banner17

Laik bilim ile tevhidî bilimin farkı ne?

Metin Karabaşoğlu, Senai Demirci ve Yamina Bouguenaya’nın yazılarının yer aldığı ‘Bilimin Öteki Yüzü’ kitabında neler var..

Laik bilim ile tevhidî bilimin farkı ne?

 

Karakalem Yayınları’ndan çıkan Bilimin Öteki Yüzü kitabı, Metin Karabaşoğlu, Senai Demirci ve Dr. Yamina Bouguenaya’nın bilimin amacına dair yazmış oldukları yazılardan oluşuyor. Kitabın da adından anlaşılacağı gibi ana hat olarak bilimi görüyoruz yazılarda.

İnsan bilimi kendi bakışı doğrultusunda hareket ettiriyor

Metin Karabaşoğlu, ‘Yolların Ayrılış Noktasında Bilim’ adlı yazısında bilime nasıl bakılması gerektiğini anlatıyor. Var olan olgulara nasıl baktığımız, o olgunun bizim için ne anlama geldiğini belirleyebiliyor. ‘Nasıl bakarsan öyle görürsün’ demek yerinde olacaktır.Metin Karabaşoğlu

Yazının genel akışında madde ve madde üstü olarak iki çizgi çizmiş Metin Karabaşoğlu. “Kâinatta var olan varlıklar rastlantısal mı, yoksa onları yaratan bir Yaratıcı mı var” şeklindeki iki zıt düşüncenin nasıl şekillendiğini anlatıyor. Bunu da belirleyen bakış farklılıkları oluyor.

Hiçbir şeyin tarafsız olamayacağını söylüyor Metin Karabaşoğlu.  Bilimde yer alan tarafsızlık ilkesinin sorgulanması gerektiğini belirtiyor. Bilime müdahale eden insanın iradesi söz konusudur. Bilimle alakalı öne atılmış bir kuramda, kuramcının fikriyatı ön plana çıkar. Böylece bilim, belli bir dünya görüşünün eseri olarak karşımıza çıkıyor. Mekanik bir dünya görüşünü benimseyen bilim adamının mekanik bir bilim ortaya koyması gibi.

Buradan anlayacağımız gibi bilim insanı belli bir yola sokmuyor, insan bilimi kendi bakışı doğrultusunda hareket ettiriyor. Bir zaman sonra bilim de bizlere o kişinin bakış açısını söylemeye başlıyor. Bilimin bizim için kanıtlanması gereken şeylerin yeri olmaması gerektiğini savunuyor Metin Karabaşoğlu. Zira bilim dediğimiz şey insan aklının erişebildiği yere kadar vardır. Şimdiki bilim anlayışında, sebep-sonuç ilişkisinin içerisinde, insanların asıl varlıktan determinizmle uzaklaştırıldığını söylüyor. Materyalist bilimcilere göre, Yaratıcıyı aradan çıkartmak ve her şeyi maddenin hâkimiyetine vermek esas alınmıştır. Bu anlayışa göre maddelerin şans ve tesadüflerle bir araya gelmesi söz konusu olmuştur. Fakat bu yaratılışın tam tersi konumuna düşer. Çünkü kâinatta tek bir nokta bile kendi kendine var olmamıştır.

Tabiat kelimesini kullandığımızda kâinatın düzenini tesadüflere bırakmış oluyoruz

Senai DemirciSenai Demirci, ‘Tek Yol Bilim mi?’ yazısında da bizlere bilimin mutlak bir gerçek olarak sunulması düşüncesini eleştiriyor. Bilimin hep bizi karanlık çağdan aydınlık çağa eriştirdiği şeklinde bir fikir aşılandığını belirtiyor. Kişiler yaptıkları şeylere yön verirler. Fiziği determinist bir düşünceyle birleştiren Newton ve biyolojiyi evrimle bütünleştiren Darwin örneklerini veriyor Senai Demirci. Bilimsel düşüncenin dinle çatışmasının sebebi olarak da ‘bilimsel düşünce’nin Yaratıcıyı reddeden bir insana ait olmasından kaynaklandığını söylüyor.

Metin Karabaşoğlu ve Senai Demirci’nin yazılarında ‘tabiat’ kelimesi geniş anlamı yer alıyor. Günlük hayatta çok kullandığımız ama içeriğinin pek de masum olmadığı bir kelime. ‘Tab’ kökünden gelen kelime, yaratılışı reddedip, kendiliğinden oluşumu benimseyen bir görüşü ifade ediyor. Tabiat kelimesini kullandığımızda kâinatın düzenini tesadüflere bırakmış oluyoruz.Bilimin Öteki Yüzü

Oluşturulan bilim anlayışında indirgemeciliğin ön planda

Dr. Yamina Bougnenaya’nın ‘Bilim: Laiklikten Tevhide mi’ başlıklı yazısı da dikkat çekici. Modern dünya görüşünün madde ile ruhu birbirinden ayırdığını ve ayrı bir şekilde incelediğini belirtiyor. Ruhu maddeden çekince dünya makine haline getirildi. İnsan da, bu mekanik dünya hakkında bilgi toplayan bir alet haine getirildi.

Oluşturulan bilim anlayışında indirgemeciliğin ön plana çıktığını belirtiyor Dr. Bougnenaya. Bütün maddelerin en küçük parçacıklarını bularak, dünyanın bundan sonraki hareketlerinin tespit edilebileceği görüşünü savunduklarını söylüyor. Tüm bunlardan yola çıkarak da bilimin dine karşı bir alternatif olarak çıktığını ifade ediyor. Böylece kâinattaki yaratılış düzenini bir Yaratıcıya dayandırma gereği kalmayacaktı. Çünkü bilim kesin, objektif olarak gerçeği tüm çıplaklığıyla insana anlatacaktı. Böylesi vahim bir düşünceye inananların ve inanmayanların olduğunu belirtiyor. Birçok bilim adamının determinist düşünceyle hareket ettiğini, bir kısmının da bu kainat düzeninin Allah’ın yaratmasından başka bir şey olamayacağını kabul ettiklerini örneklerle anlatmış Dr. Bougnenaya.

Bilimin Öteki Yüzü kitabı, bilimi vahye dayandırmak suretiyle yeni bir bakış getirilmesi gerektiğini anlatan gerçekçi bir kitap.

 

Sevde Kaya yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2016, 10:12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20