banner17

Kamil Yeşil yolu diye bir yol!

Farkındalık düzeyini artıran hikayeler Kamil Yeşil hikayeleri. Farklı, güzel bir tadı var.

Kamil Yeşil yolu diye bir yol!

New York’ta Beş Minare adlı filmde Hacı Gümüş karakterinin sarf ettiği şu sözler güzeldi: "İnsan doğunca ezanı okunur, namazı kılınmaz, ölünce namazı kılınır ezanı okunmaz. İşte hayat bu ezan ve namaz arası kadardır." 

2011 yılına çok az zaman kaldı. 2010 yılının son günlerini yaşıyoruz. Günler geçiyor ancak bizler yine de hayatı uzun zannederek yaşıyoruz. Yazar Kamil Yeşil’in son kitabı “Yankısının Peşindede bu düşünceler güzel bir şekilde ifade edilmektedir. Hikâyede insanların ezana kulak vermemeleri ve camiye gelmemeleri üzerinde durulmaktadır. Yine yazar, ölümü işlediği bölümde yakınımızdaki ölümlerin bizi kendimize getirdiğini ve içten içe hala hayatta olduğumuzu düşündürdüğünü belirtmektedir. O yüzden değil midir “Allah sıralı ölüm versin” deyişimiz.  Yankısının Peşinde, Kamil Yeşil

Okumak farkındalık düzeyinin artmasıdır. İnsanların yaşam dünyaları ile empati kurarak onları anlamaya çalışmaktır. Yazar Kamil Yeşil’in kitaplarını da okuduğunuz vakit farkındalık düzeyinizin arttığını göreceksiniz.

“Yankısının Peşinde”den cümleler

“Derenin akarsuyu ile yüzünüzü öpüştürdünüz mü”, “ağzından çıkan ses, titreşim olarak kendisine; mana olarak sevdiğine aitti”, “insan ürünü kokulu maddenin adını kullanmak” ve Kalb Kulağı’nı okuduğunuz vakit ben hiç böyle düşünmemiştim dedirtiyor size. Yine yıllarca kullandığım silginin kendini benim için bitiriyor olması ve kendini benim yanlışlarım uğruna feda etmesi ne kadar değerli olduğumu hissettirdi bana. Ayrıca Yankısının Peşinde’de tanıdığım Aydın ili Çine ilçesindeki Ahmet Gazi Camii’ni de merak ediyorum. Yazar dediğin, kitap dediğin bir merak uyandırmalı, hayatı farklı göstermeli değil mi zaten?

Babasından harçlık isteyemeyen çocuklar

Okumak okuyucuyu  geçmişe götürmektir. “Babasından harçlığını anasına istetmiş bir çocuğum ben”. Bu cümleyi belki de defalarca okumuşumdur. Çünkü diğer cümleye geçemedim. Beni gençlik yıllarıma götürdü. 25 yaşına kadar üniversite okudum. 25 yaşına kadar harçlığımı babam verdi. Ben bir gün bile isteyemedim. Annem sağ olsun hep arada kalırdı. Annemin aldığı basmayı dükkâncının gazete kâğıdına sarması, annemle alışverişe gittiğimiz günlere götürdü beni.  

Okumak, oynadığımız oyunlara götürdü beni. Kitapta, sizin de elektrikler kesildiği zaman oynamanızı tavsiye edeceğim bir oyun var: “Beş Kişilik Aile Oyunu” Oyun kolay bir oyun. Kelime söylenir söylenmez ilgili peygamber’in adı hemen söylenecek. Kural bu! Ben bir kelime söyleyeyim, siz aklınıza gelen peygamberi söyleyiniz: "Yetim?"  

Diğer peygamberler kitapta…

Bakalım kitap sizi kim bilir nerelere götürecek hangi cümlesiyle?!

 

 

Necati Bilgiç daldığı yerleri haber verdi

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 12:38
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20