Kelimelerle çizdi gördüğü her bir şehrin resmini

Beşir Ayvazoğlu, İstanbul, Bursa, Safranbolu, Mısır, Balkanlar ve Orta Asya’yı ihtiva eden geniş bir coğrafyadan güzel olan hatıraları aktarıyor 'Şehir Fotoğrafları' adlı kitabıyla. İsmail Özcan yazdı.

Kelimelerle çizdi gördüğü her bir şehrin resmini

İnsanın içgüdüsel bir davranışıdır güzel olan hatıraları eleyip süzerek çıkarması hafızasının derinliklerinden. Güzel olanı anımsamak, onu yaşatmak ister daima aklında ve gönlünde. Beşir Ayvazoğlu da İstanbul, Bursa, Safranbolu, Mısır, Balkanlar ve Orta Asya’yı ihtiva eden geniş bir coğrafyadan güzel olan hatıraları aktarıyor Şehir Fotoğrafları adlı kitabıyla.

Yalnızca kendi anımsadıklarıyla sınırlandırmadığı, toplumsal hafızanın da derinlerine doğru indiği bir çalışma bu kitap. Kelimeleriyle, anlatımıyla gerçekten de insanın zihninde şehirlerin ve bununla birlikte dönemlerin ve insanların fotoğraflarını canlandırmayı başarıyor. En yoğun biçimde üzerinde durduğu şehir ise İstanbul. İstanbul’un tarihine, günümüze kadarki süreçte yaşadığı değişime ve buradan hareketle insanın da değişimine dair izlenimlerini belirtiyor Ayvazoğlu. Bu yönüyle Şehir Fotoğrafları, yakın tarih sosyolojisi de diyebileceğimiz bir kitap.

Gezginleri dilsiz bırakan şehir, bugün “o” dizeleri yazdıramaz

Oryantalistlerin Osmanlı’ya, Türkiye’ye, Türk şehirlerine ve insanına bakış açısı malum. Yazıp çizdikleriyle, hiç gelip görmemiş olsalar dahi buralara dair anlattıklarıyla bu toprakları görmeden birbirlerine gösteriyorlar desek yeridir. Avrupa, Türklerin barbarlığı, cahilliği, geriliği ile ilgili söylemlerle doludur. Avrupa’nın gezginlerinden ve gözlemcilerinden Norveçli yazar Knut Hamsun da bu söylemlerden fazlasıyla nasibini almış, zihnini doldurmuş bir halde İstanbul’a ayak basar. Ancak gördüğü İstanbul, duyduğu, dinlediği İstanbul’u o anda hafızasından koparıp atar. Göreceği ve tanıyacağı Türk insanının da zihnindeki Türk insanına muamelesi aynı olacaktır.

Gezisi ve gözlemlerinin ardından yazdıklarıyla bu defa çuvaldızı kendine, bir bakıma Avrupa’daki bu zihniyete batırır. Notlarından bazıları şu şekilde: “Yoksa biz Türkiye’de değil miyiz? Ben otuz senedir iflasın eşiğindeki bir ülkeye dair yazılar okuyorum. Hâlbuki vapur, bağlık bahçelik küçük şehirlerin ve güllerin parıltısıyla gözümüzü alan bir masal dünyasında yol alıyor.” “Bizim gibi turistler onu niçin alakadar etsin ki? Biz Garplılar, barbarlar onu niçin alakadar etsin ki?” “Düşünüyorum da Hristiyanlık birden fazla kadınla evlenmeye izin vermiş olsaydı, Avrupa orta sınıfı nasıl davranırdı? Ve nasıl bir hafif meşreplik hüküm sürerdi evlerde, sokaklarda!”

Beşir Ayvazoğlu, Knut Hamsun’un zihnindeki otuz yıllık birikimi kısa süreli bir gezi ve gözlem sonunda yerle bir eden İstanbul’un bugünden maalesef fazlasıyla uzak olduğunu söylüyor. Özellikle Cumhuriyet'le birlikte girişilen modernleşme çabaları, insanın değişimi, zihniyetin değişimi ve yüklenmeye çalışılan ideolojilerin sonucu olarak İstanbul bugün bambaşka bir çehreye sahiptir. Beşir Ayvazoğlu, “bugünün İstanbul’u Cahit Sıtkı, Orhan Veli, Asaf Halet ve Ziya Osman gibi isimlere o dizeleri yazdıramaz” diyor.

