banner17

Kendi edebiyatımızı, aslî kitaplarımızı okumalıyız

Nuri Pakdil, 'Biat II' isimli kitabında, 1923 devrimini, öncesini, sonrasını ve acı yansımalarını sorguluyor. Ecdadının izinden gitmek hususunu, görevi devralan bir Hakikat Eri olarak omuzluyor, nesle aktarıyor. Özge Sena Bigeç yazdı.

Kendi edebiyatımızı, aslî kitaplarımızı okumalıyız

Lûgatlarımızı düşünürken ve zihnimin bir kenarında Devellioğlu, Şemsettin Sami, Muallim Naci’nin lûgatları kendilerini hatırlatırken, sahafiye odamızı ziyaret ettim. Nuri Pakdil’in 1972 basımlı Biat II isimli kitabı gözüme ilişti. Herhangi bir sayfasını açıp kitapla tanışmak istediğimde, Muallim Naci’ye dair yazmış olduğu mısralarla karşılaştım. “Kimdir Muallim Naci?” diye soruyordu Pakdil. Eskilerin okunması ve tanınması derdini yazıyordu. Zira kadîmiyet bilinmedikçe idrâkiyet nasîb olmayacak, kayyûmiyet sağlanamayacaktı. “Çok şeyler yitireceğimiz bir yana” diyordu, “günümüz edebiyatını da anlayamayız böyle düşünürsek. Ulusların edebiyatları ulalıdır birbirlerine.”

Nuri Bey, Muallim Naci’yi ilgiyle okuduğunu, üstünde uzun uzun düşündüğünü belirtiyordu bu değinisinde. Abdullah Uçman’ın Muallim Naci kitabı Nuri Bey’i mesrur etmiş, kitabında bu özenli çalışmanın önemine yer vermişti. Abdullah Bey, Muallim Naci’ye dair yaptığı çalışmaların sebebini şöyle açıklıyordu: “Öncelikle, Tanzimat’la başlayan bütünüyle Batılılaşmacı yeni edebiyatımız içinde Naci’nin tek başına ayak diremesini bilen namuslu, Müslüman kişiliğinin öteden beri beni kendine çekmekte olduğunu söyleyebilirim. Sonra, galiba bundan olacak, onun, en basitinden bugünkü okul kitaplarında üstünde durulmayışı, yeni harflerle hemen tek kitabının yayımlanmamış olması, onu gereği gibi tanıyabilme imkanından yoksun oluşumuz, edebiyatımız içindeki yerinin henüz belirlenmemesi v.b. şeyleri sıralayabilirim.”

Kendi edebiyatımızı, aslî kitaplarımızı okumalıyız

Bir değirmendir hayat, canların birbirine su taşıdığı. Nâci’nin Uçman’a, Uçman’ın Pakdil’e, Pakdil’in bizlere, bizlerin emaneti kuşanan herkese… Nasibsizler kadim yazımızı devirseler de hakikat’in harflerine ve akışına karşı duramayacaklardı. Bugün kendisine verilen sığ bilgilerle yetinmeyen, aramaya devam eden nesil varsa bu onun bürhanıdır ancak.

Nuri Bey, kısa kısa fikir değinilerini sunduğu Biat II kitabında, kadim ilmimizin önemine yer veriyor, ısrarla kendi edebiyatımızı, aslî kitaplarımızı okumamızı, bunlar okunmadığı ve bilinmediği takdirde kendi sesimizi ve sözümüzü oluşturamayacağımızı belirtiyordu. Kitabın isminin “Biat” olması da, söz ile yapılan kutsal antlaşmayı hatırlatıyordu okura.

Edebiyatın Damarları” ile başlayan Biat II’deki yazılar, “Nereye Baksanız Çiçekler Bitiverir”, “Halk Sevgisinin Yüce Erdemi”, “’Ağır Ceza”, “Şiirin Dayanma Gücü”, “Şiirimiz Gelenekten Ne Zaman Koptu”, “Gök Yarıldığı Zaman, “İçimizin Derinliklerine İnen Yollar” gibi düşünsel başlıklar taşıyor. Kimi zaman “El-Aksa”ya uzanıyor Pakdil, Filistin’i yazıyor, emperyalizme kızıyor. Şiirin kanatlarında yunarken, Yunus’un tanrıtanımaz yazarlar arasındaki berraklığı ve şeffafiyetini “Yunus Emre, halkın içine değil, insanın içine girmişti” ifadeleri ile açıklıyordu.

"Bu toprağı kalbinden tutmalı"

Batı’nın elindeki bâtıllarla ulusumuzu kendi içinde ve diğer uluslarla yabancılaştırma sürecini de işliyor Nuri Bey ve soruyor: “Petrol mü daha güçlü, edebiyat mı?” Cevaplıyor: “Edebiyatın damarları petrolünkilerden daha derinlerdedir.”

Bir Kaza” diyor diğer yazısında, şiirin deminde yaşayıp kaza sonucu vefat eden Halis Altındağ’ı anıyor. Ölümle tanıştırıyor okurunu. Genç Halis’in kalbini açıyor bize: “Dağ bölünmüş ortasından/ bin yılım gömülü”, “Bu toprağı kalbinden tutmalı”, “Kaçıncı mevsim bu örtünen/ yağmura giymeliyim ölümümü/ örtün bana ölümümü eskimeyen örtün.”

Yaratıcıya olan ve olması gereken sevginin ve bağlılığın aklen ve kalben irdelendiği kitapta, insanlarla kuracağı bağın Tanrı’yla olan Yüce Bağ’a yolculuk olduğunu da ifade ediyor Pakdil. Hatta insanı alıp, mezardan kalkacağı O Büyük Gün’e götürüyor. Ayetlerde gezdiriyor, kardeşliği hatırlatıyor, kalleşliğe kızıyor. Yokluktan gelen insanın acziyet hakikatleri adeta Nuri Bey’in satırlarının nabzında atıyor. Her bir yazı, derin bir araştırmanın, keskin bir gözlemin verimli mahsulü olarak karşımıza çıkıyor.

1923 devriminin de açık bir şekilde sorgulandığı ve yargılandığı ve karara bağlandığı bu kitapta biatınızı hatırlayacak, dahası Hak’la olan biatınızı yenileyeceksiniz.

Özge Sena Bigeç okudu, sorguladı, yazdı

Güncelleme Tarihi: 10 Aralık 2018, 14:49
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdülmecit Karaaslan
Abdülmecit Karaaslan - 3 yıl Önce

Yazarımızın Biat-I diye kitabı da mı var önce niçin Biat-2 bilen var mı?

abdülmecit karaslan
abdülmecit karaslan - 3 yıl Önce

Bu soruyu sormamın gayesi bazen bu tür numaralandırma sonucu bir yazarın birinci kitabını arıyorum. ama esamisi yok. heralde şöyle düşünüyorum: bu kitabı acilen daha öncelikli gördü yayınladı ama kendine göre asıl yayınlanması gereken birinci bir kitap daha var ama henüz bitmediği için onu yayınlamadı ve böylece yayınlanmayınca II var I yok oluyor.

banner19

banner13

banner20