Kastamonu'nun hamisi idi

Halvetilerin Şabaniyye kolunun kurucusu Şaban-ı Veli Hz.lerinin menkıbeleri derlendi.

Kastamonu'nun hamisi idi

 

Menkıbe, ‘övülecek güzel iş’ manasında bir kelimedir. Kültürümüzde başta peygamber efendilerimizin, hülefa-i raşidinin, ashab-ı güzinin, tabiin ve etbau tabiinin ve evliya-i kiram hazeratının keremli hayatlarından günümüze ulaşan harikuladelikler vesikalarıdır menkıbeler.

Zengin kültürümüzde, bilenlere malum olduğu üzere, birçok menakıbname derlenmiştir. Molla Cami’nin Sevahidün Nübüvve’si, Hz.Peygamber’den başlayarak dört halife ve on iki imamın menkıbelerinin derlendiği gözde eserlerdendir. Şemsüddin-i Sivasi Hazretlerinin dört halife efendilerimizin menkıbelerini derlediği Menakıb-ı Çehar Yar-i Güzin’i ve diğer birçoğu hemence zihnimizde belirecektir.Şaban-ı Veli Hz.leri Menkıbeler

Orijinal nüshası asitaneden çalınmış

Bu gibi birçok örneği bulunan menakıbnamelerden biri de Halveti Tarikatının Şabaniyye Kolunun müessisi, Hz. Pir Şaban-ı Veli’nin menakıbnamesidir. Kendisinden sonraki beşinci postnişin Ömer Fuadi’nin derlediği menakıbnamenin muhtasarını Nefes Yayınları 2011 yılında bastı. Şeyh Ömer Fuadi şerh, tercüme ve bir de divan olmak üzere 20 kadar eser bırakan bir yazardır aynı zamanda. Sadeleştirmesini Muhammed Bedirhan’ın yaptığı eserin orijinal nüshasının, Kastamonu’daki asitaneden çalındığı söylenmekte. Ömer Fuadi’nin muhtasar olarak hazırladığı mevzubahis menakıbname de zaman zaman meraklıları eserin asitanedeki geniş versiyonuna yönlendiriyor.

Yalnızca bir derleme değil

Eseri beş bölüme ayıran Ömer Fuadi; ilk bölümde gerçek velinin kim olduğunun bilinmesi ve hepsinin keramet göstermesinin gerekip gerekmediğini açıklar. İkinci bölümde Şaban-ı Veli Hazretlerinin silsilesini anlatır. Üçüncü bölüm Hz. Pir Şaban-ı Veli’yle müjdelenen Seyyid Sünneti Efendi’nin menkıbeleri hakkındadır. Dördüncü bölümde Hz. Pir’in menkıbeleri ve kerametlerini işler ve beşinci bölümdeyse Şaban-ı Veli Hazretlerinin kendisine kadarki dört halifesinin menkıbelerini, beyitler ve yer yer nutuklarla süsleyerek okunası bir eser tertipler. Eserin genelinde akıcı bir üslup kullanan Fuadi, gerekli gördüğü kısımları layihalarla açıklar. Yalnızca menkıbe derlemesi olmayıp nasihat ve derslerle zenginleştirilen eserin bu yönü ayrı bir güzelliği.

Bize bir çoban lazım

Hz.Pir Şaban-ı Veli’nin ictihad ettiği tarikatı bu gün Anadolu, Balkanlar, Kuzey Afrika, Arap Dünyası ve Güney Asya’da halen faal olarak yaşamaktadır. Şaban-ı Veli Hazretleri diğer gerçek Allah erleri gibi Muhammedî şeraitten asla taviz vermemiş ve dervişlerine de bunu salık vermiştir.

Kitaptaki mezkur menkıbelerinden biri şöyle: Hz. Pir, Bolu’dan, şeyhinden hilafetle daha sonra kendi tekkesini bina edeceği Kastamonu’ya gönderilir. Şehre varır ve Cemal Ağa mescidine gider. Kendi vahdet köşesinde Allah’ın zikri ve fikri ile meşgulken, bir adam gelir, “behey dede” der. “Bu garip ve aç halinle ne vakte kadar burada oturacaksın? Bahar geldi, bize de bir çoban lazım. Hayvanlarımızı güt, sana harçlık olsun” der. Hz. Pir gülümser ve “ben de sizin gibi hayvanları gütmeye geldim” diyerek irşada geldiklerini beyan ederler.

Kitabın dilini yozlaştırmadan sadeleştiren Muhammed Bedirhan ve Nefes yayınları, Hz.Pir Şaban-ı Veli’nin hatırasını yaşattıkları için kocaman bir teşekkürü hak ediyorlar.

 

Ahmed Sadreddin değindi

Yayın Tarihi: 06 Mart 2012 Salı 12:17 Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2017, 12:50
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
abbas yolcu
abbas yolcu - 10 yıl Önce

selam tabi olanahalvetiye hoş bir tarikattanıdıklarımdan sadır olmayacak bir söz tarikat pirindensadır olmasına gönlüm razı olmadı itiraz ettim."Hz. Pir gülümser ve “ben de sizin gibi hayvanları gütmeye geldim”bu söz acıtır.

banner26