Kut'ül Amare'nin Kahramanı Halil Kut Paşa'yı Ne Kadar Tanıyoruz?

Mehmet Emin Dinç'in ''Kut’ül Amare’nin Muzaffer Kahramanı-Halil Kut Paşa'' kitabı, arka planda kalmış yirminci yüzyılın önemli askerlerinden birisinin hayatını öğrenmek için önemli bir kitap... Sedat Palut yazdı.

Kut'ül Amare'nin Kahramanı Halil Kut Paşa'yı Ne Kadar Tanıyoruz?

20. yüzyıl Türkiye tarihi, aslında kahramanların ön plana çıktığı bir tarih olmuştur. Fakat tarih kitapları, milliyetçiliğin hayatımıza girmesinin ardından ideolojik yazıldığı için, Osmanlı Devleti’nin ve Türkiye’nin siyasi ve askeri hayatında iz bırakmış bazı kişiler -eğer siyasi tavırları belirgin ve net değilse- hep arka planda kalmışlardır.

Kut’ul Amare’nin başarılı komutanlarından Halil Kut Paşa da bunlardan biridir. Peki, kimdir Halil Kut Paşa? Dünya savaşında ve Milli Mücadele döneminde nasıl iz bırakmıştır? Kronik Yayınları, Halil Paşa’yı daha yakından tanımamızı sağlayan bir kitap yayımladı: Kut’ül Amare’nin Muzaffer Kahramanı-Halil Kut Paşa. Kitabın yazarı Mehmet Emin Dinç. Akademisyen bir tarihçi olan Mehmet Emin Dinç Adıyaman Üniversitesi’nde meslek hayatına devam ediyor.

Halil Paşa, İstanbul-Beşiktaş doğumlu. Dedesi sevdiği kız için din değiştirip Müslüman olmuş, Kırım ahalisinden. Aile kumaş tüccarı. Halil Paşa, 1905 yılında Harp Akademisi’ni bitirmiş. Mustafa Kemal’in sınıf arkadaşı. “Eylül 1909’da, Sultan II. Abdülhamid’in hanımlarından birisinin akrabası olan Safiye Hanım’la evlenmiş, bu evliliğinden üç çocuğu olmuştur.” (S.23)

Sahte pasaport ile Trablusgarp Savaşı’na gitmiş

Halil Paşa’nın ilk görev yeri Makedonya. Paşa, bu bölgede Sırp, Bulgar ve Rum çeteleriyle silahlı mücadeleler verip halkı örgütlemeye çalışmıştır. Bu çetelerin önemli bir kısmını ortadan kaldırmayı başarmıştır. Halil Paşa, bu dönemde, birçok asker gibi İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye oluyor. Üye olmasının akabinde cemiyet tarafından İstanbul’a çağırılıyor. Görevi ise oldukça önemli: İttihat ve Terakki’nin Saray üzerindeki kontrolünü sağlamak.

1911’de patlak veren Trablusgarp Savaşı’na gitmeye çalışıyor. “Fakat normal yollardan gidemeyeceğini anlayınca, Selanik’te iken temin ettiği ve “Tüccardan Halit Muzaffer” adına düzenlenmiş sahte pasaport ile Trablusgarp’a giriyor. Buradaki başarılı mücadelesinin ardından paşa, Balkan savaşlarında da aktif rol alıyor. Bu savaşın bitmesinin ardından Doğu Anadolu Bölgesi’ne gönderilen Halil Paşa, buradaki Kürt isyanlarına karşı devlet politikalarından farklı olarak, bölgede öldürülen “çete reislerine bağlı olanların silahlarını ellerinden almamış ve hatta onları affedip, ücretli olarak köy bekçiliklerine tayin etmiştir. Bu yaklaşım hemen etkisini göstermiş, dağlardaki eşkıyalar da bir bir dağdan inmeye başlamışlardır.” (S.47) Halil Paşa’nın başarılı bu politikası daha sonra devam ettirilemiyor.

Amare’de kalıcı olmayan başarı

Birinci Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi’nde Rusların ilerlemesini durduran Halil Paşa, buradan Irak’a geçiyor. Bu dönemde Irak’ta kötü yönetimden kaynaklanan iç isyanlar var. Ayrıca bazı mahalli yöneticilerin de İngiliz hayranı olması, İngilizlerin bölgede rahat hareket etmesine ve bazı bölgeleri kolaylıkla ele geçirmesine sebep olmuştur.

