Kur'an'daki sembolik anlatımlar için bir kılavuz

Zeynep İnan, İnsan Yayınları’ndan çıkan iki Necmettin Şahinler kitabı hakkında yazdı: Dağlara İnmek İçin Çıkılır ve Kur’ân’da Sembolik Anlatımlar..

Kur'an'daki sembolik anlatımlar için bir kılavuz

Bugün, elimdeki iki kitap hakkında yazmak istiyorum. İnsan Yayınları’ndan çıkmış iki Necmettin Şahinler kitabı hakkında: Dağlara İnmek İçin Çıkılır ve Kur’ân’da Sembolik Anlatımlar.

Dağlara İnmek İçin Çıkılır, gözünüze incecik(miş gibi) gelebilir ama öyle değil! Okuduğum en kalın kitaplardan biri… Kitabın ismi bana, çok sevgili bir aile dostumuzun, “Doğum ölüm içindir, yapım yıkım içindir” sözünü hatırlattı. Bu sözü söyler ardından hemen Rahman Suresi’nin 26. ayetini okurdu.

Şahinler, geniş ve farklı bir okuyucu profiline hitap ediyor

Sayın Necmettin Şahinler’in bence en önemli özelliği -meraklısına özel çalışmaları müstesna- genellikle çok geniş çaplı bir okuyucu profiline hitap etmesi. Bunu farklı idrak boyutlarında yaşamakta olan bizler için, aynı lisanı kullanarak yapıyor olmasından çok hoşlanıyorum. Mesela Dağlara İnmek İçin Çıkılır… Bu kitabı, bugün Müslüman olmuş biri de, senelerin dervişi de okusa aynı hisse kapılır ve der ki: “Bu kitap tam benlik!” Bu çok güzel bir özellik.

Eserde dağ ve insan arasında kurulabilecek türlü bağları buluyorsunuz. Bir de dağ üzerinden sembolize edilmiş Kur’ânî ifadeleri… Kitapta Efendiler Efendisi (s.a.v.)’in hizmet öncesi geçirdiği manevi sürece, bizim de talip olmamız gerektiği anlatılıyor. Kapasitemizce ve kendimiz için ölçeklendirerek… Okuduklarımdan anladığım o ki; buna talip olmak, evvela hadisenin zahiri sürecini bilmekle olur diyor Şahinler. Sonra bu bilgiyi bünyemizde yaşamaya niyet edip, gereklerini yerine getirme faslına değiniyor. Hazreti Peygamber (s.a.v.) uzlet mi etmiş nebice; sen de etmelisin kendince; O neyi okuyacağını mı sormuş; sen de sormalısın. Üstelik sen bugün bu soruyu elinde Kur’an’ı Kerim olmasına rağmen sormalısın. Zannımca işte böyle diyor kitap! Bize “neyi” sorusunun yanına “niçin” sorusunu eklememiz gerektiğini hatırlatıyor. Ramazan’ın yirmi yedinci gecesini başımızın üzerinde tutmamızı ama kendi kadre eriş gecemizi aramaktan vazgeçmememizi tavsiye ediyor. İnşallah doğru anlamışımdır…

Uzun lafın kısası Necmettin Şahinler, Dağlara İnmek İçin Çıkılır derken, bizi farkındalığa davet ediyor. Uzaklardaki bir hakikate erilemeyeceğini, kişi için kendi hakikatinden başka gerçek olmadığını anlatıyor. Merhum büyüğümüz şöyle derdi: “Kur’an, Hazreti Muhammed’e inmiş mübarek olsun. Bana ne zaman inecek?!” Ve sanki yazar, “Seyyid Nesimi’den az da olsa bir koku sinmeli üzerine” diyor; “okyanuslarda değil, minik bir su birikintisinde debeleniyor olsan bile Yâr ile ol ki, sen de diyebil: o yar benim kime ne!” Ben okuduklarımdan bu sonuca vardım. Varın bir de siz deneyin.

Sembolik anlatımlar için bir kılavuz

Kur’ân’da Sembolik Anlatımlar’a gelince… Ansiklopediler vardı bir zamanlar ve fihristler… O tadı verdi bu çalışma bana, nostaljik bir okuma yani… Bizler için büyük kolaylık. Çok faydalanacağımız bilimsel bir çalışma.

Bilirsiniz Kur’ân okurken çok sık karşılaştığımız benzetme yollu anlatımlar vardır. Misallerle anlatılmış pek çok konu. İşte kitabın üç sayfalık içindekiler kısmı tek tek bu sembolik anlatımlara yer vermiş. Yani bu şu demek: Kur’an okuyorsunuz, geldiniz Hadid Suresi’ne; “Allah’a kim güzel bir borç verecek ki…” diyor bir ayette. “Bu da ne şimdi, hani Ahad’dı, hani Samed’di, hani her türlü ihtiyaç ve eksiklikten münezzehti?” dememize gerek yok. Hemen -bundan böyle Kur’an okurken yanınızda bulunması gereken- Kur’ân’da Sembolik Anlatımlar’ın içindekiler kısmına bakıp 247. sayfayı açıyorsunuz. İşte bütün yapmanız gereken bu. Anlıyorsunuz Allah’a güzel bir borç vermekle işaret edilen mana neymiş.

Kitap tamamıyla bu sembolik anlatımların açıklamalarından oluşuyor. Yanlış olmasın ama sanırım seksen beş farklı sembolik anlatımın açıklaması yapılmış. “Yedi başak bitiren tohum”, “yüksek tepedeki bahçe”, “karınlarına ateş dolduranlar”, “Allah’a yardım edenler” ve daha niceleri…

Her iki eseri okuduğunuzda da pek çok ayeti ister istemez ezberinize alacaksınız. Zira ayetlerin üzerinde öyle inceden inceye durulmuş ki, bu bünyeye alışınız gayri ihtiyari olacak. Yani eserlerin bu yönü sayesinde hem kitap okumuş, hem Kur’ân çalışmış olacaksınız. Hal böyleyken şimdi soracağım soruyu inanın önce kendime sordum: Kitaplar gerçekten pahalı mı? Cevap vermeden evvel önceliklerimizi sorgulamalıyız. Ardından da düşünmeliyiz… Hakikat, Kaf Dağı’nın ardından masamızın üzerine, gözümüzün tam önüne geldiği için onu göremiyor olabilir miyiz? Ona sahip olmak için ödememiz gereken ücretle, bir ayaküstü atıştırmalık için ödediğimiz ücret aynı olduğu için mi onu bir türlü fark edemiyoruz meseleyi acaba?

Zeynep İnan yazdı

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2019, 17:34
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13