Kör insan görür mü rüya?

Psikiyatr Vedat Bilgiç'in Ruhun İki Yakası isimli kitabı Mart 2014'te Okur Kitaplığı'ndan çıktı. Kitap, genel olarak Bilgiç'in seansları sonrası etkilendiği olguların ve duyumların, kalemle buluşmuş hali. Hatice Kübra Karadeniz yazdı..

Kör insan görür mü rüya?

Psikiyatr Vedat Bilgiç'in Ruhun İki Yakası isimli kitabı Mart 2014'te Okur Kitaplığı'ndan çıktı. Kitap, genel olarak Bilgiç'in seansları sonrası etkilendiği olguların ve duyumların, kalemle buluşmuş hali. Hayata dair farklı bir üslupla karşımıza çıkan Vedat Bilgiç gördüğü, duyduğu 'şey'leri kendi yorumuyla okuyucuya sunuyor. İnsana ve yaşamaya dair pek çok özü bulabileceğimiz kitap, farklı tarzdaki düşünceleri, duyularının birleşimine de zemin hazırlayarak bir bütün haline getiriyor. Kitabın içerisinde farklı başlıklar dâhilindebir çok deneme de mevcut.

Vedat Bilgiç, kitabın isminin nasıl şekillendiğini şu cümlelerle ifade ediyor; “İnsanın kendisine yaklaşması ve kendi içindeki 'ötekiyle' tanışması, iki yaka arasında köprüler kurup çıkış yolları aramasına imkân sağlayacaktır.” 

Ruhun soyut ve somut yakaları

Bilgiç, ruhun iki yakasının var olduğu, birinin soyut dünya birinin ise somut dünyayla iç içe olduğunu söylüyor. Yunus Emre ise bu durumu: “ Bir ben vardır bende, benden içeru.” diyerek ifade eder. Kendi ötekisini keşfedip onunla bir olması hem dünya hem de ahireti kazanma noktasında insan için önemli bir adım olacaktır. İşte sanırım bu durum aradaki perdenin kalkmasına, insanın da öngörülü bir tutum sergilemesine neden olabilecektir.

Kitabın yazarı Vedat Bilgiç, hayli okuyan, gezen ve film seyretmeyi seven biri. Bunu denemelerin üzerinden açıkça görmek mümkün. Bunların tümünden karşılaştığı olayları kendi zihin dünyasında düzenlemeler yaparak kelimelere yansıtıyor.

Filmler, seyahatler, müzeler

Kitapta 2013'te vizyona giren Pi'nin Yaşamı isimli filmden, yurt dışında katıldığı, üzerinde farklı duygu ve hisler bırakan müzelere, duyuların insan üzerindeki etkilerine dair pek çok yazı mevcut. Bilgiç, yaşamı boyunca elde ettiği tecrübeleri kelimelerin ardına gizlenerek anlatmakta ve farklı tarzda hikâyeleri okuyucuya sunuyor.

Ağır bir havası ve üslubu yok yazarımızın. Herkesin okuyarak hayatına ve kendine dair şeyleri bulması muhtemeldir. Hayatta var olma, mutlu olma ve çevresine karşı duyarlı olmanın alternatif yollarını, denemelerin içinde ve kelimelerden insana giden yollardan tutup yakalayabiliyorsunuz.

Her insan bir küçük âlem

Herkesin bildiği ve sık kullandığı bir söz vardır “ Tarih tekerrürden ibarettir.” Bu söz genel olarak insanı da özetler biçimdedir. İçinde bulunduğumuz varlığın anlamı olan insan da tarihin kapısına dair atılmış sosyolojik ve psikolojik olayların tümünü içinde barındırır. Hepsinin var olma sebebi ise insanın ta kendisidir. Hepsi kendi oluşum çerçevesinde birleşince bir âlem çıkıyor karşımıza. Her insan küçük bir dünya değil midir esasında? Yanlışa ve doğruya giden her manada insan içinde bulunduğu durumla söyleşir durur.Kâh kendi kendine kâh sevdiği, değer verdiği biriyle. Hal böyle olunca insana dair bazı olgular ve olaylar aynı olabiliyor ya da aynı kalabiliyor. Hikâyelerne kadar farklı olsa da sonuçları ve çıkarımları aynı oluyor. Tüm bunların ışığında yazarımız insan hayatının kendine bile çoğu zaman görünmeyen taraflarını dile getiriyor.

Genel teorilerinin haricinde ayrıca spesifik bir çok konuya değinerek insanın bazı çıkmazlarından yazarımız bahsediyor Vedat Bilgiç. İnsan ve kan kavramları üzerinde düşünülmeye davet eden bir hayli husus vardır. İnsanın içerisinde barındırdığı olumsuz ve kötü düşünce olarak ifade edebileceğimiz kendi dâhil çevresindeki kişilere zarar verebilecek bir çok davranışın pratiğe dönüşme yolundaki sıkıntılara da değiniyor Bilgiç.  

Neden kan akıtır Müslüman?

Kurban ve insan arasındaki bilim adamlarının dinsel mit olarak baktığı ve çoğu zaman karşı çıktığı bazı değerlerin aslında insan açısından ne kadar önemli olduğu göz ardı ediliyor. Ali Şeriati Hacc kitabında buna dair durumlardanbahseder. Ayrıca bu konuda araştırmalar yapmış olan bazı akademisyenler de bulunmakta. Kurban, paylaşmanın veinsanların aralarındaki kardeşlik duygusunun arttırmasının yanı sıra kan akıtmakla öfkesinin de dışa vurumu sağlar. Özetle insan her ne kadar manevi yönü güçlü olan bir varlık olsa dahi, içerisinde ehlileştiremediği yani eğitemediği bazı yanları da vardır. Tüm bunları bir yaratıcı olan Allah bizi bizden daha iyi bildiği için ibadetlerin varlığı ve yapılması noktasında önemin ne kadar büyük olduğu bizim naçizane aklımıza çoğu zaman sığmıyor maalesef.  

Psikolojik ve sosyolojik yani bilimsel olan açıklamalarının yanı sıra geleneksel, hayatın içinde var olan tanımlamaları da mevcuttur. Bilinç-bilinçdışı, rüya- sevgi gibi soyut kavramların insan üzerindeki dışa vurumunu incelerken aynı zamanda olgular üzerinden anlatımlarda yapmaktadır.

Yazarın ruhuna dokunan kelimeler

Kör birisi rüya görür mü? Dünya sadece bizim algılarımızdan mı ibaret? Hepsinden öte tam anlamıyla algı nedir? Aklımızın çoğu zaman yetersiz olduğu bu alanlarda, kişiler üzerinden yola çıkarak hikâyeler ve örneklerle denemeleri okuyucuya sunuyor Vedat Bilgiç. Kitap, genel olarak insandan ve onun ilişkide olduğu birçok şey üzerinden yazılmış yazıların tümünü içinde barındırmaktadır. Yazarın ruhuna dokunan kelimelerin dışa vurumudur.

Hatice Kübra Karadeniz Ruhun İki Yakası'nda gezindi

Yayın Tarihi: 05 Ocak 2015 Pazartesi 14:59 Güncelleme Tarihi: 20 Ağustos 2020, 16:01
banner25
YORUM EKLE

banner26