İngilizler, Amare’de 2 Haziran 1915’te başarılı olup bölgeyi ele geçiriyorlar. Türk askeri burada önemli kayıplar veriyor. Halil Paşa başarılı bir stratejinin ardından İngilizleri Kut’ta sıkıştırıyor. Dışarıdan sürekli takviye isteyen İngilizler ise Türklerin fırsat vermemesi sebebiyle amaçlarına ulaşamamıştır. Bölgede hareket edemeyen İngilizlere ‘teslim ol’ çağrısında bulunan Halil Paşa’ya İngilizler olumsuz yanıt verir. İngilizlerin çağrısı üzerine Fransa ve Hindistan’dan gelen takviye askerler ile İngilizler, bölgeden yavaşça çıkmaya çabalıyor. Fakat Halil Paşa’nın üstün çabası ile beş ay süren kuşatmanın ardından İngilizler hareket edemeyeceğini anlayınca Halil Paşa’ya barış teklifinde bulunuyorlar. Halil Paşa, General Townshend’i esir alarak İngilizlerin teklifini -biraz da amcası Enver Paşa’nın telkini ile- kabul ediyor. Fakat İngilizler bu esir olma sürecinde, silahlarını teslim etmeden önce bölgeye önemli oranda ekonomik zarar veriyor.

Bu başarı kalıcı bir başarıyı getirmiyor. Yazar Mehmet Emin Dinç’in paylaşımına göre, Türkler bu galibiyetin ardından bölgede askeri olarak oldukça hareketsiz kalıyor. Cephe, eski önemini kaybediyor, buna Halil Paşa’nın Alman askerler ile anlaşamaması da eklenince İngilizler bölgede rahat hareket etmeye başlıyorlar. Bu dönemde Türk askerleri yavaşça geri çekilirken İngilizlerin de desteği ile bölgede Kürt ve Arap aşiretlerin saldırısına uğruyor.

Bakü Komünist Partisi’nin kurulmasına destek olmuş

Halil Paşa’nın önemli faaliyetlerinden birisi de Milli Mücadele döneminde gösterdiği tavırdır. Karakol Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer alan Halil Paşa, İngilizler tarafından Bostancı’da bir yakınının evinde yakalanır. Bu dönemde Ermeni Tehciri davası açılır hakkında. Fakat aldığı destek sayesinde tutuklu olduğu yerden kaçmayı başarır. Mustafa Kemal’in yanına gelen Halil Paşa, onunla Sivas’ta görüşüyor ve aldığı tavsiye üzerine Doğu’ya hareket ediyor. Lakin İttihatçılara dikkat etmesini gerektiği kendisine hatırlatılıyor.

Halil Paşa, temsil heyeti tarafından, “Azerbaycan bölgesinde Milli Mücadele için maddi ve manevi destek teminine çalışmak ve Moskova’da Bolşeviklerden silah, para ve cephane yardımını sağlamak” görevleriyle Sovyet Rusya’ya gönderilmiştir. Halil Paşa, burada Ruslardan istediği desteği alabilmek için Bakü Komünist Partisi’nin kurulmasına destek oluyor. İşin trajikomik yanı partinin komünizmle pek bir alakası yok. Bakü’de Türk elçiliği kuruluyor. Halil Paşa, Ruslardan aldığı silah ve altınları Anadolu’ya göndermeyi başarıyor.

Amcası Enver Paşa ile sık görüşmesi Mustafa Kemal’i rahatsız etti

Her şey güzel giderken, Halil Paşa’nın Enver Paşa ile görüşmesini sıklaştırması ve onun etkisinde kalarak bölgede Türkçü politikalar izlemesi Mustafa Kemal’i tedirgin ediyor. Hatta Mustafa Kemal, Halil Paşa’nın Anadolu’ya girmesini yasaklıyor bir dönem. Bunun üzerine Avrupa’ya giden Halil Paşa Milli Mücadele’nin ardından Mustafa Kemal’in ricasıyla Anadolu’ya tekrar geliyor, onun sofrasında yer alıyor. Lakin siyasetten uzak durmaya özen gösteriyor. Türk dünyasına ilgisini devam ettiren Halil Paşa, sessiz sedasız 1957’de terk-i diyar ediyor.

Kronik Yayınları arasında yerini alan Kut’ül Amare’nin Muzaffer Kahramanı-Halil Kut Paşa kitabı, arka planda kalmış yirminci yüzyılın önemli askerlerinden birisinin hayatını öğrenmek için önemli bir kitap. Yazar Dinç, kitabı akademik dipnotlarla zenginleştirmekle birlikte akademik dilden uzak durarak kitabın daha hızlı okunmasını sağlamış.

Sedat Palut

sedat.palut @ gmail.com

Halil Kut Paşa - Kut’ül Amare’nin Muzaffer Komutanı Mehmet Emin Dinç

Yayın Tarihi: 17 Mayıs 2018 Perşembe 16:28 Güncelleme Tarihi: 13 Kasım 2018, 18:00
banner25
YORUM EKLE

banner26