Kötü ameller ruhu zayıflatır ve karartır

'Amellerin Karşılığı', Mevlana Eşref Ali Tânevi'nin en önemli eserlerinden biri. Hatice Kübra Karadeniz yazdı.

Kötü ameller ruhu zayıflatır ve karartır

Amellerin Karşılığı”, Mevlana Eşref Ali Tânevi'nin en önemli eseridir. Kitap Gülistan Neşriyat'tan Mayıs 2014'de çıkmış. Tercümesini ise Hayri Demirci yapmış. Hayatımızda görünürlülüğü fazla olmayan lakin önem arz eden bir konu üzerine kısa ama ayrıntılı bir şekilde işlenmiş konu. Fasıl fasıl ele alınan Amellerin Karşılığı, unuttuğumuz yahut gözden kaçırdığımız pek çok şeyi gözler önüne seriyor.

Her iyi amelin içinde cennet nimetleri gizlidir. Bu amellerin evveli ağır ve acıdır. Ama sonu çok tatlıdır. Her kötü amelin içinde cehennemin her türlü azabı gizlidir. Bu amellerin dış görünüşleri gönül alıcı, cilalı ve parlaktır. Öncesi tatlı, sonu ise acı ve pişmanlıktır. Güzel ameller ruhun gıdasıdır. Ona kuvvet verir. Kötü ameller ruhu zayıflatır ve karartır.” Mevzu bu kadar basit ama bir o kadar da derin ve ağırdır. Asıl mesele ise bunu görmek ve anlamaktır. Anlamaya çalışmak da yeter belki ama durumun vehametinin üstünü fazla örtemez. Kitabın arka kapağındaki bu alıntıladığım yazı iyi ve kötü amellerin neyle sonuçlanacağını ifade etmektedir.

Öncelikle eserin takdimi yapılıyor giriş kısmında. Önsöz ve giriş kısmından sonra günah ve sevapların karşılığı üzerine duruluyor. “Günah İşlemenin Dünyadaki Zararları” üzerine ayet ve hadislerle duruluyor. Sonra ise konu tekrarı bağlamında bölüm özeti karşımıza çıkıyor. “İtaat, İbadet ve Salih Amellerin Dünyadaki Faydaları” başlığında ise yine yirmi yedi fasıl işlenerek bir sonraki bölüme geçiliyor. “Günahlar ve Ahiretteki Cezaları Arasındaki Bağlar” başlığında ise yedi fasıl ele alınıyor. Dördüncü ana başlık “Allah u Teala'ya İtaatin Ahiretteki Mükafatlarla Bağlantısı”, sekiz fasıl ve iyi bir tavsiye ara başlığı ile yerini bir sonraki konuya bırakıyor. “Son Söz” başlığında, “Bütün İbadet Kapılarını Açan Beş Amel” ve “Bütün Günahları Doğuran Altı Günah” mevzuları işleniyor. Sona doğru yaklaştığımız kitapta “Avamın Yanıldığı Bazı Noktalar” isimli başlıkta on fasıl işlenerek, kitap “Münacaat” ve “Okuyucudan Ricalar” yazısıyla son buluyor.

Aslına bakılırsa ilk önce niyetim kitaba dair ana hatlarıyla bir şeyler yazmak idi. Lakin bunun pek de mümkün olamayacağını görünce, daha doğrusu çizdiğim yerlerin ağırlığı altında fazla kalınca fark ettim ki konu başlığı ve yazı uzayacak. Ondan dolayıdır ki beni çok etkileyen, herkes tarafından üzerinde durulması gereken kavramlar ve konular üzerinde durarak esere ulaşmanızı dilemekten başka bir yolum kalmadığını da ifade etmekten geri duramayacağım.

Kitabı ilk araladığım an şu cümle ile karşılaştım. Aslında hep bildiğimiz lakin belki unuttuğumuz, belki de unutmak istediğimiz bir konu. Şöyle diyor Tanevi: “İnsan, dünya hayatını geçirmek ve tüketmek için gelmemiştir.” “Peki ya niçin gelmiştir” sorusuna binaen cevapları konuların arasına gizleyerek kısa ama net ifadeler kullanıyor yazar.

Mevlana Eşref Ali Tânevi (Kaddesalllahu Sirrehu) Hicri 1280 yılında, Hindistan'ın bir kasabasında doğmuş. Ailesinde öteden beri mevcut bulunan geleneğe uygun olarak önce Kur'an'ı ezberlemiş. Ondan sonra ise Arapça ve Farsça öğrenerek pek çok esere imza atmış. Hicri 1315'de mürşidinin istediği üzerine memleketine dönerek orada çeşitli çalışmalarda bulunmuş. Zamanla burada kendinden zahiri ve batıni yönden istifade etmek için gelen halk o kadar çoğalımış ki, devlet bu ufak kasabaya bir tren istasyonu açmak durumunda kalmış.

