Klasik Bir Kişisel Gelişim Kitabı Değil Kafka'nın Böceği

Selçuk Alkan’ın ''Kafka’nın Böceği'' kitabı, klâsik kişisel gelişim kitaplarından sıkılanlar için okumaya değer bir çalışma. Bazen bir masalın efsunlu tütsüsüyle yol alırken bazen de bir destanın hoyrat seslenişini bulabilir okuyucu. Mustafa Uçurum yazdı.

Klasik Bir Kişisel Gelişim Kitabı Değil Kafka'nın Böceği

Selçuk Alkan’ın Kafka’nın Böceği adlı yeni kitabı “Olması gereken olacaksa, bir kelebeğin kanat çırpışı kâinatı titretir.” alt başlığı ile okuyucuya ulaşıyor. Selçuk Alkan, öğretmenlik ve birçok dergide editörlük, yayın koordinatörlüğü yapmış bir eğitimci. On dört kitaba imza atmış Alkan. Kitaplarındaki öğretici tema ön plana çıktığı için onu eğitimci sıfatıyla tanımlamak hiç de yanlış olmaz. Klâsik kişisel gelişim kitaplarının aksine kaynağını hakikatten alan, hakkaniyeti gözeten bir anlatımı var Kafka’nın Böceği’nin.

Kafka’nın, adının anıldığı her yerde akla ilk gelen çağrışım olan “Dönüşüm” adlı hikâyesi, okunmamış olsa da kulaktan dolma bilgilerle dahi olsa hakkında söz sahibi olunan bir hikâyedir. Fantastik bir dünyanın gizemini bize sunan Kafka, bir böceğin bakış açısıyla dünyayı temaşa eden bir eda ile anlatır hikâyesini.

Kafka’nın Dönüşüm hikâyesinde Gregor Samsa, bir gün böcek olarak uyanır ve sonunda bir böcek olarak ölür. Selçuk Alkan’ın kitabının merkezinde de bu hikâye var. Bu kez dönüşüm gerçekleşiyor ve tekrar insana dönüşen bir kahramanın hikâyesi karşılıyor bizi. Mitolojik bir anlatım var kitapta. Destansı bir dünyadan seslenen yazar, bir arayışın hikâyesini anlatıyor bize. Kitap, mesaj içeren temalarla ilerliyor. Sürekli vurgulanan ana tema, bir dönüşüme ihtiyacımızın olduğu.

Dönüşüm hakka, doğruya, alın terine, gayrete olduğu müddetçe kazanıyor insan

Yaşadığımız bu gidişin hayra alamet olmadığının aslında herkes farkında. Ne zaman ruhun dirilişine dair bir şeyler konuşulacak olsa, çürüyen hücrelerimizin bizi nasıl esir aldığından dem vuruyoruz. Büyük bir dönüşüm ve yeni bir başlangıç ihtiyacını dünya içten içe arzulasa da kimsenin harekete geçmek için gayret göstermediği bir zamandayız. Groger Samsa bu dönüşümü yaşıyor. Hepimizin beklediği, istediği ama bir türlü gerçekleştiremediği dönüşüm anlatılıyor kitapta. Güç insanın kendi içinde, inanç insanın tüm hücrelerinde gizli. Açığa çıkması için illâ ki Groger Samsa gibi bir değişim yaşamak gerekmiyor ama olacaksa da büyük bir değişim gelip bizi bir an önce yoklamalı. Dönüşüm hakka, doğruya, alın terine, gayrete olduğu müddetçe kazanıyor insan. Groger Samsa, ülkelerden ülkelere geçerken aradığı mutlak hakikatin farkına vararak yol alıyor.

Selçuk Alkan’ın kitabının öne çıkan tavrı, umut vaat eden bir tarzının olması. Felaket tellallığı yapmıyor Alkan. Masal şehirlerinde yol alan Groger Samsa Sabır Ülkesi’nde biliyor ki onu bir müjde karşılayabilir: “Sabır, sır perdesinin arkasındakileri gösterir insana…”

Okuyucunun kalbine girecek yolu bulmak

Kafka’nın Böceği, klâsik kişisel gelişim kitaplarından sıkılanlar için okumaya değer bir çalışma. Bazen bir masalın efsunlu tütsüsüyle yol alırken bazen de bir destanın hoyrat seslenişini bulabilir okuyucu. Mesaj açık: Güç insanın kendi iradesinde. Ne kadar dönüşüm olursa olsun insan yeter ki kendini bulmasını bilsin.

Akıcı bir üslup ve kendinden emin bir anlatımın hâkim olduğu kitap, Kafka’nın hikâyesinin sonuna benzer bir üslupla bitiyor ama bir farkla. Kafka’nın böceği insana dönüşemeden ölüyor, Selçuk Alkan’ın kahramanı Groger, “Çayları koy anne, geliyorum.” diyor: “Artık yepyeni bir hayat bekliyordu onu…” 

Selçuk Alkan, Kafka'nın Böceği, AZ Kitap Yayınları.

Mustafa Uçurum

Yayın Tarihi: 15 Haziran 2016 Çarşamba 14:27 Güncelleme Tarihi: 03 Ocak 2022, 10:08
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26