Kasvet denizinde bir Ahraz

Deniz Gezgin’in Ahraz’ı sanki Hasan Ali Toptaş’ın Ziya'sı ile aynı kaderde birleşir. Çocuk yaşlarında üstelik iradeleri dışında öldürdükleri hayvanların bir ömür yasını tutacak kadar naiftirler. Sümeyra Çelebi yazdı

Kasvet denizinde bir Ahraz

Yazarından okuduğum ilk kitap olan Ahraz, deniz betimlemeleri ile başladı.  3. sayfada, başında ‘deniz’ sonunda ‘gezgin’ geçen bir cümleyi fark ettim. Yazarın kendisine bir hoşluk yapmış olması ve bunun muhtemelen pek çok okuyucunun gözünden kaçmış olmasına rağmen benim dikkatimi çekmesi hoşuma gitmedi değil. Okuyucu egosu... Lakin sayfalar ilerledikçe denizin tasvirleri değil ama ‘deniz’ kelimesinin kendisi boğmaya başladı. Merak ettiğim için başa dönüp ilk 20 sayfadaki deniz kelimelerini saydım ve yaklaşık 30 nokta koydum kitaba. Sonraki bölümlerde de aynı kelime yoğun olarak kullanılsa da kitabın kelime haznesine kıyasla ilk bölümdeki kadar abartılı değildi neyse ki.

Adile’nin hikayesi ya da hikayesizliği ile başlıyor kitap. Gittikçe yoklaşan, yok olmak için adeta elinden geleni yapan,  doğuştan bir öteki olan, Adile... Ahraz İsrafil ise annesinin aksine her şeye rağmen var olunabileceğini, insanın içinde ve dahi dışında onu hayata bağlayacak keşfedilmeyi bekleyen cevherler olduğunu çocuk yaşında fark etmiş bir karakter.Kahramanların kaderi

Okumak yolculuğu büyüleyici bir serüven. Aralarında belki on yıllar olan, coğrafyaları farklı, dilleri farklı ama kaderleri mizaçları benzer insanlar bir karede toplaşıveriyor hayal aleminde.

Deniz Gezgin’in Ahraz’ı sanki Hasan Ali Toptaş’ın Ziya'sı ile aynı kaderde birleşir. Çocuk yaşlarında üstelik iradeleri dışında öldürdükleri hayvanların bir ömür yasını tutacak kadar naiftirler.

Ziya,  Ahraz ve Gorki farklı zamanlarda aynı hoyratça taşlamalarla çıkmak zorunda kalırlar,  bir türlü kabul edilmedikleri beldelerden.

Acaba kötülerin içlerinden attıkları bu iyilerin yolu, kitapların sonlarından sonra bir yerlerde kesişmiş midir, birlikte oturup dünyanın kötülüğüne karşı okkalıca susmuşlar mıdır?

Romanın kahramanları

Adile ile başlayan roman yavaşça objektifini İsrafil'e çevirir. Okuyucu ona alışmış “Eee” diyecekken Yusuf çıkagelir, “Peki sonra?” diyecekken papaz yanında Marika’yla, Ahraz'ın dünyasına katılır. Hayatının en güzel şarkısını dinletir Marika Ahraz’a. Görevini tamamlayıp gitmişken baba kız, Zehra gelir kapanış için. Tempo düştükçe yeni eklenen bir karakterle diri tutulmaya çalışılır hikaye.

Kitabın pek çok mite göndermeler yaptığı hissedilmekle birlikte detaylara vakıf olunmadığı için hepsini tespit etmek fazla mümkün olmuyor.

Tüm bunların dışında sadece bir kurgu olarak akıcı ilerleyen kitapta karakterler kendisiyle empati yapmakta hatta sadece varlıklarını bile zihinde canlandırmakta zorlanılan, gerçeklikten uzak karakterler.

Kitap, ruh karartan bir kapağa sahip, kapağı çevirip içeri girince de farklı bir atmosferle karşılaşmıyoruz. Doğum sahnesi, ardından ‘aynı kandan iki çıplak beden ‘ diye başlayan cümleyle babasıyla Adile arasında çocuk yasta rahatsız edici bir ilişki olduğuna dair bir ima, içinde yaşanılan harabe, Adile’yi insan olarak bile hayal etmeyi zorlaştıracak tasvirler... Kitabın ortalarında, içinde güzellik, neşe de barındıran daha ölçülü bir karamsarlığa rağmen burada da iki çocuğa yaşatılan romantik(!) sahneler her ne kadar hoş sunulmaya çalışılsa da rahatsız etmeye devam ediyor. Hele bir de finaldeki Zehra ve İsrafil sahnesi sinemada olsa filmi bırakıp çıkmalık iticilikteki bir veda oluyor...

Yazar belli ki fazla rahat olan günümüz insanını rahatsız etmek istemiş. Hoş, derdi olan kitaplar rahatsız eder ve bir ölçüde etmelidir de. Ancak yazar fazlasıyla yoğun bir şekilde yapmış bunu.

Kitabın finalindeki, hiç bir eğitim almayan, okumayı öğrenmemiş İsrafil'e annesinin adı okutularak yapılan kapanış ise kafa karıştırıcı. Yazar böyle büyük bir mantık hatası yapmış olamaz diye düşünerek okuyucunun anlamadığı bir detayla son bulduğunu umuyorum kitabın.

*

Ahraz, uykuda olduğumuzun farkında olduğumuz ama gördüğümüz kabustan sıyrılmak, kurtulmak için biran önce uyanmayı isteyişimiz gibi, kurtulmak için hızla okunan bir kitap.

Deniz Gezgin, Ahraz, Sel yayıncılık, 4.baskı 2019.

Sümeyra Çelebi

Güncelleme Tarihi: 11 Haziran 2019, 18:18
YORUM EKLE

banner19

banner13