İsmet Özel'in celladını didikledi!

Daha önce İsmet Özel'in Amentüsü/Metindilbilimsel Bir Çözümleme kitabı yazan Hasan Aktaş bugünlerde ikinci bir İsmet Özel kitabı yayınlamak üzere…

İsmet Özel'in celladını didikledi!

Daha önce İsmet Özel'in Amentüsü/Metindilbilimsel Bir Çözümleme (Birey Yayıncılık, İstanbul, 2000) adlı bir inceleme kitabı yazan şair, yazar ve akademisyen Hasan Aktaş, bugünlerde ikinci bir İsmet Özel kitabı yayınlamak üzere…

Celladına Gülümseyen Şair: İsmet Özel adını taşıyan ve önümüzdeki günlerde yayınlanacak olan eseri dunyabizim.com okuyucuları için okuyup inceledik.

Eser, bir ‘Önsöz’ ve ‘Giriş’i takiben altı bölümden oluşuyor: Bu bölümler sırasıyla şu başlıkları taşıyor: 1. Metin Nedir, 2. Şiirin İsmi Hakkında Epistemolojik Açıklamalar, 3. Metnin Yapısı, 4. Metni Oluşturan Birimler Arasındaki Bağıntı, 5. Şiirsel Söylem Ya da Figüratif Dil, 6. Bağlantılar… Eserin sonunda ayrıca “Sonuç” ve hayli geniş bir “Kaynakça” yer alıyor.

Yusuf Kaplan’dan bir cümle…Hasan Aktaş

Hasan Aktaş, Celladına Gülümseyen Şair: İsmet Özel’in ‘Önsöz’üne Yusuf Kaplan’ın şu ifadesiyle başlıyor: “Hakikati hakkıyla mesele edinemediğimiz için İsmet Özel’i anlayamıyoruz.”* Bu ifadeden de anlaşılacağı üzere, bu eser, İsmet Özel’i hakkıyla anlamaya teşebbüs ediyor. Fakat bu teşebbüsün, şairin “Cellâdıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar” adlı şiiri üzerinden gerçekleştiğini de hemen belirtelim…

Aktaş, sözlerine İsmet Özel’i böylesi bir çalışmanın konusu olarak seçme sebebini açıklayarak başlıyor: “Şiiri, bir “hayat meselesi” olarak gören İsmet Özel, edebiyat dünyasının en problemli, en dertli, en sancılı ve en aykırı/sıradışı şairlerinden biridir. İsmet Özel, hassas bir şekilde darası alınmış ve ince damıtılmış şiirleriyle edebiyat dünyasına damgasını vurmuş ve adından çokça söz ettirerek daha şimdiden bir ekol haline gelmiştir. O, çelik gibi sert üslubu ve çarpıcı şiirleriyle geniş kitleleri etkileyebilen, ilginç çıkışlarıyla sürekli olarak dikkatleri üzerine çekebilen özgün bir şairdir.” Öyleyse, İsmet Özel’in hem dünyevî hesaplaşmalarını içeren, hem de otobiyografik özellikler taşıyan protest nitelikli “Cellâdıma Gülümserken…” şiiri masaya yatırılmalı, “metindilbilimsel bağlamda” çözümlenmelidir.

Böylece, son yıllarda bütün dünyada öne çıkan bir metin inceleme metodu da sıkı bir esere uygulanmış olacaktır. Önsöz’de dilbilimin bir alt şubesi olarak “metindilbilim” hakkında da bilgi veren Aktaş, çalışmasında metne dayalı bu inceleme yönteminin yanı sıra, Ali Nihat Tarlan’ın “metin şerhi”, Mehmet Kaplan’ın “metin tahlili”, Nurullah Ataç ve Suut Kemal Yetkin’in “öznel eleştiri”leri ve Hüseyin Cöntürk’ün “Bağımsız Yeni Eleştiri” yöntemlerini de görmezden gelinemeyecek yöntemler olarak anmıştır.

20 yıllık bir çalışmanın sonucu

Celladına Gülümseyen Şair: İsmet Özel’in 20 yıllık bir hikâyesinin olduğunu belirten Hasan Aktaş, 2000 yılında yayımlanan İsmet Özel’in Amentüsü adlı kitabına atıf yapmaktadır.

Hasan Aktaş, kitabının “Metin Nedir?” başlıklı ilk bölümünde “Kurmaca Metin” ve “Kullanmalık Metin” gibi, bu tür çalışmalarda kullanılan terminolojik ifadeleri açıklamaktadır.

