Kutlu'nun 'yazma' dememesi yüreklendirmiş

Selvigül Kandoğmuş Şahin’in yeni kitabı 'Kalemin Yazgısı' kalemin yazma serüvenine sıcak bir selam gönderen sohbet tadında bir kitap. Mustafa Uçurum yazdı.

Kutlu'nun 'yazma' dememesi yüreklendirmiş

Çağına tanık olmak. Bu sözün en önemli muhatabı yazarlardır diyebiliriz. Dünya bir hızla dönüp dururken yazar sıfatını üzerine alan kişiler olup bitene duyarsız kalamaz. Kendi dünyasının dehlizlerini çözmeye çalışanlar ancak o dehliz içinde yitmek gibi bir karanlığa sürüklenir. Bunun yanında dünyayı uçsuz bucaksız bir coğrafya olarak gören ve acıların tanığı, sözcüsü olmayı bir görev sayan yazarlar ise duymak ve duyurmak bilinciyle kalemin yazgısına itaat ederler.

Selvigül Kandoğmuş Şahin, yazdığı her cümleyi sorumluluk bilinciyle kuşanan, yüreğini ümmete açmış çağına tanık bir yazar. Sözündeki hikmeti himmete çevirerek kaleminin bereketiyle yaşıyor ve yazıyor.

Acılar da besler kalemi

Kalemin Yazgısı 2014’ün son kitaplarından. Okur Kitaplığı’ndan ulaşıyor okuyucuya. Öykücü kimliğiyle öne çıkan Selvigül Kandoğmuş Şahin’in denemelerinden oluşuyor. Hayatın ve kalemin yazgısını merkeze alan, yaşamdan ölüme uzanan çizgide gidip gelen hayatların adeta resmini çizen denemeler yer alıyor kitapta.

Yazdıklarını yaşadıkları besliyor Şahin’in. “Bazı insanlar bir ayet gibi çıkar karşınıza.” derken yazar, yakınında bulunanlardan başlayarak hayatına tesir eden isimleri anlatıyor. Veda yazıları çokça yer tutuyor kitapta. Acılar, hüzünler, ayrılıklar. Abdulkadir Molla’nın idamı, Ayşe Şasa’nın bir yalnız yürek olarak aramızdan ayrılışı, Gülseren Gümüş’ün vedası, Davut Özgül’ün Hakk'a yürüyüşü ve daha niceleri. Acılar tükenmeden kalplere dokunuyor ve kalem de bir yazgı olarak bunlara şahit oluyor.

Selvigül Kandoğmuş Şahin, Gazze ve Mısır üzerine de yazmış. Ümmete dualar göndererek, direniş çağrısını bileyerek boynu bükük çocukların arasından, özgürlük için çırpınan meydanların ortasından, mazlum neredeyse onların yazgısına ve hüznüne ortak oluyor Şahin. “Allah varsa ne gam…” diyerek umutları diri tutmayı da ihmal etmiyor.

Kendi yazgısını da anlatıyor

Kitabın ikinci bölümünde Şahin, kendi okuma ve yazma serüveninden de bahsediyor. Ruhunu inşa eden mimarlardan örnekler verirken yazmaya nasıl başladığını da bir anı tadında anlatıyor. Bu süreçte tanıştığı Mustafa Kutlu ve Ali Haydar Haksal’ın kendi üzerindeki etkilerini de anlatıyor.

Selvigül Kandoğmuş Şahin ilk yazdığı şiirleri Mustafa Kutlu’ya götürür. Kutlu, şiirlerin tamamını okur. Şahin’e “yazma” dememesi bile bir motivasyon olur. Sonra Bosna konulu bir yazı yazıp Ali Haydar Haksal’a gider. Bu yazıyı yazarlığa ilk adım yazısı olarak görür Şahin. Kafdağı dergisi, Hece Öykü, kurulan yeni dostluklar onun üzerinde hep olumlu etki yapar. Hasan Aycın’ın Şahin’e verdiği destek de onun unutamadığı bir yüreklendirme olarak kitapta yer alıyor.

Kendisi için büyük değeri olan okuma duraklarını sıralarken bile yazar dünyanın acılarına duyarsız kalamıyor. Ne kadar cümle kurarsa kursun bütün kapılar aynı yeri işaret ediyor: Kalem, mazlumun acısına duyarsız kalmamalı.

Selvigül Kandoğmuş Şahin’in öykülerinden sonra denemelerini okumak da aynı edebi tadı verecek okuyucuya. Kalemi ve kelimeleri kendine dost edinmiş bir kalem erbabının cümleleri nerden seslenirse seslensin hedefini mutlaka bulacaktır. İspanya’nın Endülüs’ünden Tokat’ın Reşadiye’sine kadar uçsuz bucaksız bir coğrafyanın içten bir seslenişini Kalemin Yazgısı bilir ancak.

Mustafa Uçurum yazdı

Selvigül Kandoğmuş Şahin'in Kalemin Yazgısı kitabından okuduğu "Ruh ve Beden Sütüyle Beslenmiş Peygamber" hikayesini videodan izleyebilirsiniz 

Yayın Tarihi: 24 Aralık 2014 Çarşamba 11:28 Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2021, 16:20
banner25
YORUM EKLE

banner26