İslam kapsamlı bir hayat programıdır

Fethi Yeken, "Teori ve Pratikte İslâm” kitabında “İslâmî hayat sistemi”nin insanların yaşadığı pratik hayat sayesinde vücut bulduğunu söylüyor ve inançta, ibadette ve kanunlarda bunun mevcut olduğunu ekliyor.

İslam kapsamlı bir hayat programıdır

“İslâmcı hareket” denilince akla gelen önemli isimlerden olan Fethi Yeken bundan 4 yıl önce bugün akşamüstü vefat etti. Çağın önde gelen düşünürlerinden olan Yeken, 3 Mayıs 1933 yılında Lübnan’ın Trablus şehrinde dünyaya ‘merhaba’ diyor. Lisans eğitimini elektrik mühendisliğinde alan Yeken, eğitim hayatına Arap dili ile İslâmi İlimler alanında yaptığı doktora ile devam ediyor. Mısır İhvanı’nın Lübnan kolu olan Cemaat-i İslâmi’yi kurduktan sonra 1992 yılında görevini bırakan Yeken, bırakma nedenini açıklarken davetin siyasete oranla geride kalmaya başlamasını gösteriyor.

Fethi Yeken’in birçok eseri var, oldukça önemli. Her biri tek tek irdelenebilir. Davet metoduna dair özellikle Müslümanlara ciddi çağrıları olan Yeken’in Teori ve Pratikte İslâm eserini inceledik. Ravza Yayınları’nın basımını kullandık haberi hazırlarken.

‘Teori’ ve ‘pratik’ unsurları önemli!

‘Teori’ ve ‘pratik’ kelimesi herhangi bir dîni inanış söz konusu olduğunda devreye giren en önemli kelimelerden oluyor. Acaba bahsi geçen din ne kadar teorik, ne kadar pratik? Sözü edilen teorinin ne kadarı pratiğe aktarılabiliyor? Özellikle mensup sayısı çok fazla olan dinlerde bu sorular oldukça büyük bir önem arz ediyor. Fethi Yeken, İslâm’ın teorisi ve pratiği arasında kalanlara fikir vermek adına, ‘teori’ ve ‘pratik’te İslâm’ı anlatıyor okuyucuya.

“İslâm düşmanları”nın İslâm’ı soyut bir düşünce sistemi olmakla itham etmeye çalıştığını söyleyen Yeken, İslâm’ın salt idealist bir sistem olmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Evet, İslâm'ın hakkıyla anlaşılamadığını da kabul ediyor. Zira kitabında kendisi de bir maddeleme yapıyor ve şu 4 hususu okuyucuyla paylaşıyor, yaşanan ‘acizliği’ açıklamak için:

1) Uzun bir süre, ümmete liderlik edecek bir hareket gelmedi.

2) Maddiyatçı mantalite ümmete musallat oldu.

3) Marksist düşüncenin İslâm toplumuna sızması.

4) Müslümanların, dinlerini tam anlamıyla bilememeleri, bilmemeleri.

‘İslâmî sistem’ olarak adlandırdığı sistemin özelliklerini sayarken, bir paragrafta önemli noktalara temas ediyor Yeken. İslâm nizamında hâkimiyetin asla bir kavme, zümreye, aileye veyahut sınıfa ait olamayacağını söylüyor ve ekliyor: “Diktatörlüklerde olduğu gibi hâkimiyet bir ferde de ait değildir.” Bu doğrultuda İslâm Peygamberinin dahi toplumsal yaşamda herhangi bir fertle hak ve sorumluluklar noktasında eşit olduğunu hatırlatıyor. Yazar bunları söylüyor ve bizim aklımıza Hucurat Suresi’ndeki şu ayet geliyor hemen:  “Şunu unutmayın ki Allah'ın nazarında en değerli, en üstün olanınız, takvada en ileri olandır.”

İslâm hayatı tüm kapsamıyla kuşatır!

İlerleyen sayfalarda, İslâm’ı anlatmaya devam eden Fethi Yeken, İslâm’ın hayatı tüm kapsamıyla kuşattığını belirtiyor ve önemli bir hatırlatmada bulunuyor: “İslâm ne salt düşünce sistemi, ne sadece ruhî ibadet ve ne de iktisadî ve toplumsal bir nizamdır. Bilakis o kapsamlı hayat programıdır.” Bu hatırlatmalardan hemen sonraki paragrafta ise gerçekten çok önemli bir konuya daha temas ediyor: “… (İslâm) antitez bir hareket değildir.” Yani İslâm’ın, ‘birilerine’ cevap vermek amacıyla varlığını sürdüren bir din olmadığı; aksine, var oluşunun tam anlamıyla kendisinden kaynaklanan sebepleri olduğu hatırlatılıyor. Müslüman olmayanlara verilmesi gereken ‘önemli’ cevaplar değil dini var eden unsurlar, bu çok önemli.

Hatırlatmalarına devam eden Fethi Yeken, “İslâmî hayat sistemi”nin insanların yaşadığı pratik hayat sayesinde vücut bulduğunu söylüyor ve inançta, ibadette ve kanunlarda bunun mevcut olduğunu ekliyor. Kitabın ilerleyen bölümlerinde bahsettiği pratik hayatı detaylıca açıklamak için yakın tarihte mevcut olan genel hatlarıyla ‘bilinen’ hareketleri ele alıyor. Mısır, Suriye, Türkiye, Endonezya ve İran bu incelemelere konu olan ülkelerden. Okuyucu tarafından incelenmesini tavsiye ettiğimiz bu eseri, Yeken’in ölüm yıl dönümü vesilesiyle hatırlatmış olduk.

Esad Eseoğlu hatırlattı

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2018, 14:02
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13