Kertenkele: okundukça çoğalıyor

Selçuk Küpçük, Kertenkele dergisini nin ilk 2010 sayısını inceledi ve bizlere önerdi..

Kertenkele: okundukça çoğalıyor

10910Okundukça çoğalan dergi

90’lı yılların bir özelliği de Anadolu’nun muhtelif yerlerinde ardı ardına çıkan edebiyat dergilerinin sayısında görülen artıştır. İkindiyazıları, Kırağı, Çerağ, Aşiyan, İpek Dili, Harman… birbirini takip eden ve biri kapanırken diğeri çıkışını yaparak hiç durmayan bir koşuyu devam ettirir gibi genç kuşak şair, yazarların mekanı olan bu dergiler aynı zamanda gelişen düşünce ikliminin, sorgulama mantığının belli bir seviyeyi yakalama çabasının da olduğunu gösteriyordu.

O yıllarda başlayan bu süreç hiç kuşkusuz bugün aramızda birçok önemli kitaplar ve dergiler çıkartan arkadaşlarımızın ilk adımlarını attıkları bir zaman dilimi idi.

Kertenkele edebiyat ve düşünce dergisi de bahsettiğim bu uzun koşuya 90’ların sonunda eklemlenen ve fasılalı zaman dilimleri ile yayınını bugünlere taşıyan ve içeriği, tasarımı, duruşu ile ciddiyetini her sayısında artırmaya devam eden bir yayın artık.

Müstakil olarak ileride Kertenkele’nin çıkışından, günümüze kadar olan ve önemli bir kısmına şahitlik ettiğim sürecini yazmayı istiyorum ama şimdilik elimdeki yeni çıkan sayısını tanıtmakla yetineceğim.

Ocak-Mart 2010 / 18. Sayısını çıkartan dergi kapağından Hasan Aycın deseni ile açılıyor. Son birkaç sayıdır Kertenkele, Aycın’ın desenlerini kapağına taşımaya başladı. Tabi Hasan Aycın çok önemli bir isim. Sıradan bir çizer olmadığı ortada. Eminim sevgili Aycın için dergiler özel dosyalar yapacak vs. Ya da yapılmalı.

Kertenkele’nin son yıllarda adından sıkça bahsedilmesinin belki de en önemli sebeplerinden birisi C. Ali Ahmet isminin dergide sürekli yayınlamış olduğu şiir incelemeleri. İlk kitabı çıkan şairler ve dergilerde yayınlanan şiirler üzerine poetik derinliği olan uzun yazılar, kuşkusuz ciddi bir emeğin ürünü olarak değerlendirilmeli. Benzer şeyi Fayrap dergisinin bir önceki sayısında da Ömer Yalçınova müstakil olarak Kertenkele dergisini incelediği yazısında belirtmişti.

Kertenkele’yi takip edilir kılan meselenin poetik metinler olması da ayrıca önemli. Yani içi boş polemik yazılarının, çok tanınan isimler üzerine dönüp dolaşıp aynı şeyleri söylemenin vs. dışında ciddi meseleler üzerine yoğunlaşan bir dergi olarak, artık kendisini ispatlayan Kertenkele, dergicilik tarihimize önemli bir sayfa açtı denilebilir.

10911C. Ali Ahmet yeni çıkan 18. sayıda Osman Konuk, Furkan Çalışkan ve Baki Ayhan T.’nin ilk şiir kitaplarını detaylı bir şekilde incelemiş. Tabi Ali Ahmet’in eleştirel bakışında objektif olmaya çalışan bir kaygının olduğunu da söylemek gerekli. Birçok derginin iç yapısı gereği mesela bazı isimler üzerine hiç metin yayınlanamaz iken Kertenkele’nin birbirinden farklı birçok isim üzerine Ahmet’in metinlerini yayınlaması da üzerinde konuşulmaya değerdir. Epey bir külliyata ulaşan bu yazıların da artık kitaplaşması gerekiyor sanırım.

Derginin önceki sayılarında da “zaman” meselesi üzerine felsefi metinler kaleme alan Mustafa Özdemir’in bu sayıdaki yazısı da okunmaya değer.

