Kur'an'ı hakkıyla okumak için neler yapılmalı?

Ferhat Özbadem, Kur’an’ı Nasıl Okumalı adlı kitabını hazırlamaktaki ana gayesinin ‘Kur’an’ın okunup, anlaşılıp, yaşanmasının kitlesel bir hal alması’ olduğunu belirtiyor.

Kur'an'ı hakkıyla okumak için neler yapılmalı?

Bir eser okuyacaksınız ve bu eser, okuma ve okuduklarını vahyin potasında eritip yaşama sevdalısı bir kalemin elinden çıkmış olacak. Sonra bu yazarımızın akademik bir ünvanı olmayacak; yani gariban sınıfından bir garip olarak, hayatla muhabbetini sürdüren biri olacak. Ve ama yazdığı, ortaya çıkardığı eser, en az bir akademisyenin disipliniyle gelecek. Bu anlattığımız vasıflarla bezenmişlerin sayısının az olduğunu bilmemizle birlikte, Nisan ayında Azra Yayınları’ndan Kur’an’ı Nasıl Okumalı çalışmasıyla çıkagelen Ferhat Özbadem’i, bu sınıfa dâhil etmemizde bir beis görmüyoruz.

Yoğun ve sıcak bir Kur’an ikliminin yaşandığı bu kitap çalışmasında yazar, eserine alternatif isimler de koymuş: Kur’an’ı Nasıl Anlamalı? Kur’an’ı Nasıl Yaşamalı? Kur’an’a Nasıl Yaklaşmalı? Kur’an Bize Ne Diyor? Hepsi de kitabın meramını karşılıyor, ana temasını tanımlıyor aslında. Öncelikle esaslı bir Kur’an bilinci yerleştirmeyle işe koyulmak gerektiğini söyleyen yazar, başlı başına bir Kur’an atlası çizmiş. Kur’an üzerine hiçbir bilgi sahibi olmayan normal birisi, bu eseri dikkatlice okuduğu vakit pek çok hususa vakıf olacaktır. Kimi bölümlere kısaca değinmiş olsa da, önemli noktaları okuyucu nazarına sunmayı başarmış.

Kur’an’ı hakkıyla okumak ve onu hakkıyla anlayıp yaşamak için yapılacak ilk iş onu tanımaktır, onunla esaslı bir tanışma gerçekleştirmektir. Nasıl bir kitap olduğu ve muhatabına neler söylediği çözümlenemeyen Kerim Kitab, kendini muradınca açamaz. Tanışıklığı önemsemek ve kıstasları benimsemek gerek. Kur’an öyle bir kitap ki, Allah Teâlâ’nın uyarılarını beyan eder, verdiği mesajları açık ve anlaşılır şekilde verir, her konuda kesin delili ve kanıtı vardır, konu edindiklerini bölüm bölüm ve ayrıntılarıyla birlikte açıklar, içinde çelişki barındırmaz, öğüt vericidir, manevi hastalıklara şifadır, müjdeleyicidir, yüce olan bir kitaptır, zikirdir, nurdur, hakkı batıldan ayıran/furkandır, hüküm ve hikmet barındırır, asla değiştirilemezdir.

Onu doğru şekilde ve anlayarak okumak için sürekli okumalı; okuyan kişi kendini o anda Kur’an’ın muhatabı olarak görmeli; kişiyi, aileyi, hayatı, toplumu ve yaşanılan dünyayı şekillendirmeye yönelik bakış açısıyla ayetlere yaklaşmalı; hem Arapçasından hem mealinden hem de tefsirinden okumalı; şeytandan Allah Teâlâ’ya sığınarak ve Allah Teâlâ’nın adıyla başlamalı; ağır ağır, ürpere ürpere, gözyaşlarıyla ama sorumluluk bilinciyle ve sürekli halde okumalı, okumalı, okumalı…

