Kadınlar unutmak için keser saçlarını

Sibel Eraslan’ın “Saklı Kitap”ı 28 Şubat sürecini nasıl anlatıyor? Kitabı okuyanlar ne söyledi kitap hakkında?

Kadınlar unutmak için keser saçlarını

Sibel Eraslan’ın Saklı Kitap adlı eseri, yazılan tüm 28 Şubat konulu kitapların en özgünü. Kabul ki o dönem bir karartmaydı, birçok insanın hayatı için. Karartma dönemlerinde yakılabilecek bir ışıktır, ya da sığınılabilinecek bir mağaradır insanların içerlerindeki saklı kitaplar. Sibel Hanım’ın bize anlattığı saklı kitabın sahibi, diğer kitaplarındaki tanıdık karakterler gibi değil, bir yandan da birçoğumuzun aşina olduğu bir karakter. Bir hayal ürünü veya bir yaşamın müstearı kitapta kendisini Kıtmir’in yerine koyan karekterimiz.

Malum dönemin insan yaşamına olan etkilerine maruz kalmıştır baş karekter ve ikna odaları tecrübelerini, dosyaların üzerindeki ‘T’ damgasını anlatır bize ama bizden yani insan duygularından uzaklaşmadan. O kâğıtları sıradan bir dosya gibi göremeyerek anlatır, arkadaşlarıdır o ‘T’ler onun ve o, Kıtmir gibi arkadaşlarına sadık kalmıştır, söylememiştir isimlerini SRRY’nın, SHRYSF’un, MHDVRN’nın, MCD’nin, GLSTN’nın, DRY’nın ve BLKS’ın… Arkadaşları mağaraya sığınan yedi uyurlardır, kendisi ise Kıtmir.Sibel Eraslan, Saklı Kitap

Her karakterin kendi hikâyesi, kendi mücadelesi vardır hayatında ve başörtüsü yasağı bu mücadelenin bir parçası olmuştur. Belki şu an daha önemli diyebilceğimiz aile veya sağlık sorunları vardır karakterlerin, 28 Şubat beraber anılmalarına dair bir üst başlıktır olmuştur. Durumlar karşısındaki tepkilerin insaının karekterini oluşturduğu okunabilir kitabın alt metinlerinde. En sade ifadesiyle diyebiliriz ki öğrenci veya öğretmenler vardır kapıların önünde bekleyen, bir de kapıda bekleyenlerin evde bekleyenleri.

Ashab-ı Kehf’den başörtüsü yasaklarına, yasaklardan bir kadının sevmesi, sevilmesi ve başörtüsünün bu sevgi içerisindeki yerine ve insana bir yolculuk, bu kitap.

Sibel Hanım’ın Saklı Kitap’ını tek oturuşta okudum, bittiğinde ise tüm saklı kitapların kapağı aralandı diye düşündüm, belki de saklı kitaplarından haberdar olmayanların farkındalığını attırdı. Kitap, ne başörtüsü yasaklarını ajite edici boyutta ne de günümüzdeki intikamvari söylemler boyutunda ele almış. Ana karakterin kendisini, salihlerle birlikte olduğu için ismini andığımız bir güzel dostun, Kıtmir’in yerine koyması, anlatılan diğer yedi karakterin ise Yedi uyurlarla özdeşleştirilmesi hacimce hafif kitabı manaca ağırlaştırıyor.

Sibel Hanım’a 28 Şubat sürecini bilinmedik yönüyle bize anlattığı için çok teşekkür ediyorum, yeni söylemlere yeni bakış açılarına ihtiyacımız var. Konya İlim Yayma Cemiyeti Ahmet Kapçı Kız Yurdu’nun düzenlemiş olduğu iki günlük okuma kampında okunması için listede olan kitaplaradan biriydi Saklı Kitap. Artık ‘T’ damgası olmadan okuyabilmenin özgürlüğünde unutulmaması geren bir gerçektir 28 Şubat. Ama intikamcı söylemler için değil bu unutmama, ders çıkarma ve belki yedi uyurlar kıssasındaki gibi kıssadan hisse çıkarma mesabesinde olmalı.

Kitabı kampta okuyan öğrencilerin ve eğitim müdürünün görüşlerini de almak istedim. Çünkü öğrenci olmak bazen bazı şeyleri gözden kaçırmaya sebep olabiliyor, Saklı Kitap ise gözden kaçırılmaması gereken bir gerçekliği yansıtıyor.

aAdem Seleş (Konya İYC Eğitim Müdürü):

“Elime alır almaz, bir kaç saat içinde bitirdim. Gerçek kahramanların ve kahramanlıkların hikâyesi. Onlar hiç mağdur olmadılar. Her zaman ve zeminde kazandıklarının ve kazanacaklarının inancı ile hareket ettiler. Zayıf düştükleri, daraldıkları, sıkıldıkları, yanlış yaptıkları olmadı mı? Oldu. Ama nerede olduklarının ve nerede durduklarının farkındaydılar. İşte Sibel Eraslan, Saklı Kitap'ta inanmışların gerçek hikâyesini anlatıyor. Allah ecirlerini zayi etmesin.”g

Gülcihat Ercan (Selçuk Üniversitesi Hemşirelik Bölümü):

“Bir Saklı Kitap durur hepimizin içinde. Sayfa aralarında gizlenmiş mutluluğa inat hayatın ve ölümlü olmanın izidir acılar. Acısıyla tatlısıyla bu kitabın oluşmasına yardımcı olan insanlar vardır vazgeçemediğimiz, veya bu kitaba yeni başlangıçlar yazmamızda rol alan, en sıkıntılı anlarda kapısını rahatça çalabileceğimiz dostlarımız… Hayatımızın akışına yön verebilecek cinsten arkadaşlık hikâyeleri ile dolu kitabın sayfaları. Tıpkı kimilerinin içindeki saklı kitap gibi. Bu kitaba rahatlıkla farklı açılardan bakabilirsiniz ve bu kitabı okudutan sonra hayatın penceresindan daha farklı bakacaksanız. Tesettür çatısının altında toplanan dostlukları yazarın anlatımı ile okurken yaşayacaksınız. Bir gün elbet son bulacak yaşamımızda Kıtmir gibi dostlarımıza sahip çıkabilmek ve içimizdeki saklı kitabımıza acıdan ziyade mutluluklar yazabilmek temennisiyle iyi okumalar.”

eEsra Gümüş (Necmettin Erbakan Üniversitesi İktisat Bölümü):

“Baş karakteri olan peruk takarak çalışmayı tercih eden bir öğretmeni ve arkadaşlarının hayatını anlatıyor kitap. Arkadaşları arasında en çok Seher Yusuf’un hikâyesi çekti benim ilgimi. Kitap ilk başlarda kendisini açmıyor okuyucusuna saklı kitap nisbetinde; daha sonra başı ile sonunu bağdaştırabiliyoruz. Arkadaşlarının isimlerini belki kendince şifrelemesi de ilgimi çeken başka bir husus oldu.”

h

Münire Turgan (Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Bölümü):

“28 Şubat sürecinde ailerin ve birebir bu süreci yaşamış kişilerin kısa hikâyecikleri bu Saklı Kitap. Belki bir bakıma, seküler bir yaşamla Müslümanca bir yaşam arasında kalmışlığı en yalın ve en insancıl şekli ile alıyor kitap.”

Meltem Salacak yazdı ve sordu

Yayın Tarihi: 30 Mart 2013 Cumartesi 11:03 Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2022, 13:41
YORUM EKLE

banner19

banner36