banner17

Küresel ifsada karşı Muhammedi bir ruh

Ramazan Kayan, 'Vahiyle Varolmak' kitabında vahyin diriltici, titretici ve insanı kendine getirici çağrısından bahsediyor, vahiyden uzaklaşmanın kendimizden vazgeçmek olduğundan… Muaz Ergü yazdı.

Küresel ifsada karşı Muhammedi bir ruh

Karanlığın ve kirin bütün yeryüzünü kapladığı bir çağda yaşıyoruz. Biteviye karmaşa ve kaos… Ayağımızı bastığımız zemin kaygan ve kırılgan… Belirsizlik ve bulanıklık zihinleri esir almış durumda. Maddecilik, menfaatçilik, makam mansıp sevdası yorgunluk ve yılgınlığı bırakıyor hayata. Derinlikten ve nitelikten uzak sığ düşüncelerde teselli arıyor insanoğlu. İnsanoğlu vahyin aydınlığına muhtaç. Karmaşa ve kaosun dünyasından tevhidin berraklığına… Belirsiz ve bulanık bir yaşam çizgisinden sahih ve net bir çizgiye ihtiyacı var. Diriltici bir soluğa…

Ramazan Kayan, Çıra Yayınları tarafından yayınlanan Vahiyle Varolmak adlı kitabında vahyin diriltici, titretici ve insanı kendine getirici çağrısından bahsediyor, vahiyden uzaklaşmanın kendimizden vazgeçmek olduğundan… Beşeri bütün ideolojilerin, kuramların ve teorilerin insanı bir boşlukta bıraktığı bu günlerde yeniden doğmak ve yeniden varolmak için Kur’an’a ihtiyacımız kaçınılmaz bir hakikat. Vahiy dışındaki ve vahyi dışlayan bütün arayışlar beyhude bir çabadan ibaret. Vahye kulak vermek, fıtrata dönüş yolcuğuna çıkmaktır. Vahyi hayatımızın temeli haline getirmek büründüğümüz, bağlandığımız, ayaklarımıza dolanan her türlü örtü ve meşgaleyi parçalamak demek. Kimileyin de Taif’te taşlanmak, Mekke’de horlanmak demek.

Çağın yönsüzlük anaforunda zorlanan insana çıkış yollarını gösteriyor

Ramazan Hoca kitabı yazarken yazılı bir metinden ziyade sohbet formatını amaçlamış. Kitap çeşitli zamanlarda yayınlanan ama konu olarak birbirini tamamlayan makalelerden oluşuyor. Sohbet ortamlarında, derslerde kolayca okunacak ve anlaşılacak yazılar söz konusu. Üslup olarak gayet samimi bir dille ele alınmış meseleler. Kayan, Kur’an’ın çağrısının bir diriliş çağrısı olduğunu, onun bilgisine sahip olmanın değil o bilgiyi hayatlaştırmanın gerekli olduğunu belirtiyor. Hayattan koparılan Kur’an’ın ve Kur’an’dan koparılan hayatın bir cehenneme dönüşeceğini söylüyor. İnsanoğlunu kuşatan, tüketen, seküler ve profan bir dünyaya karşı vahye sımsıkı tutunarak, vahiyle akıllanarak durabileceğimiz hakikati dillendiriliyor. Vahyin aydınlığında kendimizi yeniden keşfedeceğiz, kendimizi yeniden inşa edeceğiz ve kimliğimizi yeniden herkese ibraz edeceğiz. Ancak Kur’an’ın gölgesinde gerçekle yüzleşebileceğiz. Bunun dışındaki bütün uğraşlar beyhude…

Vahiyle Varolmak, çağın yönsüzlük anaforunda yiten, cennetle cinnet arasında gidip gelen, mazoşizme ya da sadizme zorlanan insana çıkış yollarını gösteriyor. Bu çıkış yoluna projektör tutan Kur’an ve onu hayata tatbik eden Resulullah’ın örnek mücadelesini bizlere yeniden hatırlatıyor.

Artık yardımlaşmanın ve sevabın yerini kâr düşüncesi alıyor. Takvanın yerini başarı miti… İnsanın yalnızlığı, korunaksızlığı, ıstırabı gittikçe derinleşiyor. Modern zamanlar insanın sürgün edildiği, hapsedildiği zindana dönüşmüş durumda. İşte böyle bir ortamda Müslümanların vahyi hayat haline getirmeleri ve onun kurtuluş çağrısını insanlara sunması gerekiyor.

Küresel ifsada ve bozulmaya karşı Muhammedi bir ruh

Ramazan Kayan kitabında sadece ideal olanın çerçevesini çizmiyor. Aynı zamanda içinde bulunduğumuz zillete ve parçalanmışlığa da değiniyor. Yirmi birinci yüzyıldaki bütün hesapların merkezinde İslam ve Müslümanların olduğuna dikkat çekiyor. Müslümanların emperyalist hesaplar uğruna terörize edildiğini, aynı zamanda sürekli parçalanarak etkisiz bir ümmet olmaya zorlandığımızı belirtiyor. İslam’ın aydınlık yüzünün karartıldığını ve öcü haline dönüştürüldüğünü de söylüyor. Ramazan Hoca, İslam dünyasının askeri, siyasi, kültürel ve ekonomik bir kuşatma altında olduğunu da… Bu kuşatmayı yarmanın vahyi kuşanmakla olabileceğini, şirke, zulme, sömürüye karşı İslam’ın ruhuyla karşı durabileceğimizi vurguluyor.

Vahiyle Varolmak kitabını okuyunca Allah var gam yok gerçeğini bir kez daha tecrübe ediyoruz. Evet, çok kötü zamanlardayız… Ama bizi canlı tutacak, yeryüzünün halifesi kılacak Kitab-ı Mubin elimizde. Yeter ki onu hayatımıza tatbik edebilelim. Mümin için dünyada rahat, zevki sefa çok da önemli değil. Önemli olan inandığımız yolda dosdoğru yürümek… Umudu yolumuzda azık eylemek…

Müslümanlar için aslolan çağdaş cahiliyenin yakıcı, boğucu, tüketici ikliminden her dem uzak olmak. Küresel ifsada ve bozulmaya karşı Muhammedi bir ruhla karşı durabilmek… Bütün modern paganist putlara karşı tevhidin bayrağını açmak… Allah’ın her zaman inananlarla beraber olduğunu unutmamak…

Muaz Ergü yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2019, 18:24
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20