Kur’an’ın okunup, anlaşılıp, yaşanmasının kitlesel bir hal alması

Kur’an’ı anlamaya ve yaşamaya kendini adamış bir mümin, tefsirlerden faydalanmaktan bir an bile geri durmamalıdır. Âlimlerin, ilimleri ölçüsünce anladıkları ve anlattıkları ayetlerin üzerinde, okuyan da düşünerek hareket etmelidir. Esasen, okunan her tefsirde kişi kendi tefsirini de yapabilmelidir. Aklı başkasının cebinde olan akıllı karar vermez, aklının hakkını veremez. Allah Teâlâ’nın insana en büyük bağışlarından birisi olan akıl nimetini uyandırmadan olmaz. Aklını, vahyin potasında eriterek akledenler ancak doğruya erebilenlerdir. Bu şuurla okuyuş haline geçilmelidir ki, fayda görülsün.

Yüce Rabbimizin aziz ve kerim kitabında ele aldığı bütün konular kesinlikle insanı bağlayıcı özellik taşır. Bazen genişçe geçer mevzular, bazen oldukça kısa durulur üzerlerinde. Ama hepsi gereklidir ve sadra şifadır. Bunu, gereğince kitaba yoğunlaşanlar bilebilir, idrak edebilir.

Kur’an’a yönelirken, Kur’an ilimleri üzerinde de bilgi sahibi olunmalı ki, ilk başta altı çizilen “Kur’an’la tanışma güzelliği” gerçekleştirilmiş olsun. Özbadem, eserinde bu bölüm üzerinde ciddiyetle duruyor. Muhkem-müteşabih, siyak-sibak, nasih-mensuh kavramlarının doğru şekilde irdelenmesi ve anlaşılması gerektiğine inanıyor. Tabii yazar, Kur’an İlimleri bölümünde bu yöndeki kaynak eserlerden oldukça faydalanmaya çalışmış. İsmail Cerrahoğlu’nun Tefsir Usulü ve İmam Suyutî’nin El-İtkan’ı bunların başında gelmektedir.

Ferhat Özbadem, bu kitabı hazırlamaktaki ana gayesinin ‘Kur’an’ın okunup, anlaşılıp, yaşanmasının kitlesel bir hal alması’ olduğunu belirtiyor. Bu gayeye mebni olarak birçok orijinal uygulama var kitapta. Biz bunlardan birisine değinerek diğerlerini bu haber vesilesiyle sözkonusu kitaba yönlendireceğimiz okurun takdirine bırakalım. Yazar, uygulamalı Kur’an okuma teknik ve yöntemleri başlığı altında Müminun Suresi ilk 11 ayet-i kerimeyi baz alarak ayetlerin nüzul sebebi üzerinde durmuş, siyak-sibakına bakmış, Kur’an’ın Kur’an, sünnet, sahabe ve tabiin görüşleri ile tefsirini ele almış, farklı farklı tefsirlerden konuyu anlamaya ve anlamlandırmaya çalışmış, ayetlerdeki kavramları kavramaya yönelmiş, rivayet ve dirayet tefsirlerine başvurmuş, okunulan ayetlerin gereğinin tatbik edilmesine vurgu yapmış ve sonra meal-tefsir okuması yaparak ayetlerde geçen emir ve yasakları öncelikle kendi nefsinde sorgulamaya işaret etmiş. Emsal teşkil edici bir uygulamalı teknik okuyuşla, hayat kitabımız Kur’an’ın gönderiliş amacına uygun işlerde ve yaklaşımlarda bulunmak takdir edilmeyi hak ediyor doğrusu.

Ben yazsam, ancak bu kadarını yazabilirdim, dememe sebep olan bu vahiy soluklu kitabın isteyene verecek çok şeyi var. Yeter ki okuyucu neyi, ne için istediğinin, alacağının bilincinde olsun. Ümmetin genç yazarlarının neler yazdıklarını, neler yazabileceklerini görmek için bu çalışmanın içerisine usulca süzülmek gerektiği kanısındayım vesselam.

Fatih Pala yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2018, 09:55
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13