Kusursuz Yenilgiler İlmihali: Kuğu Boynu

Ayşegül Genç'in 'Kuğu Boynu' romanını okurken, hayatın çarkları arasında sıkışmış kalmış insanlığın bir saatin çarkları gibi hep aynı daire içinde dönüp dolaştığını fark edebiliyorsunuz. Hayatın zorluğu ile beraber basitliğini de anlayabiliyorsunuz. Veysel Altuntaş yazdı.

Kusursuz Yenilgiler İlmihali: Kuğu Boynu

Edebiyat inceliğin insana işlenmesidir. İnsanın o kaba, hoyrat, hayatın karmaşasında ne yöne gideceğini bilmeyen ruhuna bir incelik katar. Ruhu nakış nakış işler yani. Kelime kelime işler. Bu yüzden insanlar ona yaslar kendini. Romanların arasında kaybolmak ister. İçinde kaybolmak isteyeceğiniz bir kitaptan bahsedeyim size: “Kuğu Boynu

Bir kitabın başlığından anlayabilir miyiz bize ne katacağını? Her şeyi anlatmasa da ipucu verir gibi. Ama en önemlisi bir kitabın başlığının insana verdiği ‘histir’ sanıyorum. Ayşegül Genç’in “Ölü Serçe Dönemeci” ve “Çile Kırgını” kitaplarından sonra çıkardığı üçüncü kitabın adı: “Kuğu Boynu & Kusursuz Yenilgiler İlmihali”

İz Yayıncılık’ın Muhayyel dizisinden çıkan bu romanın basım yılı 2016. Ölü Serçe Dönemeci’ndeki hırçın ama yüreğindeki ses ile konuşan kahramanlar yerine bu kitapta daha sakin bir dil kullanılmış. Kullanılan dilin sakinliği sizi yanıltmasın. Bahsedilen konunun derinliği bu sakinliğin içinde ne kadar güçlü bir çığlığın var olduğunu gösteriyor aslında.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” kitabından postişlerin kullanıldığı “Kuğu Boynu” romanını okurken, hayatın çarkları arasında sıkışmış kalmış insanlığın bir saatin çarkları gibi hep aynı daire içinde dönüp dolaştığını fark edebiliyorsunuz. Hayatın zorluğu ile beraber basitliğini de anlayabiliyorsunuz.

Maden mühendisi Mualla, kendisini saatçiye çırak yaptıran Bülent

Kuğu Boynu’nda birden çok kahraman bulunuyor. Babasının isteği ile maden mühendisi olan Mualla’nın iç dünyası, duvarının içinde sürekli bir ses duyduğunu dile getiren ve bundan başka sebeplerle birlikte bu ses yüzünden saatlere ilgi duyan Bülent ve onun Mualla’ya olan ilgisi, Mualla’nın babasının maden kazasında ölürken ailesini emanet ettiği mühendis Metin’in Mualla’ya karşı hissizliği… Kitabın ana konuları bunlar olmakla birlikte hayata dair verilen hikâyecikler, sanat hakkında söylenen aforizmalar kitabın değerini oldukça yükseltiyor.

Kitaptaki kahramanların duygularını kendi ağızlarından aktarımları ile oldukça dinamik olan “Kuğu Boynu” kitabının son kısmında tüm kahramanların birbirlerine benzemesi veyahut birbirinin yerini alması kitabı postmodern bir hâle getiriyor. Hatta kitabın son bölümünün başlığı “Başlangıç”.

Bunlardan ayrı olarak hayata, sanata değinen kitap bize şunu haykırıyor gibi: Genelde edebiyat özelde roman, hikâye, bize hayatı izlettirirken doğruyu güzeli gösterebilir, gösterdiğini belli etmeden.

Yüreği ile hayatın arasına sıkışmış insanların romanı

Kuğu Boynu romanının dönüm noktasını ölüm oluşturuyor. Mualla adlı karakterimizin babasının bir madende ölmesi, bir kızın babasının ölüm karşısında duyduğu çaresizlik ve hayata yönelirken yaşadığı yalnızlık anlatıyor. Mualla geleceğini şekillendirirken örneğin meslek seçiminde babasının ona etkisi ve küçük bir yönlendirmenin bile bir insanın ömrünü nasıl etkilediğini Mualla’nın iç dünyasını okurken anlayabiliyorsunuz.

Her şeyi bilen karakterlerin yerine bu romanda sürekli arayan, sorgulayan, soran insanların hikâyesini okuyorsunuz. Fakat sormanın yanında derinlerinde hissettikleri acıyı da okuyabiliyorsunuz. Acı her insanda farklı tezahür ettiği gibi “Kuğu Boynu” adlı romanda da her karakterin yaşadığı ruhsal çöküntüler ve arayışlar okuyucuyu kendisine yöneltiyor ve içsel bir yolculuğa çıkmasına vesile olabiliyor.

Ayşegül Genç, Kuğu Boynu, İz Yayıncılık

Veysel Altuntaş

Yayın Tarihi: 20 Haziran 2017 Salı 15:41 Güncelleme Tarihi: 28 Kasım 2018, 17:22
banner25
YORUM EKLE

banner26