Kazayı ancak dua önler ve ömrü yalnız iyilikler arttırır”

Kitapta Mevlana Eşref Ali Tânevi'nin hayatına dair bilgilerden sonra içeriğe dair kısa bilgiler veriliyor. Mükafat ve ceza sebeplerine dair pek çok ayet sıralanıyor. Bir kaçını örnek verelim: “Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.” (Saffat-39). “Bu azab, ancak ayetlermizi inkar etmelerinin karşılığıdır.” (İsra-98) “Eğer onlar tevbe ederler, namaz kılıp zekatlarını verirlerse, dinde kardeşiniz olurlar.” (Tevbe-11) Bu ayetleri verdikten sonra şöyle bir cümle ile giriş kısmı sonlandırılmış oluyor: “Bütün bu ayetler, ameller ve karşılıklarının arasında muhakkak bir bağlantının olduğunu göstermektedir.” Olumlu olumsuz her davranışın fiili anlamda bir çok karşılığının olduğu, burada verdiğim ve kitabın içinde geçen farklı ayetler üzerinden görülüyor.

Birinci bölümün alt başlığı “Günah İşlemenin Dünyadaki Zararları”. Burada pek çok günah ve zararları üzerinde durulmakta. İlk sayfalarında şöyle bir hadis karşılıyor sizi: “Kişi işlediği günah yüzünden rızıktan mahrum olur.” Bunun haricinde başka bir hadiste fuhuş ve ahlaksızlığın açıkça işlendiğinde hastalıkların meydana gelmesinden, eksik ölçen ve tartan millete kıtlık ve meşekkatin geleceğine, zekat vermekten kaçınan milletin üzerlerine yağmurun bile yağmayacağına, verdiği sözde durmayan kavimlerin üstüne başka kavimlerin musallat olacaklarına ve son olarak Allah’ın kanununun üzerine başka bir kanun koyanların arasında çıkacak olan iç savaşın varlığına dair genel ve özel bağlamda karşılıklardan bahsedilmiş. İlk fasılda kişinin işlediği günah ve isyandan dolayı ilimden mahrum olması dile getirilmiş ve bunu İmam Malik (rahmetullahı aleyh) İmam Şafi'ye (rahmetullahı aleyh) şöyle vasiyet etmiş: “Ben, Allah’ın senin kalbine bir nur verdiğini görüyorum. Onu günah karanlığı ile söndürme.” Günahlar yüzünden akılda kusur ve bozuklukların meydana geldiği çünkü aklın nurani bir varlık olduğu da ifade ediliyor. Günah işlemenin büyük zararlarından ve Efendimizin onlara ettiği lanetlerden bahsediliyor. Günah işlemekle kişinin üzerine şeytanın musallat olduğu ifade ediliyor.

İkinci bölümün alt başlığı ise “İtaat, İbadet, ve Salih Amellerin Dünyadaki Faydaları”. Bu bölümde itaat etmekle rızkın arttığı ifade ediliyor ve ayetle açıklanıyor. İtaat yoluyla harcanan malın daha da çoğalmasından bahsediliyor. İtaat ve ibadetin kalbe bir rahatlık ve huzur vermesi şu ayetle gözler önüne seriliyor: “Agah olunuz ki, ancak Allah’ı anmakla kalbler yatışır ve huzur bulur.” (Ra’d-28) Dua ile belanın gittiği, iyiliğin ise ömrü arttırdığı belirtiliyor. Ardından ise yazar bir hadisi örnek veriyor. Selman-ı Farisi'den r.a rivayetle Rasülullah S.A.V Efendimiz buyurdu ki: “Kazayı ancak dua önler ve ömrü yalnız iyilikler arttırır.” (Tirmizi)

Üçüncü bölümün alt başlığı ise “Günahlar ve Ahiretteki Cezaları Arasındaki Bağlar”. Bu bölümde her amelin üç merhaleden geçtiği öncelikle ifade ediliyor. Birincisi, amelin sadır olması; ikincisi, o amelin benzerinin Berzah âlemine geçmesi; üçüncüsü ise, hakiki âlemde açığa çıkmasıdır. Amellerin Berzah alemindeki temsili görünümü ve dünyada, değişik şekillerde açığa çıkması, zekatı verilmeyen malın yılan şekline girmesi ve kişinin boynuna tasma olarak takılması, sözde durmamak ve ahdi bozmanın, kıyamet gününde bir bayrak şeklinde girerek kişinin rüsvaylığına sebep olması bu bölümde bahseidlenlerden... Son olarak bu bölüm şöyle bir ayetle bitiyor: “Zira, kim zerre miktarı hayır işlerse onun mükafatını görecek. Kim de zerre miktarı bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.” (Zilzal-7,8)

Hatice Kübra Karadeniz yazdı

Güncelleme Tarihi: 28 Ocak 2019, 16:52
banner12
YORUM EKLE

banner19