İlerleyemeyişimizden dedelerimizi sorumlu tuttuk

Cumhuriyet'in ilk yıllarından beri modernleşmeye verilen önem malum. Ancak Beşir Ayvazoğlu’nun da belirttiği üzere yapılan en büyük hata şu ki; Avrupa’yı yakından tanıyan ilk Türk aydınları gelişmişliğin dinamiklerini değil sonuçlarını gördüler ve sadece sonuçlarını ithal etmek istediler. Ancak hesaba katmadıkları nokta Avrupa’daki gelişmişliğin bir sürecin ürünü olduğuydu. İş böyle olunca buldukları çare eski olandan, bize ait olandan kurtulmak olmuştu. Bütünüyle Avrupa şehirlerine benzemek, onların dinlediği müziği dinlemek, onların tarihlerine vakıf olmak olmuştu.

Beşir Ayvazoğlu, Bursa'da Muradiye Külliyesi’ni gezdiği sırada gördüğü bir uyarı levhasından yola çıkarak bu durumu gözler önüne seriyor. Ayvazoğlu, levhada hem Türkçe hem İngilizce olmak üzere “Arkeoloji müzesini ziyaret ediniz.” yazısını görür. Ancak özellikle gittiği ve Roma, Bizans ve Helen kültürlerine ait birçok kalıntı ile karşılaştığı Arkeoloji Müzesi'nde ise Muradiye Külliyesi’ne davet eden bir yazı gözüne ilişmez. Beşir Ayvazoğlu’nun buradaki tespiti, çağdaş bir medeniyet olamayışımızın sorumlusunun kendi tarihimiz, kendi atalarımız olarak lanse ettirildiğidir.

Geniş bir coğrafyanın fotoğrafları

Beşir Ayvazoğlu’nun kelimeleri ve anlatımıyla aktardığı fotoğraflara konu olan şehirler sadece Türk şehirleri değil. Geniş bir coğrafyada bulunan şehirlerin, insanların, savaşlar, kazanılan bağımsızlıklar sonucu değişen çehrelerin fotoğraflarını aktarıyor. Oryantalizmin gözbebeği dediği Mısır’da Osmanlı izlerini, Türk kültürünü ve Mısır’ın yeni yüzünü; Balkanlar’ın Bosna’sında, Travnik’inde, Üsküp’ünde, Zenitsa’sında yüzyıllar süren Türk hâkimiyetinin silinmeyen izlerini aktarıyor. Bununla birlikte savaşlardan yorgun düşmüş, acı çekmiş; yapılan baskılar ve gördükleri eziyetler sonun göçe icbar edilen Balkan halklarının vaziyetlerine dikkat çekiyor. Yeniden yaratılmak zorunda kalınan şehirlerin de fotoğraflarını gösteriyor. Ardından Türkistan’a, Türklerin ata yurduna, Orta Asya’ya el veriyor. SSCB yönetiminden, baskısından, dayatmasından yeni kurtulan ülkelerin kendilerine gelme, özerini hatırlama çabalarına şahitlik ediyor. Yeniden canlanan Türkiye-Orta Asya ilişkilerine değiniyor. El-Camiu’s-Sahih’in müellifi Buharî’yi, felsefe tarihinin “muallim-i sani”si Farabî’yi, Bahaeddin Nakşibendî’yi Mevlânâ’yı, Emir Sultan’ı, Uluğ Bey’i, Ali Şir Nevaî’yi, Ali Kuşçu’yu… Hasılı sayısız sufîyi, âlimi, şairi, yazarı, filozofu yetiştiren coğrafyanın derin şehirlerine bir gezintiye çıkarıyor.

Beşir Ayvazoğlu, değindiği geniş coğrafyada kültürel, siyasi değişimlerle yakın tarih sosyolojisi diyebileceğimiz bir kitap hazırlamış. Bununla birlikte mimari, şehircilik ve kültürel hareketliliklerin ve birikimlerin incelendiği bir çalışma oluşturmuş. Bu yazıda kendimce kayda değer bulduğum noktaları sizlere aktarmaya çalıştım. Çünkü Şehir Fotoğrafları bu yazıya sığdıramayacağım enginlikte…

İsmail Özcan yazdı

Güncelleme Tarihi: 17 Aralık 2018, 15:28
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26