Körük çeken kalaycı dönüp duruyor bir teknenin içinde

Bahtiyar Aslan’ın yeni şiir kitabı “Kalaycı’nın Dediği” Okur Kitaplığı’ndan okuyucular ile buluştu. Mustafa Uçurum bu kitap üzerine yazdı.

Körük çeken kalaycı dönüp duruyor bir teknenin içinde

Bahtiyar Aslan, son zamanlarda yaptığı çalışmalarla, yeni çıkan kitaplarıyla ve Türk Edebiyatı dergisindeki yeni göreviyle adından sıkça söz ettiren bir edebiyat adamı. Onu tanımlamak için şair, yazar gibi sınırlayıcı ifadeler kullanırsak bir şeyler eksik kalacağı için edebiyat adamı demek daha uygun bir ifade olur. Çünkü edebiyatın her alanında varlığını hissettiren Bahtiyar Aslan, aynı zamanda genç edebiyatçıların yetişmesinde mesai harcayan bir akademisyen.

Hikâye kitabı, inceleme araştırma çalışmaları derken şimdi de yeni bir şiir kitabıyla okurlarıyla buluştu Bahtiyar Aslan. Kalaycının Dediği Nisan 2015 tarihli bir kitap.

Bir sessizliğin şiirini yazıyor 

Akademisyenliğin edebiyatı öldürdüğü söylenir hep. Tezlerin, makalelerin, sınavların içinden sıyrılıp da edebiyatın kapısını aralayamamaktan muzdariptir birçok edebiyatçı. Yalan değil, çoğu da ister istemez uzak kalmıştır edebiyat ortamlarından. Bahtiyar Aslan, akademisyenliği ve edebiyatı yan yana götüren sayılı isimlerden. Söyleşiler, dergilerde şiir ve yazılar, kitaplar, dergi editörlüğü derken edebiyatın tam içinde bulunan bir isim Bahtiyar Aslan.

Kalaycının Dediği, Bahtiyar Aslan’ın çoğu yeni şiirlerinden oluşan kitabı. Kitapta yeni şiirlerin yanında Aslan’ın ilk şiir kitabı Su’dan da şiirler var. Böyle bir tercihle şair okuyucularını tüm şiirlerinden de haberdar etmiş oluyor.

Şiirlerin geneline baktığımızda bir sessizlik sizi alıp şiirlerin içine çekiyor. Bu sessizlik aslında tanıdık olduğumuz bir sessizlik.

akşam bahçelerinden geçer kızıl uçurtmalarla”

akşam değildi hayır kuşlar kızıldı” gibi dizeler bizi Ahmet Haşim’in sessiz ve karanlık dünyasına davet ediyor. “sularla seyreyleyen kanım közle yoğun” diyerek bir su serinliğine davet ederek yapıyor bu çağrıyı şair.

Kendisinden başlayan bir sessizlik var şairin. “sarışın bir kıyameti” bekleyen, toprağın altından geçen ağır atların sessizliğini ölümle tarif eden bir sessizlik bu. Şiirindeki diri dizeler sizi ilk dizede yakalıyor hemen. İlk dizenin Rahmani olduğu, şairin şairliğine delil olarak bazen ilk dizenin dikkate alındığı bir bakış açısında Bahtiyar Aslan’ın şiiri güçlü bir girişle şiire yol veriyor. Sessiz ama derinden.

rüzgâr bir deli gömleğidir düşlerimin giydiği”, kemikten yorulur bir düş çıkarır iki göz”, uyandım sarı bir ipekle dokundu gün” şairin kitabında yer alan ilk dizelerden birkaçı.

Eski şiirin rüzgârı hissediliyor sesinde

Bahtiyar Aslan Yeni Türk Edebiyatı hocası. Onun şiirlerine baktığımızda eski şiirimizin kuşatıcı ve ruha dinginlik veren sesini de buluyoruz. Kitabın ikinci şiiri “lâl ü ebkem çağ içre gazel” bunun bir delili. Bol terkipli, yer yer Osmanlı Türkçesinin hâkim olduğu şiirler karşılıyor bizi sayfaların arasında.

Yeni Türk Edebiyatı’nın hocası olmak, eski şiirimize aşinalık, ortaya söyleyişi ve içeriği bol bir şiiri çıkarıyor. 

bu beytü’l-lehemdir dedim leylâ’ya buhur-ı meryemdir bunlar”

çeşm-i humâr dîde-i huffâş ne gezer asr-ı âhirde”

Şiirlerde hissedilen Asr-ı Saadet havası da kitabın bir diğer zenginliği. Bir özlem, gül kokusu eşliğinde, bazen bir naat inceliğinde eşlik ediyor bizlere. 

beni bir peygamber uykusu tuttu tutacak / bu gece beni örtün beni örtün örtün beni kendime”

Kitap hacim olarak da göz dolduruyor. Şairin ilk kitabındaki şiirlerinden bazılarının da kitapta yer alıyor olması şairin şiir çizgisini görmemiz anlamında isabetli bir tercih olmuş. Şiirle irtibatı kopmayan, şiirin içinde olan şairin şiiri de canlılığını muhafaza ediyor. Su gibi berrak dizeler şairin gönül hanesinden hiç eksik olmamış.

Bir sofrada kaç zahit oturur bir mısrada kaç damla su / kutlu mağaralar görgüsü / çölü doğrulayan hecinler”

Kalaycının Dediği, şiirin duru söyleyişine güzel örnekler sunan, şairinin yüzünü ağartan şiirlerle donanmış bir kitap. Bu şiirleri okuyunca Bahtiyar Hoca’nın öğrencilerinin de editörü olduğu Türk Edebiyatı dergisinin de ne kadar şanslı olduğunu açıkça söyleyebilirim. Şiirin de hocanın da hasına çok ihtiyacımız var.

Mustafa Uçurum yazdı.  

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2019, 17:33
YORUM EKLE

banner19