“Şiirin İsmi Hakkında Epistemolojik Açıklamalar” başlıklı ikinci bölümde ise sırasıyla cellat, gülümsemek, cellâda gülümsemek, idam, fotoğrafçı, poz vermek, son, resim, resim çektirmek, son resim, satır kelime ve kelime gruplarının anlamlarını sorgulamaktadır.

Kitabın üçüncü bölümünde metnin yapısına yönelen Hasan Aktaş, “Yüzey Yapı ve Gizlenmeyen Anlam” başlığı altında “narration/öyküleme/mimetik anlam” ve “hermeneutik anlam/kavram açıklamaları” gibi alt değerlendirme birimleri oluşturur. Bu bağlamda şiirde geçen pek çok (toplam 55) kavramın tahlilini yapar. Bunlardan birkaçını sıralayalım: İsmet Özel, kırk, tufan, can, çamur, fahişe, bakire, köprü, kılıç, buğday, radar, hayta…

Bu bölümün ikinci aşamasında “Derin Yapı ve Gizlenen Anlam” başlığı ile, ele alınan şirin beş dizesi yorumlanır. Örnek: “Evi Nepal’de kalmış Slovakyalı salyangozdur ruhum”…

Celladına Gülümseyen Şair: İsmet Özel kitabının dördüncü bölümünde “bağlaşıklık”tan hareket edilerek “Metni Oluşturan Birimler Arasındaki Bağıntı” ele alınmış. Şiirdeki şahıslar, iyelik ekleri, bağlaçlar, zamirler, vb. dikkatlere sunulmuş…

Eserin beşinci bölümünde ise “Şiirsel Söylem ya da Figüratif Dil” başlığı ile “İmgeler”, Sapmalar, Benzetmeler (İstiareler/Metaforlar/İğretilemeler), Mecaz-ı Mürseller (Düz Değişmeceler/Ad Aktarmalar), Göndermeler/Telmihler/Metindışı Nesnel Bağdaşıklıklar ayrı ayrı alt başlıklar halinde ve hemen her biri üçer beşer örnekle tahlil edilmiş…

Kitabın “Bağıntılar” adlı son bölümünde ise sırasıyla Şahıslar ve Eylemler ele alınmaktadır. Buna göre, Hasan Aktaş’ın ele aldığı metnin şahısları şunlardır: Özne/Anlatıcı/Gönderici/Şair, Zaptiyeler, Maliyeciler, Fahişeler, Bakireler, Polisler, Gençler, Âmirler ve Memurlar, İsmet İnönü, Laboratuarda Çalışanlar, Pazarlıkçılar…

Aktaş, “eylemler”i de gerçekleştirenlerine göre tasnif ederek, “Tanrı”, “Şair” ve “Üçüncü Şahıslar” tarafından gerçekleştirilen eylemler olarak ele almıştır…

İlginç bir “Sonsöz”…

Hasan Aktaş’ın işbu kitaba yazdığı “Sonsöz” oldukça ilginç veriler sunmaktadır. Bu ilginçlikleri sezdirebilmek için metinden iki paragrafı buraya aktarıyoruz:

“Sonuç olarak İsmet Özel’in Cellâdıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar adlı şiiri otobiyografik karakterli bir şiir olup, cellât merkezli olarak zamaneden şikâyet üzerine kurulu eleştirel bir şiirdir. Klasik bir ifadeyle söyleyecek olursak, bu şiirin formatını zamandan ve zamaneden şikâyet oluşturur. Bu bağlamda İsmet Özel’in Cellâdıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar adlı şiiri aslında bir bakıma sıkı bir şekilde rafine edilmiş olan klasik divan şiirinin bir açılımı olarak kabul edilebilir.

(…)

İsmet Özel’in Cellâdıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar adlı şiiri, şairin cehennemden a’rafa sıçrayışının, fakat henüz cennete geçmeden, a’rafı başlangıç noktası kabul ederek öze dönüşünü başlattığı radikal bir şiir olarak tanımlamak mümkündür.”

Sonuç olarak…

Nihayet şöyle bitirebiliriz bu haberimizi: Bir an önce yayınlansa da okusak diyebileceğiniz bir kitap Celladına Gülümseyen Şair: İsmet Özel


 

Cevat Akkanat haber verdi

GYY'nin notu: İsmet Özel'i anlayamayanlar sürekli oldu, bunu biliyoruz elbet ama onu kimselerin anlayamadığı yargısı (İsmet Özel de bu kanaatte ne yazık ki) Yusuf Kaplan'ın fazla iyimserliğidir. Anlatan ile anlayamayan arasında da bir bağ olduğunu hesap dışı etmemek gerektiğine kâniyiz açıkçası. İsmet Özel'i anlıyor, seviyor ve ona tam olarak katılmıyor olanlar da vardır, mümkündür. Ona karşı ille de bir ezik gibi veya tam şeyh mürid ilişkisi şeklinde bir konum alması gerekmiyor izzet kaygısı olan Müslümanların.

