Kızları vurdu 28 Şubat, bizi teğet geçti

28 Şubat’ın yıldönümünde o zamanlarda çekilen sıkıntıları okuyabilmek için bir kitaba dikkatinizi çekiyoruz.

Kızları vurdu 28 Şubat, bizi teğet geçti

Zeynep, Neslihan, Canan, Esra, Ünzile ve daha bir çok 28 Şubat süreci mağdurlarının hikayelerini içinde barındıran Sibel Eraslan'ın Fil Yazıları kitabı baskısı tükenmiş ve henüz yenilenmemiş kitaplardan. Kitap özellikle eğitimlerini başörtüsü davası uğruna üniversiteyi bırakan birçok genç kızın hikayesini şairane bir akıcılıkla anlatıyor.Hepsinin hayallerinden ayrı ayrı bahsederken nasıl da önlerinin birden kesildiğini, hiç beklenmedik zamanda boşlukta kaldıklarını ve bunun getirdiği psikolojik bunalımları yalın haliyle bizlere anlatılıyor. 28 Şubat sürecinin eğitimle ilgili olan kısmı imam hatiplerin önünü kapatılabilmesi için yapılan düzenlemeler ve hiçbir yerde görünür olunmaması amacıyla üniversitede başörtünün yasaklanmasıyla sonuçlanıyor. Sonrası ise başörtülü kızların çözüm arayışları...

Alternatif üretme çabalarıSibel Eraslan

Kimi yurt dışına çıkmanın yolunu bularak orada devam etmiş eğitim hayatına kimi daha tam olarak ülkenin her yerine yasağın yayılmamış olmasından yararlanmak istemiş ve bilmem kaç kere sınava girmiş. Önce hukuk, oraya yasağın gelmesiyle eczacılık, burada da aynı sorunu yaşayınca tıp fakültesi... İnatla ve kararlılıkla devam... Kimi ise yapılan tartışmalar arasında başkaca çözüm yolları denemiş. Bununla birlikte hiç bir çıkar yol bulamayıp okulu bırakanlar, hayallerini ancak üniversiteye kadar taşıyabilenler ve sonrası boşluk, daimi çözümsüzlük hali... Eraslan'ın kitaptaki zarif yorumlarıyla ve hüzünle devam ediyor hikayeler... Hacer, Meryem, Asiye, Hatice ve elbette Fatma annelerimiz hatırlatılıyor sonra... Kur'an'daki kadınların hep hüzünle irtibatlandırıldığına dikkat çekiyor Sibel Eraslan.

İnsan odaklı bakış..

Devlet,asker,darbe gibi çokça politik tartışmalar arasında geçen ve konuşulmaya yeni yeni başlanan bu dönemin arkasına aslında hayatları en çok etkilenenler olması bakımından bir de onların gözünden bakılmalı, onların hikayeleri ve zamanında var olan hayalleri tekrar hatırlanmalı. Politik bakıştan ve insan odaklı olmayan tartışmalardan biraz uzaklaşıp, devlerin o resmi dilinden kurtularak tam da süreçten etkilenenleri okumak isteyen için çok yerinde bir kitap...

Anlamak için...

Her hikayeye ayrı ayrı çöken hüznü tamamen içselleştirmek gerekir onları anlamak için. Bu ağır dönemde okullarını bırakmak zorunda olmak, her şeyden Allah için vazgeçmek, direnmek... Zamanla direnişin yerini bizler için alışmak alsa da 'sanki hiç yokmuş ve olmamışlar gibi' davranmaktan olabildiğince kaçınmak için hikayelerin taze tutulması önemli. Ötekileştirilen ve hiç bir şeyin öznesi olarak kabul edilmeyen kızları anlamak zorunda olduğumuz gerçeğini kitapla bir kere daha algıladım.

28 Şubat sürecinin etkileri ne kadar daha sürer bilinmez ama bu kızların hayatında olan etkisinin silinemeyecek olduğu aşikar ve hal böyleyken zaten başkaca hesaplamalar teferruat.

Son sözü Eraslan'ın cümlelerine bırakırsak "gazetede, dergilerde, pankartlarda, duvarlarda, buğulu camlarda hep sizler yazılısınız. Ve belki levh-i mahfuzda da yazılıdır hikayeleriniz. Ve ben en çok o yazıya güveniyorum. Bütün hakkınızdaki ceza yazılarının mahvolacağı o gün, hikayeleriniz bir yakutun üzerine yazılarak Arş-ı Alaya çıkacak eminim..."

Şehbal Erenay o kızların hikayesini hatırlattı

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2019, 09:46
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
sena t.
sena t. - 7 yıl Önce

Ama şuanki durum o kızların hikayesinden çok daha vahim..Bunu sadece bu gğnle o günün iki fotoğraf karesinden bile anlayabiliyoruz..Hepimiz o bıraktıkları üniversitelerde hatta belki en prestijlilerinde okuyoruz ama o ruh nerede? Ya da o ruh çok azımızda. En azından bırakıp alternatif usullerle daha iyi bir ilim ya da eğitim alma fırsatı doğmuştur onlara.Ama şimdi okulu bırakacak caydırıcı bir sebep de yok ki mücadelenin farkına varabilelim.Yozlaşmasak ya da yozlaşmasalar şükür!

banner19

banner13