Kutlu Kitap

"Ab-ı hayat Kur’an’dır. İksir Kur’an’dır. Şifasız dertlerin doktoru Kur’an’dır. Genç nesli olgunlaştıran, olgun nesli genç tutan, kadına iffet erkeğe vakar bağışlayan, toplumlara haşmet ve heybet getiren, mutluluğun mimarı, muştu şiiri, ölümü yenen teselli, ruhun zafer takı, kalbin rahmet anıtı Kur’an’dır." Sezai Karakoç'un Sütun adlı eserindeki "Kutlu Kitap" başlıklı yazısını istifadelerinize sunuyoruz.

Kutlu Kitap

Bin dört yüzyıldan beri bir tek harfi bile yıpranmamış bir mucizedir, hayat fışkıran bir mucizedir Kur’an-ı Kerim. Dünya, haşr gününde hesaba çekilse, Kur’an-ı Kerim’in kendisine gönderilmesini bir kurtuluş belgesi, bir şan belgesi olarak ileri sürer ve beraat eder. Ruhları Kur’an’ın mehtabıyla aydınlanmış Müslümanlar, ölümü, kristal camı geçen ay ışığının kolaylığı ile aşarlar ve hesap masasının önünde gülümseyerek dururlar. Kur’an-ı Kerim, inananlara, Allah’ın güzelliğinden bu dünyada gösterilmiş bir işaret, bir örnektir. Onu okuyan, Sina Dağı’na çıkar, Hazreti Musa’yla birlikte Allah’ın büyüklüğü önünde yere kapanır, Kızıldeniz’in yarıldığını görür, denizin sularının iki yana açılarak yol verdiğini, arkadan gelen gurur heykeli ordunun üzerine de bir cehennem gibi çullandığını gözleriyle görür; Cebrail, Hazreti Meryem’le konuşurken sanki yanındadır. Hazreti İsa ve havarileriyle birlikte gök sofrasının başındadır; Bedir Savaşı’nda düşman gözüne meleklerle birlikte kum ve toprak atandır. Hazreti İbrahim’le birlikte bir Pazar günü putları kırandır. Ad ve Semud kavimlerini alıp götüren sesi kulaklarıyla işiten, şehirleri döndüren kasırgada yaprak gibi dönen, Lut kavminin dönüştüğü tuz kayalarına eliyle dokunandır.

Allah’ın yarattığı güzellikleri Kur’an’la görür Müslüman. Kur’an’la düşünür, Kur’an’la anlar, hilkatin sırrına Kur’an’la erer. Müminin gözünden bakan o, elini kımıldatan o, geçmiş zaman geleceklerin üzerine yürümesin diye şimdiki zaman parçalanıp yok olmasın diye, Kur’an zamanın anlamını ve yorumunu getirmiştir. “Her şey Allah’ın önünde fanidir” prensibinin içinde eşyanın rüzgâr gibi savrulduğunu görür Müslüman. Kur’an en ilerde olandır. Kim ki onunla beraberdir, o da ilerdedir. Kim ki ona karşıdır, geridedir. Öbür medeniyetler Kur’an medeniyetinin yanında ölüdür. Ondan ışık alan, dirilir. Onun ışıklarından kaçan, mezarsız ölüdür. Kur’an yolundan ayrılanlar sabahları cin çarpmışçasına, yataklarından kalkarlar. Ab-ı hayat Kur’an’dır. İksir Kur’an’dır. Şifasız dertlerin doktoru Kur’an’dır. Genç nesli olgunlaştıran, olgun nesli genç tutan, kadına iffet erkeğe vakar bağışlayan, toplumlara haşmet ve heybet getiren, mutluluğun mimarı, muştu şiiri, ölümü yenen teselli, ruhun zafer takı, kalbin rahmet anıtı Kur’an’dır.

Müslümanlar, Kur’an’dan uzaklaştı uzaklaşalı gün yüzü görmediler. İnsanlık Ay’a çıksa, Zühre’yi bir martı gibi avlasa, Merih’ten petrol getirse, Kur’an’a dönmedikçe ruh yıkıntısını, çöküşünü durduramayacaktır.

Bize getirdiğin namazlarla, oruçlarla, hacla, zekâtla, hayat bağışlayan kısasla, Allah’tan başkasının önünde eğilmeyen peygamber örnekleriyle, Ay bölen, ölü dirilten, susuz kayadan pınar fışkırtan, büyücülerin en ustalarını mahcup bırakan ve terbiye eden, bir asaya ruh üfleyen mucizelerle ne kutlu bir kitapsın şanlı Kur’an! Bizi terk etme, bizi bırakma, bizi hep hatırla ve bizi bağışla. Bize merhametinle şahit ol, bizden davacı olma öte dünyada. Taşıdığın vahiyden bir sabır izi düşür üstümüze. Korkusuzluğundan, tevekkülünden, imanından armağanlar sun bize. Karıncadan ses duyur, hüthütten haber ver bize. Cennetleri bize, cehennemleri inançsızlıkta gönülleri kurum bağlamış olanlara yaklaştır ey kutlu kitap!

Biz ki kıyamet kopmadan kıyamete dair ayetlerinle kıyameti bir parça yaşamış, ona inanmış olanlarız, bizi bugün ve o şiddet gününde ateş işlemez örtüne bürümendir umudumuz.

Her sabah beklenen sensin. Gün ışığıyla, yağmurlarla, rahmet getiren rüzgârlarla beklenen sensin. Bilerek, bilmeyerek insanın ve çağın aradığı ve beklediği sensin.

Sezai Karakoç

Sütun, 3.baskı, S. 136-137

Yayın Tarihi: 24 Ocak 2023 Salı 10:00 Güncelleme Tarihi: 24 Ocak 2023, 12:43
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ekrem saylam
Ekrem saylam - 1 hafta Önce

Hayırlı hizmetlerde daim olunuz yolunuz açık engeliniz yok olsun aşkınız şevkiniz bitmesin

Suat
Suat - 1 hafta Önce

Kutlu: [Ahmed Vefik Paşa, 1876] Mesut, mebrûr, merhum, mukbil, talihli. 1928 tarihli bir sözlükte de “uğurlu” diye bir karşılık daha verilmiş. Divan-ı Lügat-ı Türk’te (1072) mübarek, merhum anlamı yok. Doğrudan baht, talih, devlet ( devlet kuşu deyimindeki devlet) uğur gibi anlamlar var. Mesela kutsuz derlermiş, bahtsız, tali’siz anlamında.
Demek ki Türkçe müslümanlaştıkça basbayağı “ŞANS” anlamına gelen kut kelimesi, bereketli şey, rahmet eseri gibi anlama evrilmiş, yine de kökenindeki pagan çağrışım nedeniyle Cumhuriyet dil müdahalesine kadar revaç bulmamış, ihmal edilmiş. Cumhuriyetle birlikte pagan turan mitolojisini yaratmada kullanılmış. Yine de kutlu olsun, ibaresinin dışına taşamamıştır. Üstad Sezai Karakoç’un burada kullandığını öğrenene kadar ‘Ku(r)tlu Doğum’ ile birlikte canlandırıldığını zannediyordum. Kurtlu Doğumcular kelimenin islam çerçevesinden çok “Kutsal Kitap” denince akla ilk gelen kitab-ı mukaddese referans yapıyorlar zannında idim. En son zannımı muhafaza ediyorum ve sayenizde de sayın Karakoç’a toz kondurmuş bulunuyorum. Keşke kutlu kitap demeseydi.

banner19

banner36