banner17

Konumuz Anadolu Pedagojisi?

Moral Dünyası'nda pedagojide farklı bir vizyon işlenmiş. Anadolu söz konusu olunca..

Konumuz Anadolu Pedagojisi?

Anadolu aile yapısının  özelliğinden kaynaklanan fıtrata uygun çocuk yetiştirme  metodudur Anadolu Pedagojisi.

Çocuk eğitiminde en büyük sorumluluk aileye düşmektedir. Gerek çocukluğun okul öncesi dönemlerinden gerekse de okul yıllarında ailenin verdiği eğitim çocuğun kişilik gelişiminde oldukça etkilidir. Özellikle modern çağla birlikte çocuk eğitiminde batılı öğretiler egemen oldu. Anadolu’da da uygulamaya sokulan bu öğretiler, Anadolu’nun çocuk eğitimindeki binlerce yıllık medeniyet birikimiyle uyuşmadı. Ailelerin çocukları ile iletişiminde sorunlar arttı, modern çağa özgü hastalıklar arttı, psikologların kapısını aşındırma moda haline geldi. Aile içi eğitimin yanlış olması modern insanı yalnızlığa itti. Aileyi ön plana çıkararak yayın hayatını sürdüren Moral Dünyası dergisi, batı endeksli pedagoji usullerinin yaşadığımız coğrafya ile uyuşmadığından hareketle Anadolu Pedagojisini öneriyor.

10382

Adem Güneş’ten ezberbozan bir yaklaşım

Uzman Pedagog Adem Güneş, çocuk terbiyesinde batıyı değil kendi kültürümüzü referans almamız gerektiği üzerine oylumlu bir yazı kaleme almış. Osmanlı döneminde, Anadolu’da çocuk yetiştirme sorumluluğunun bugün olduğu gibi sadece anne üzerine atılmadığını, çocuğun yetişmesinden herkesin sorumlu olduğunu belirterek Osman Gazi’nin eğitimde Şeyh Edebali’nin rolünü örnek gösteriyor. Aslında, sadece Osmanlı’da değil; Osmanlı’dan önceki dönemlere de bakıldığında bu milletin ortak karakterinin “insan yetiştirmek” olduğunu söylüyor Adem Güneş.

Psikolojinin kelime manası itibariyle ruh bilimi olduğu ve insanda bozulmuş  olan ruh dünyasını yeniden inşa etmeye çalıştığını  bu nedenle reformcu bir yapıya sahip olduğunu belirten Adem Güneş, pedagojinin ise çocuk bilimi olduğu ve henüz bozulmamış, tertemiz bir vaziyette anne-babanın elinde bulunan çocukların dünyasını  yakından inceleyerek anne-babaya, eğiticiye çocukların ruhunu bozmadan nasıl yetiştirilmesi gerektiği üzerine tavsiyelerde bulunduğundan, psikolojinin yeniden inşa, pedagojinin ise sıfırdan inşa etmek olduğunu vurguluyor.

Anadolu Pedagojisi mi? O da ne?

Göz kamaştırıcı  bir hassasiyetle çocuk yetiştiren Anadolu insanını gören Batılı  bilim adamları, çocuğa bakış açısını değiştirdi. Bir zamanlar, içinde günah ve şeytan ile dünyaya geldiği konusunda şüphe duyulmayan ve onun için vaftiz edilerek günahlarından arındırılan çocuk, bir süre sonra batıda daha değerli hale gelmeye başlıyor. Batıda, medya pedagojisi, transkültürel pedagoji, ortopedagoji, eğitim pedagojisi gibi branşlar ortaya çıkıyor.

Batılı öğretinin Anadolu’da uygulanmasında, eğer Doğu Anadolu’da yaşayan halkı  tanımamış, onların yaşamlarını görmemiş, duymamış, bilmemiş  olursak, Said Nursi’nin çocukluk yıllarında minarelerin tepesinde yürümesini hiperaktif bir çocuk olarak tespit edecek, Hacı  Bayram Veli’ye halk içine çıkmıyor, çilehanesinde gözyaşı döküyor diye asosyal kişilik olarak adlandıracağımızı belirtiyor Adem Güneş. Peki bu anlamda Anadolu Pedagojisi nedir? Adem Güneş’e göre, çocuğu fıtratı üzerine yetiştirmektir. Çocuğun fıtratını  bozacak her türlü davranış ve tazyikten uzak durmaktır. Anadolu Pedagojisi’nde her bir çocuk ayrı bir çocuktur. Çocuklara eşit davranılmaz, adaletli davranılır. Çocuk farklılıkları gözönünde bulundurularak ona göre davranılır. Çocuğa koşulsuz bir sevgi sunulur.

Ne yapmalıyız?

Adem Güneş, sonuç  olarak Anadolu Pedagojisi’nin felsefesini su yüzüne çıkartmak gerektiğini ifade ediyor. Madem ki bu topraklar üzerinde Yunuslar, Mevlanalar, Hacı Bektaş-ı Veliler, Hacı Bayramlar, Muhammed Raşit Erollar, Bediüzzamanlar, Esat Coşanlar, Fatihler, Yavuzlar, Alparslanlar yetişmiş ve onları yetiştiren anneler ve babalar bu topraklarda yaşamıştı, o halde bugün yapılacak şey, gözümüzü farklı kültürden kanımıza karışan ve bizimle doku uyuşmazlığı yapan çocuk terbiyesi usulleri değil, Anadolu insanın pedagojik usullerini kullanmak gerektiğini vurguluyor Adem Güneş.

Dergide başka neler var?

Ekrem Altıntepe’nin konuyla ilgili olarak psikolog Mustafa Merter’le yapmış olduğu söyleşi, Yavuz Bahadıroğlu’nun “Çocuk Yetiştirmede Kurumsallaşan Tek Devlet: Osmanlı” başlıklı yazısı, Prof.Dr. Sadettin Ökten’in bir Osmanlı alimi olan babası Celaleddin Ökten’in çocuk terbiyesindeki yaklaşımı üzerine söyledikleri, Mustafa Özçelik’in Anadolu ninnileri üzerinden Anadolu Pedagojisi yaklaşımı dosyaya ilişkin dikkati çeken eserler.

Her ay bizlere dolu dolu bir dergi hazırlayan Moral Dünyası’nı takip etmekte fayda var.

 

E.Fatih Bilge beğenerek kalmadı tavsiye etti.

Güncelleme Tarihi: 02 Şubat 2010, 03:54
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20