banner17

Kendine doğma sancıları

Nefs psikolojisi hastalığın ruha değil nefse ait olduğunu söylüyor. Dolayısıyla annelikle ilgili yaşanan problemlerde ruhun değil nefsin problemleridir diyor Berin Tuncel, "Kendine Doğmak" kitabında. Sumeyra Çelebi yazdı.

Kendine doğma sancıları

Berin Tuncel’i ilk olarak Diyanet TV’de “Şimdi Ne Yapmalı?” programına konuk olduğunda gördüm. Sakin, bilgi içerikli ve akıcı bir konuşması vardı. Program esnasında, kendisinin taze çıkmış bir kitabı olduğunu duyunca kitabın peşine düştüm. Kolay olmamakla birlikte buldum kitabı. Ön bilgim olmaksızın rafta görsem beni almaya itecek bir kapağa sahip değildi. İçindeki annelikten özgürlüğe doğan bir kadın resmedilmişti ama kapak, ayakları yere basan bir kanatlanıştan ziyade kendini yüksek bir yerden bırakıvermiş, her şeyi arkasında koymuşçasına bir gidiş intibâı uyandırıyordu.

Annelik En Güzel Delilik”, “Başlarım Şimdi Anneliğine”, “Manyak Anne” bunlar annelikle ilgili sosyal medya hesabı olup sonradan kitap çıkaran bazı annelerin yazdıkları kitapların isimleri. Üçünün de ortak noktası -içeriklerinden bağımsız olarak- anneliğin akıl sağlığını zorlayan, çileden çıkaran bir yanı olduğunu vurgulayan isimlere sahip olması.

Sanal annelik

Bir yandan “ay yeter yoruldum ben de insanım!” diyen yukarıda bahsi geçen itirafçı anneler varken öte yandan sürekli çocuklarıyla nasıl da güzel vakit geçirdiğini ne de mutlu olduklarını anlatan yaşam dolu anne sayfaları mevcut. Tuncel, annelik deneyiminin önündeki en büyük tehlikelerden birinin bu sanal anneler olduğu vurgusunu yapıyor. Değerler eğitimi hususunda rehberlik yapan bir sanal annenin sayfasındaki “x hanım ne kadar da iyi bir annesiniz keşke sizin gibi olsaydım ya da hiç anne olmasaydım!” şeklindeki iç acıtıcı bir yorum tam olarak bu tehlikenin küçük bir örneği olarak canlanıyor zihnimde.

Tuncel Kendine Doğmak kitabında, gecelerin uykusuzluğu, annenin hormonları, çevrenin farkında olmadan anneyi yıpratışı, annenin hayat düzeninin ve buna bağlı olarak psikolojisinin tamamen değişmesi durumunu, yani herkesin durmaksızın vurguladığı, söylendiği bu durumları psikoterapist kimliği eşliğinde aklıselim olarak ele alıyor. Mustafa Merter’in öğrencisi olan Tuncel, hocasının geliştirdiği bir ekol olan nefs psikolojisi gözüyle bakıyor anneliğe.

Nefs psikolojisi hastalığın ruha değil nefse ait olduğunu söylüyor. Dolayısıyla annelikle ilgili yaşanan problemlerde ruhun değil nefsin problemleri oluyor diyor yazar. Annelerin yaşadığı bunalımın temelinde de değişime direnişin olduğu tespiti yapılıyor. Hayata gözlerini açan yeni bir insanın mutluluğu, keyfi de olsun ama eskisi gibi uyuyabileyim, gezmelerim, etkinliklerim, görünüşüm, çevrem, beslenme alışkanlıklarım devam etsin isteyen anneler kendilerini bebeğe adapte etmek yerine onu kendine adapte etme savaşı verdiği için bu sıkıntılar yaşanıyor. Oysa tüm bunların anne olan kadın için de büyük bir fırsat olduğunu, bu doğuşun vesilesi olarak seçilişin başka manevi doğumlara vesile olabileceğini savunuyor.

Sakin olun…

Performans sergilemekten ve sergileyenlerden, paylaşım yapıp takdir toplamaya çalışmaktan, akıl öğretenlerden, eleştirenlerden, etkinlik yarışlarından, yetersizlik hissinden, bebeğin fıtratıyla savaşmaktan yorulmuş annelere “durun, bir sakinleşin, gelin bir çay içelim” diyor adeta.

“Okurlarımın, anne olduktan sonra yaşadıklarının kaynaklarını fark etmelerini umarak kaleme aldığım kitabım boyunca soruların ve baş edilmesi güç duyguların, varoluşumuzun ‘doğal’ bir parçası olduğunun kabul edilmesinin önemine değinmeye çalıştım” diye amacını anlatmış Tuncel.

Kitabı okurken iyi yazılmış bir tez okuyormuş gibi hissediliyor ağırlıkla ancak ara ara kitapla eş zamanlı akan bir hikâye yerleştirilmiş ve yine aralara serpiştirilmiş olan Tuncel’in danışanlarına ait örnek olaylar akışı zedelemiş. Kitabın türü konusunda bir belirsizliğe sebep olan bu durum aynı zamanda hikâye ve olayların kurgusu yönündeki zayıflıktan da kaynaklanmakta.

Kurgu olan kısım istisna, Berin Tuncel’in kaleminden çıkan bu kitap önemli bir boşluğu doldurup son derece doğal ve özel olan annelik makamıyla tanıştırıyor okuyucuyu tekrar. Zorlamadan, yıpranmadan, yıpratmadan, gülerek ve ağlayarak, tüm halleriyle…

R. Berin Tuncel, Kendine Doğmak: İçimizdeki Anneden Özgürlüğe Yolculuk, Tutikitap, İstanbul, 2018.

Sumeyra Çelebi

                                                                            

Güncelleme Tarihi: 11 Şubat 2019, 11:33
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20