Yayın Tarihi: 20 Kasım 2011 Pazar 02:42 Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2019, 14:09
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Suat ATAMAN
Suat ATAMAN - 10 yıl Önce

İsmet Özel şeyhlik iddia etseydi, ondan güzel şeyh bulamazdık. Böyle bir şeyhe mürid olmak izzeti tezlil etmez belki i'lâ eder. Ama ne yazık ki bunu iddia etmediği gibi kendisini öyle görenleri eteğinden silkelemiş bir şairdir. Onu anlamak için bir astüs yakaladım ben: Yazılarını da şiirleri gibi okumak. Yani verdiği mübhem hisle yetinmek. O his ne dağlar devirir, ne bahçeler yeşertir.. Hem de şahsına minnet duymamızı istemeden. O

ali celep
ali celep - 10 yıl Önce

İsmet Özel'in yazılarını ve şiirlerini yıllardır okuyorum. Onun anlaşılmasın diye yazdığı izlenimini hiçbir yazısından edinmedim. İsmet Özel'in şiirleri de yazıları da gayet açık metinlerdir. Tıpkı Cahit Zarifoğlu'nun şiir ve yazılarının gayet açık olduğu gibi. Anlayan anlar, anlamayan anlamaz. Ağlamanın veya müşteki olmanın bir manası yok.

esra  tunçkol
esra tunçkol - 10 yıl Önce

İsmet Özel'i anlayan, anladığını düşünen ve anlaşılabilirliğini tartışan devam ede dursun. İsmet Özel'i anlamak fikir ve düşüncelerini aktardığı kelimelerini yorumlamaktan geçer. Aktaş Hocamız anlaşıldığı üzere İsmet Özel'i anlaşılabilir kılmak için elinden geleni ardına koymamış. Cümleleri atomlarına ayırırcasına tahlil etmiş kelime kelime aktarmış bizler için. sabırla bekliyoruz.

murat tuzcu
murat tuzcu - 10 yıl Önce

selamun aleykumbildim bileli "ismet özel anlaşılamadı" derler dururlar.iyi de azizim ismet özel'in anlayamamasını nereye koyacağız?ağzından düşen her cümleye kaybolmuş hikmetin gölgesi gibi sarılmak mı anlamak?biraz da ismet özel'in anlayamadıklarını konuşmak lazım.anlasaydı anlaşılırdı elbet.

Ferhat Deniz
Ferhat Deniz - 10 yıl Önce

İsmet Özel yıllardır anlaşılamadığını dillendiriyor. Hep üst perdeden, hep burnundan kıl aldırmaz bir tavırla bu serzenişi devam ediyor. Bir de kendi söylemine baksın, duygu-düşünce yapısına baksın. Kendi kusurlarını görme cesaretine sahip mi acaba? Ne ararsan kendinde ara...

Alim YILMAZ
Alim YILMAZ - 10 yıl Önce

islamcıGençlik onu anlama gayreti çook gösterdi. Ama O KENDİNE BİR YER BULAMADI.NEREDE DURMAK GEREKTİĞİ İSMET ÖZELİN SORUNU OLSA GEREK.Geçmiş yıllardaki GAZETE RÖPORTAJLARI ÇOK ÇOK KOMİKTİ..

Kara Murat
Kara Murat - 10 yıl Önce

İletişim, hangi şekilde olursa olsun, anlaşılmak içindir. İsmet Özel bir şey anlatmaya çalışmıyor. "Anlaşılamayan adam" rolünü oynamak için yazıyor. O, her kim ne anladığını açıklasa, "hayır, bunu kast etmedim" demenin haz verdiği kanaatiyle yaşayan bir kişi. Allah hakkında hayırlısını versin.

dilara
dilara - 10 yıl Önce

"benim yazılarımda bazı okuyucular tarafından zor anlaşılan bir taraf varsa bunun sebeplerinden biri dikkatlerin beim 'neyi niçin' dile getirmeye çabaladığıma çevrilmemiş olmasıdır" diyor ismet özel 'neyi kaybettiğini hatırla'da.ve anlaşılmamaya çabalamadığının altını çiziyor.onun türk=müslüman bakış açısını da böyle anlamak gerekiyor herhalde.


banner26