Klasik dönemden bugüne 'eğitim' meselemiz

Eğitim üzerine düşünmek, anlamak ciddi çaba gerektiren bir süreç. 'Osmanlı Eğitim Mirası' adıyla Mustafa Gündüz tarafından yayınlanan derleme kitap, bu uzun ve yorucu süreçte bize kılavuzluk edecek. Muaz Ergü yazdı.

Klasik dönemden bugüne 'eğitim' meselemiz

Her fırsatta Osmanlı’nın devamı olduğumuzu söyleyerek övünürüz. Osmanlı’nın sahip olduğu kudretli devlet sistemiyle de… Ama devletin işleyişi, bilim, sanat, kültür ve eğitim alanında yapılanlarla ilgili akademik çalışmalar, araştırmalar, arşiv taramaları övünülecek bir boyutta değil. Aksine üzerinde oturduğumuz mirasın çok da farkında değiliz. Geçmişe yönelik belge ve bilgilere ilgimiz ancak aktüel, popüler konularla sınırlı. Arşivciliği zayıf bir hafızamız var.

Övünüyor ama bilmiyoruz!

Osmanlı’nın ortaya çıkardığı, uyguladığı bilim, sanat, eğitim tarihi ve sistematiği üzerine derli toplu, gerçekten aydınlatıcı çalışmalar parmakla gösterilecek kadar az. Özellikle Osmanlı eğitim tarihi üzerine yapılanlar. Eğitim tarihi, eğitim mirası konularını teferruatlı bir şekilde ortaya koyan çalışmalar, arz ettiği önemin aksine, adeta görmezden gelinmekte. Var olan çalışmaların kahir ekseriyeti ise, eğitim tarihimizi ya kutsama ya da yok sayma parantezine hapsedilmiş. İdeolojik önyargılar var olanın ve gerçeğin önüne geçmiş gibi. Yani yaşadığımız toprakların siyasi ve kültürel kodlarından, hafızasından yeterince haberdar değiliz. Yapılanlar bir disiplin içinde yapılıyor değil. Tarihi referanslara başvurulmadan günübirlik, günü kurtaran bir anlayışla yaşama, siyasete, eğitime yön veriliyor.

Uzunca bir zamandır ülkemizin en sıkıntılı alanlarından biri eğitim. Eğitimin ne olacağı, nasıl olacağı, nasıl yapılacağı konusu hitama erdirilmiş değil. Adeta bir yazboz tahtası. Sürekli değişen, eğitimin içindekilerin bile yetişmekte ve anlamakta zorlandığı durumlar. Eğitim reformlarıyla, her dem daha da işin içinden çıkılmaz bir hale girme söz konusu. Kati bir sürekliliği olması gereken eğitim sistemi, ne yazık ki hep kesintiye uğruyor, sistem değişiyor. Eğitim tarihi açısından baktığımızda bir bütünsellik, devamlılık gözükmüyor. Bölük pörçük, kesintili bir eğitim tarihinin varlığı söz konusu. Burada belki de eğitim tarihimizin süreçlerinin gerektiği gibi incelenmemesi, ele alınmaması, bu alandaki çalışmaların gereken akademik disiplin içinde yapılmaması ve yapılan çalışmaların değerlendirilmesinde siyasi ve ideolojik tavırların tasarrufu söz konusu edilebilir.

Ülkemizdeki eğitim ya da “eğitememe” sorunu, bütün aktüelliğiyle önümüzde duruyor. Her gün değişen sistem, dershanelerin ne olacağı, eğitimde yapılması düşünülen dönüşümler, içi boşaltılmış müfredat, test tekniğiyle aptallaştırılan nesiller, devasa sorunlarla boğuşan okullar, öğretmenler, idareciler… Eğitim sistemiyle ilgili sıkıntılar, sorunlar saymakla bitmez. Eğitim olgusunu anlamak ve eğitim üzerine düşünmekte… Eğitim üzerine düşünmek, anlamak ciddi çaba gerektiren bir süreç. Gürültü patırtının, kısa gün kârı siyasi atraksiyonların gölgesinde olabilecek bir eylem değildir bu. Uzun ve yorucudur. “Osmanlı Eğitim Mirası” adıyla Mustafa Gündüz tarafından hazırlanan ve Doğu Batı Yayınları'ndan çıkan derleme kitap, bu uzun ve yorucu süreçte bize kılavuzluk edecek. Gündüz, bu çalışmayla, eğitim tarihimiz üzerinde önemli yeri olan makaleleri bir araya getirmiş. Derli toplu bir çalışma. Klasik ve modern eğitim tarihimiz üzerine perspektif kazandırabilecek değerde.

