciltlik eseri bir klasik haline gelmiştir. Yine iyi bir gazeteci, ikna gücü yüksek ve parlak bir hatipti. Tek kusuru -onlar adına büyük bir devrimi başarıya ulaştırmış olsa da- köylüleri pek sevmemesiydi. Bütün bu özellikleriyle herkesin gözünde o, Lenin’den sonra Sovyetlerin başına geçmeye layık yegâne adaydı.

Ancak Sovyetler Birliği için bu derece önemli bir isim olan Troçki’nin ömrü sürgünlerde geçecekti. Ta ki 21 Ağustos 1940 tarihinde Meksika’da bir Sovyet ajanı tarafından öldürülünceye kadar. İşin daha ilginç yanı ise bu sürgün yerlerinden birinin Türkiye olmasıdır. 1929 Şubat’ında İstanbul’a gelen Troçki, önce İstiklal Caddesi’ndeki Tokatlıyan Oteli’nde kalır. Daha sonra Büyükada’ya yerleşir. Kaderin cilvesine bakın ki, aynı evde Kûtu’l Amare’de Osmanlı ordusuna esir düşen İngiliz General Townshend de kalmıştır. 1929’da başlayan Troçki’nin Büyükada sürgünü, 1934 yılına kadar sürdü. Peki, bu büyük Rus devrimcisin talihi nasıl tersine dönmüştü?

Bu sorunun cevabını almak için Norman Stone’nun İmparatorluk Oyunları: Avrupa ve Ortadoğu'yu Şekillendiren Yıllar kitabına müracaat ediyoruz. Nüktedanlığı ve akıcı üslubuyla, olayların arasına serpiştirdiği ilginç detaylarla Norman Stone kalemi, tarihçiden ziyade bir hikâye yazarı gibi oynatmış. Bu sebeple kitabın anlattığı konulara odaklanmakla yazarın anlatım biçimine dikkat kesilmek arasında gidip geliyorsunuz.

Talihinin rüzgârı tersine döndü

Hemen Troçki’nin hikâyesine geri dönelim. 1924’te Lenin’in ölümüyle birlikte onun kaderini Sovyetler Birliği’nin liderliğine sürükleyen rüzgârlar ters yönden esmeye başlar. Öte yandan aynı rüzgârlar en çetin rakibi olan Stalin’e hizmetine girmiştir. Bu haşin iktidar kavgasında gün be gün otoritesini ve nüfuzunu yitiren Troçki, Komünist Parti’den de istediği desteği göremez. Komünizmin uygulaması sırasında çıkan problemlerin çözümü için ortaya attığı fikirler, dava arkadaşlarının ondan uzaklaşmasına yol açmıştır.

Netice de zafer, sıradan bir bürokrat olan ve yıllarca Troçki’nin Politbüro’da yaptığı şahane konuşmaları büyük bir hayranlıkla dinleyen Stalin’in olur. Troçki’nin yaşadığı hezimetin temel sebeplerinden biri de Stalin’in arkasına çiftçileri almayı başarmasıydı. Elinden Fransızca romanları düşürmeyen Troçki’nin destekçileri ise çoğunlukla Yahudi, kozmopolit ve şehirde yaşayan kişilerdi.

1928’de partiden de atılan devrimcimiz bir elektrik santralini yönetmek üzere Kazakistan’a sürülür. 1929 yılında ise ailesi ve kitaplarıyla birlikte Odessa Lima­nı’ndan bir gemiye bindirilerek İstanbul’a gönderilir. Peki, neden Türkiye? Bu sorunun cevabı için yazarımıza kulak verelim: “Ankara ile Moskova arasındaki ilişkilerin yakın ol­duğu aşikâr. Samimiyetin derecesini İzmir’deki bir meydana bakarak anlayabiliriz. Sovyet bir mareşalin adını taşıyordu: Voroshilov meydanı. Moskova 1920 yılından itibaren Türk milliyetçilerine altın ve silah yolluyordu çünkü düşmanları ortaktı. Güney Kafkasya’da işbirliği yapmışlardı. Hatta bu dönemde Ankara Azerbaycan, Moskova ise Büyük Ermenis­tan üzerindeki taleplerinden feragat etti.”

Yazara göre Türk-Sovyet işbirliğinin sebeplerinden biri de 1929’da dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz yüzünden Amerikan yardımının elini eteğini çekmesiydi. Üstelik Ruslar oldukça bonkör de davranıyorlardı. Sovyetler Birliği Türkiye’ye 8 milyon altın rublelik fa­izsiz kredi vermişti. Dahası “biri Kayseri’de olan iki tekstil fabrikasının kurulmasına destek oldu. Bunun ardından Türkiye’de ilk Beş Yıllık Kalkınma Planı devreye sokuldu. Yine Sovyet elektrik uzmanı Profesör Orlov, enerji sektörünün başına geçti. Troçki tüm bu siyasî ve ekonomik desteğin sebebi olarak görülebilir.”

Marmara Denizi’ne atılan oltalar

Troçki, Büyükada’daki günlerini oldukça sıkı bir çalışma programına göre geçirmişti. Avrupalı bir yayınevinden gelen teklif üzerine Rus devriminin tarihini anlattığı üç ciltlik eserini bu dönemde yazar. En büyük eğlencesi ara sıra Marmara’ya açılarak balık tutmaktı ve tabii ki Fransızca romanlar okumaktı. Norman Stone kitapta bu döneme dair önemli bir ayrıntıyı da paylaşır bizimle. Hangi yöntemi kullandığı bilinmese de Stalin, Troçki’nin bütün yazışmalarından haberdardır. Haberdar olmaktan da öte bütün mektupları ve yazışmaları Stalin’e sunulmuştur. Sanırım nasıl demeye gerek yok.

Hem iç siyasetteki değişimler hem de küresel plandaki dönüşümler sebebiyle Troçki’nin varlığı Türkiye için problem olmaya başlar. Bunun üzerine 1934’te Fransa’ya gitmeyi arzulayan Troçki’yi ne Fransa ne başka bir ülke kabul eder. Ona sadece Norveç kucak açar. Burada uzun süre kalmaz. Hayatının son durağı olan Meksika’ya geçer. Ama ne yazık ki dünyanın bir ucuna gitmiş olsa bile Stalin’in gazabından kurtulamaz. 1940 yılının yazında kendisini öldürmek için görevlendirilen bir ajanın ellerinde can verir. Buz baltasıyla kafatası paramparça edilir. Nedense onun ölümü Stalin’in yüreğini soğutmaya yetmez. Çocukları da bir bir babalarının kaderini paylaşırlar.

Norman Stone’nun Derin Tarih dergisinde yayımlanan yazılarından oluşan İmparatorluk Oyunları’nda dünya tarihinden Osmanlı’nın son dönemlerine, Ermeni sorunundan İngiliz tarihine ilginç konulara yer verilmiş.

Munise Şimşek

Norman Stone, İmparatorluk Oyunları: Avrupa ve Ortadoğu'yu Şekillendiren Yıllar

Yayın Tarihi: 12 Haziran 2018 Salı 09:09 Güncelleme Tarihi: 20 Ocak 2020, 11:04
banner25
YORUM EKLE

banner26