Jönleri en iyi yine bir Jön Türk anlatır

Osmanlı tarihinin belki de en tartışmalı dönemlerinde ortaya çıkan Jön Türklerin sürgün olarak gittikleri Mısır’da yaşadıklarını yine bir Jön Türk olan Bekir Fahri Jönler Mısır’da romanında anlatmış.

Jönleri en iyi yine bir Jön Türk anlatır

Muhalif ses, muhalif yorumlar tarihin her döneminde ortaya çıkan hareketlenmelerdendir. İktidarın politikalarına karşı bir güç olmak için bazen gizliden gizliye bazen de açıkça kendini gösteren muhalif çıkışlar, kimi zaman ihtilallerle kimi zaman da demokrasinin gücüyle varlıklarını sürdürmüşler.

Osmanlı döneminde muhalefet yok demek ancak bir iyi niyet beyanı olur, ötesine geçemez. Elbette Osmanlı’nın her döneminde de muhalefetin varlığı mevcuttu fakat padişahların kudretli yönetimi, muhalif seslere karşı uygulanan ağır cezalar birçok hareketin gizli kalmasına sebep olmuş ve büyümesini engellemiş.

Osmanlının son dönemlerinde ve özellikle II. Abdulhamid döneminde muhalefet olarak adlandırılacak çıkışlarda bulunan gruplar bir hayli fazladır. Bunların içinde en etkili olanları ise Genç Osmanlılar, Genç Türkler ya da Batının yakıştırdığı adıyla Jön Türklerdir. Kendisi de bir Jön Türk olan Bekir Fahri, Jönler Mısır’da (Kurgan Edebiyat Yayınları) kitabında kendi aynasından baktığı dünyasını anlatırken aslında bir yandan da devrimci bir hareketin aşamalarını bütün fotoğraflarıyla gözler önüne sermiş.

II. Abdulhamid dönemi Osmanlının en çalkantılı dönemlerinden biridir. Çünkü Osmanlının meşgul olması gereken o kadar büyük dertleri vardır ki padişah alabileceği ne kadar tedbir varsa almaya çalışmakta, yönetime karşı yapılan yıkıcı girişimleri de aldığı tedbirlerle savuşturmaya çalışmaktadır. Jönler de padişah yönetimi yerine meşrutiyeti kabul ettirmeye çalışmak için ellerinden gelen çabayı göstermektedir. Bu uğurda Avrupa’ya giderek özellikle basın konusunda edindikleri tecrübeleri yurda dönüşlerinde de uygulamaya çalışmışlar.

Sürgün olarak dünyanın en güzel yerine gitseniz de..

Jön Türkler yaptıkları faaliyetler neticesinde değişik yerlere sürgün olarak gönderilmişler. Bekir Fahri Jönler Mısır’da adlı romanında Jön Türklerin Mısır’da sürgünde iken yaşadıkları olayları, mücadelelerini, iç çatışmalarını anlatıyor.

Refik Halid Karay, hayatının birçok döneminde sürgünü yaşamış bir yazardır. İyi yerlere gittiği gibi, yaşam şartlarının zor olduğu yerlerde de bulunmuş. Sürgün bir yaşam için şöyle der: “Sürgün olarak dünyanın en güzel yerine gitseniz de memleketinizden koparıldığınız için bu sizin için bir zulümdür.”

Jön Türkler de Mısır’da çok mutlu değildir. Her türlü sıkıntıyla karşı karşıya kalmışlar. Bakir Fahri, bütün bu yaşananları en küçük ayrıntısıyla veriyor. Hatta romanda öyle bir ayrıntı var ki Bekir Fahri’nin kendi içinde yaşadığı çalkantıların da tercümanıdır adeta. Roman kahramanları sık sık yaşadıkları olaylar konusunda ve Osmanlının içinde bulunduğu durum hakkında tartışmaktadırlar. Çünkü hiç biri de Mısır’da rahat değildir. Hatta açlıkla, Batının aldatıcı sahip çıkışlarıyla yüz yüze gelmektedirler. Bu da onları birçok kez “Acaba?”  dedirtecek raddeye getirmiştir.

Bekir Fahri’nin bu romanı, Osmanlıyı meşrutiyete götüren yolda en büyük rol sahibi Jön Türkleri daha yakından tanımak isteyenler için çok önemli kaynak niteliğinde bir eser. Birinci ağızdan anlatımın olması, olayların içinden bir yazarın romanı kaleme alması eserin değerini artırıyor. O dönemin Osmanlısına ve Mısır’ına bir bakış açısı kazanarak bakmak için bu roman iyi bir tercih olacaktır.

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2018, 12:36
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13