Birçok şair ve yazarı etkileyen önemli isimlerden birisi olan Pevase üzerine ise Orhan Tepebaş hem biyografik bilgilerin, hem de Pevase’nin “Yaşama Uğraşı” isimli günlüklerinin yer aldığı kitabını konu edindiği yazısı da ufuk açıcı.

10912İranlı Müslüman entelektüel Abdulkerim Suruş ülkemizin belli bir kesiminin tanıdığı ama bence düşünceleri dikkate alındığında düşünme eğilimi olan her kesimin okuması gereken bir değer. Tahir Karaç geçen sayıda yazarın “Kim Savaşım Verebilir” isimli çalışması üzerine kaleme aldığı metninin ikincisini yayınlamış bu sayıda. Tahir Karaç benim 90’ların sonunda çıkarmaya başladığım Kumyazıları adlı fanzin dergide ilk ürünlerini yayınlayan ve burada Ali Şeriati üzerine benim okumaktan büyük keyif aldığım önemli metinler yayınlamıştı. Daha sonra Van’da çıkan Bilge Adam dergisinde bu sürecine devam etti Karaç. Ve hatta geçtiğimiz aylarda Bilge Adam Yayınları tarafından denemeleri kitaplaştırıldı.

Kertenkele’de daha evvel Selim İleri’nin romancılığı üzerine önemli yazılar ortaya koyan Muhammet Hüküm bu sayıda geçtiğim yıl Elif Şafak’ın çok konuşulan “Aşk” isimli kitabı üzerine eleştirel bir yazı yayınlamış.

İsmine, yeni çıkmaya başlayan Ayraç isimli kitap eleştiri dergisinde rastladığım Aydın Hız’ın Kertenkele’de de derinlikli bir kitap inceleme metnine rastlamak beni epeyce şaşırttı. Oryantalizmin Kısa Tarihi (Yücel Bulut. Küre Yay.) üzerine bir inceleme yazan Hız, umarım derginin ilerleyen sayılarında da bu tür yazılarına devam eder.

Kertenkele salt bir edebiyat dergisi değil. Logosunda da belirttiği üzere düşünce merkezli bir yaklaşımı var. Bu çerçevede Şükrü Şen isimli genç bir yazarın “Teorinin Vazgeçilmezliği ve Siyaset” adlı kuramsal denemesi derginin düşünce boyutunu besleyen bir metin olarak ele alınabilir.

Sinema da Kertenkele’nin ilgi alanında. Geçtiğimiz sayılarda birkaç yazısı çıkan Muhsine Arzu Ayan yine böyle bir yazı ile katılıyor dergiye ve Güney Koreli Yönetmek Kim Ki Duk’un Rüya isimli filmini çözümlemeye çalışmış. Benim de çok severek izlediğim Güney Kore sineması üzerine ilgi çekici bir metin kaleme alan Ayan’ın ilerleyen sayılanda hangi filmleri izleyeceğini merakla bekliyorum.

Dergide yer alan iki öykü ise Osman Koca ve Dursun Ali Sazkaya’ya ait. Osman Koca birçok önemli dergide öyküleri yayınlanan yeni kuşak öykücülerimizden. Bu anlamda Kertenkele’yi önemseyerek hemen her sayı oraya bir öykü gönderme isteği derginin de algısı bakımından önemli.

Dursun Ali Sazkaya ise yine benim Kumyazıları sürecinde ilk ürünlerini yayınladığım bir şair/yazar. Bu sayıda kendi köyünden girişimci bir pastaneci olan Hemşinli Gerozi Dayı’nın merkez alındığı bir öyküsünü yayınlamış Sazkaya. Orijinal Laz kültürü üzerine ayrıca önemli folklorik bilgilerin de yer aldığı öyküsünün umarım devamı gelir ve başkaca metinlerini de okuruz yazarın.

10913Kertenkele’nin 18. sayısının şairleri ise şunlar : Muammer Yavaş, Onur Bayrak, Bülent Keçeli, Murat Tuzcu, Ezra Cenker . Bu sayının en ilginç metni ise henüz 5. sınıf öğrencileri olan Nezihanur Kaptı ile Zeynep Oruk’un ortak yazdıkları bir şiir olsa gerek. “Tehlikeli Yol” ismini taşıyan şiiri dergi takibederi herkesin okumasını dilerim.