Eğitim tarihimize dair derli toplu bir çalışma var elimizde

Yazarın kısa ve öz Türk Eğitim Tarihi’nin klasik ve modern dönemlerini ele aldığı bir girişten sonra, kitap üç bölüme ayrılmış. Birinci bölüm, yabancı araştırmacıların tercüme makalelerinden müteşekkil. Birçok dergi, kitap incelenmiş ve Osmanlı eğitim tarihi ile ilgili önemli makaleler Türkçeye çevrilerek bu bölüme konmuş. Shabab Ahmed, Nenad Filipoviç’in “Sultanın Müfredatı”; Benjamin C. Fortna’nın, “Son Dönem Osmanlı Seküler Devlet Okullarında İslam Ahlakı”; Frank A. Stone’in, “Çağdaş Türk Eğitim Düşüncesinin Gelişimi” bu bölümün önemli makaleleri. İkinci bölüm ise, Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşamış olan düşünürlerin, aydınların eğitimle ilgili makalelerinin çevrilmesinden oluşuyor. Makalelerde sadeleştirme söz konusu değil. Osmanlıca metinler Latinize edilmiş. Üçüncü bölüm ise düşünce, siyaset ve eğitim alanında etkileri hissedilen Ziya Paşa, Namık Kemal, Ebuzziya Tevfik, Emrullah Efendi, Mustafa Satı, Şemseddin Günaltay, Muallim Cevdet gibi düşünürlerin makalelerinden meydana geliyor. Buradaki makaleler ufuk açıcı, birer kaynak mahiyetinde.

Mustafa Gündüz “Osmanlı Eğitim Mirası” kitabındaki eğitim tarihimizle ilgili makaleler, aynı zamanda Osmanlı’nın Batılılaşması serüveni hakkında da bizleri bilgilendiriyor. Klasik eğitim anlayışımız İslam merkezli bir yapıdaydı. Kitapta da belirtildiği gibi, Karahanlılar döneminde, medreseler bir eğitim kurumu olarak ortaya çıkıyor. Selçuklular döneminde bu daha da geliştiriliyor. Osmanlı eğitim sisteminin merkezinde de medrese var. Bunun yanında sıbyan mektepleri, enderun mektebi ve tekkeler de birer eğitim kurumu olarak var olmuş. Zamanla Osmanlı’nın gerilemesi ve Batı’nın hükümranlığıyla birlikte, eğitim sistemi de Batılı bir anlayışla dizayn edilmeye çalışılıyor. Burada en büyük tartışma, medreseler üzerinde dönmekte. Hâlen de bu tartışma devam ediyor. Medreselerin bozulduğu, artık ihtiyaca cevap vermediği iddiası var. Kitapta Yaşar Sarıkaya’dan alınan şu değerlendirme bu tartışmaya bir bakış kazandırıyor: “Medreselerin çöküşü, bugüne kadar yazılanların ve söylenenlerin aksine, kendi sisteminden kaynaklanan bozuklukların değil, ideolojik, siyasal, zihinsel ve sosyal değişimlerin sonucudur.”

Medreselerden mekteplere, mekteplerden Darülfunûn’a, Darülfünûn’dan üniversiteye bir eğitim tarihi… Beylikten imparatorluğa, imparatorluktan Cumhuriyet’e, klasik dönemden meşrutiyete, meşrutiyetten Tanzimat’a, Tanzimat’tan modern eğitime… Evet, zor bir tarih Türk eğitim tarihi. İçinde birçok kırılma, birçok sorun… Modernleşme sıkıntıları, yabancı okullar, bu okulların müfredatı, okullarda ahlaki eğitim… Bütün bunlarla ilgili değişik değerlendirmeler, yorumlar… “Osmanlı Eğitim Mirası”, eğitim tartışmalarının derin ve çok boyutlu köklerine projektör tutan bir özelliğe sahip. Aynı zamanda, Türk modernleşmesinin serencamı hakkında ipuçları da veriyor.

Muaz Ergü yazdı

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2018, 15:47
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13