Ben de bu sayıda Edebiyat ve Eleştiri Yayınları arasında yeni kitabı çıkan şair Şinasi Tepe’nin “Sivri Dilli Rüzgar”ını incelemeye çalıştım.

Kertenkele üç ayda bir çıkıyor. Abone bedeli 20 TL. Yazışmak için : [email protected] Telefon numarası ise 505 573 32 71

 

Selçuk Küpçük, önerdi

 

Selçuk Küpçük Fotoğrafı: Said Ercan

Yayın Tarihi: 23 Ocak 2010 Cumartesi 15:00 Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2010, 14:24
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
gülizz
gülizz - 11 yıl Önce

kertenkele uzun zamandır takip ettiğim çok kaliteli bir dergi ishak koç beğendiğim yazarlar arasında uzun soluklu olması temennisiyle...

Nesrin Alp
Nesrin Alp - 11 yıl Önce

Kertenkele'nin ilk sayısından kitap boyutu alışı ve daha sonra başka bir boyut kazanarak biraz daha ebat bazında büyümesi(içeriği tenzih ederim) ilk sayısından 18.sayısına kadar inceleyen biri olarak beni biraz şaşırtıyor.İlk sayısından bu sayısına gelene kadar eski sayılarında ismi olan yazarlar sürekli kadrodan çıkarılıyor/çıkartılıyor/çıkıyor...Eski yazarlardan olan bir kaç dikkat çeken isim neden artık yazmıyor bunu merak ediyorum.

nihLLL
nihLLL - 11 yıl Önce

KERTENKELE DERGİSİNİ BÜYÜK BİR İLGİYLE TAKİP EDİYORUM.C.ALİ.AHMET'İN YAZILARINI COK BEGENIYORUM VE DERGIDE ONEMLİ BİR İSİM OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

bir dost
bir dost - 11 yıl Önce

kertenkele'nin eski yazarları şimdi nerededir, bir bakmak lazım. mesela mustafa köneçoğlu? şimdi merkezde bir yerde (dergah'ta) yazıyor sanırım. mesela fatih çodur, o da merkezde galiba. mustafa ijaz ise hiçbir yerde şimdi. merkezin çekim gücü galip gelmiş de olabilir? kadrodan çıkarma gibi bir şey olabileceğini düşünmüyorum. belki de geçim derdine düşenler olabilir? ya da edebiyattan kopanlar. bakmak lazım yani. ama şu bir gerçek: kertenkele eskisinden daha güçlü duruyor bugün.

Nesrin Alp
Nesrin Alp - 11 yıl Önce

Kertenkele'nin yazarlarından Fatih Çodur kalemi çok kuvvetli bir yazar.18.sayıyı ele alıp baktığımda Niğde'nin güzel açmış bir gününde isminin hala orada durduğunu görmekteyim Yayın Kurulunda...Köneçoğlu evet yok ve daha önce belirttiğim gibi 1.sayıdan bu güne kadar kimler gelmiş kimler geçmiş diyebilmekteyim.Geçim derdine kim düşmemiş ki zaten değil mi?
Kertenkele'nin eskisinden daha güçlü durduğu da aşikar zaten.
Başarılarınızın devamını dilerim.

bir dost
bir dost - 11 yıl Önce

sayın nesrin alp. niğde'de kertenkele'yi ilk sayıdan itibaren takip eden duyduğum ilk okur sizsiniz. böyle 50 sağlam okur kertenkele'nin yaşamı için yeterli olacaktır. her derginin 50 sağlam okuru onları ayakta tutar diye düşünüyorum. bu meyanda sizi takdir, tebrik ederim. dünyabizimi de böyle sizler gibi sıkı okurların varlığından haberdar ettiği için tebrik etmek lazım. Allah dünyabizim ve ona omuz verenlerden razı olsun

yahya ve seza
yahya ve seza - 11 yıl Önce

kendine özgü yorumlarıyla kertenkele'ye ivme kazandırdı bu yazar. bir sonraki yazısını merakla bekliyoruz.

banner26