İslam'ın güleç yüzlü arifidir Nasreddin Hoca

Gün geçmiyor ki, Nasreddin Hoca ile ilgili yeni bir çalışma yayımlanmasın. Hocayla ilgili olarak son yayımlanan eser, halk bilimi ve Nasreddin Hoca uzmanı Fikret Türkmen’e ait.

İslam'ın güleç yüzlü arifidir Nasreddin Hoca

7’den 70’e hemen herkesin gönlünde bir yer edinmiş olan Nasreddin Hoca hakkında her geçen ve gelen yıl yeni eserler yayımlanıyor. Özellikle Nasreddin Hoca’ya ait olduğu iddia edilen latifelerin derlenerek Nasreddin Hoca Fıkraları adı altında yayımlandığına tanıklık ediyoruz. Bu derlemelerin hiçbirini Nasreddin Hoca’yla ilgili yapılmış bir çalışma olarak görmüyor ve değerlendirmiyoruz. Eleği olamayan insanların elediklerini iddia ettikleri metinlerden hiçbir sur, bina, duvar, köy ya da kasaba olmaz. Bu bakımdan Nasreddin Hoca’yla ilgili yapılacak asıl çalışmalar, Hoca’nın fıkralarının, latifelerinin ne olduğunu anlamaya yönelik çabalardır.

Sahaflardan düşürdüğüm çok ilginç bir kitap geldi aklıma. Bir parantez açarak bu kitaba da değinmek isterim, Nasreddin Hoca’ya biçilen donların çeşitliliğini görebilmek adına. Nasreddin Hoca Bobsitiller Arasında adını taşıyan bu kitap 16 sayfadan oluşuyor. 1941 yılında İstanbul’da basılan kitap için “gülünçlü hikâyeler” üst başlığı seçilmiş. S. M. Yurdatab tarafından yazılan kitapta, o dönem için moda sayılabilecek bir tarzın mümessili olan biri kız diğeri erkek iki gençle Nasreddin Hoca İstanbul’u dolaşıyor. Kitap, bobsitil diye tabir edilen tiplerin kılık-kıyafetleri ve yaşam şekilleri üzerine kurulmuş. Bu işin Nasreddin Hocayla ne ilgisi var derseniz, açıkçası biz de bir ilgi kuramadık diye cevap veririz size.

Meşakkatli ve zor bir işin üstesinden gelmiş hem yayınevi hem de Türkmen Hoca

Hakkında başta Çınar, Toplumbilim, Yedi İklim, Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim, Temrin olmak üzere gibi çeşitli dergilerin özel sayı yaptığı Nasreddin Hoca acaba kimdir? Hocanın latifeleri, fıkraları, hikâyeleri bize ne anlatır? Ne önemi var ki bu latifeler yüzyılları aşarak günümüze kadar gelebilmiş? Bu sorulara artık net cevaplar vermemiz mümkün. Özellikle son dönemde yapılan çalışmalar, Hoca’nın kimliğini ortaya koyuyor. Bugüne kadar hakkında onlarca kitabın, yüzlerce makalenin yazıldığı Nasreddin Hoca ve latifeleriyle ilgili son dönem yayıncılığımızın yüz akı sıfatını hak eden Büyüyen Ay Yayınları da bir kitap yayınladı: Nasreddin Hoca Latifeleri –Burhaniye Şerhi-.

Türk milletinin, Anadolu coğrafyasının önde gelen klasiklerinden olan Nasreddin Hoca latifeleri üzerine Prof. Dr. Fikret Türkmen’in hazırladığı “Burhaniye Tercümesi” alt başlıklı Seyyid Burhaneddin Çelebi’nin Nasreddin Hoca Latifeleri kitabı, Büyüyen Ay Yayınları’nca Nisan ayı içinde basıldı. Kitap, özenli bir kapak ve iç düzenle sunuluyor okura. İlk baskısının 1989 yılında Kültür Bakanlığı Yayınları tarafından yapıldığını öğreniyoruz kitabın.

Kitap, Fikret Türkmen Hoca’nın Nasreddin Hoca latifeleri üzerine yazdığı ve eşsiz değerdeki 60 sayfalık bir giriş bölümüyle başlıyor. Bu bölümde Hocadan sadır olan sözlerin ne olduğu tartışılıyor. Ardından da bu latifelerin mahiyeti üzerinde duruluyor. Yine aynı bölümde Hoca’nın latifeleriyle ilgili dünyada yapılan çalışmalar tanıtılıyor. Bu çok değerli giriş bölümünden sonra Seyyid Burhaneddin Çelebi’nin derlediği Nasreddin Hoca’ya ait 121 adet latife ve bu latifelerin şerhi çevrimyazı olarak sunuluyor. Hemen bu bölümün akabinde, şerh bölümünün sadeleştirilmiş halini görüyoruz. Ardından bir sözlük var. En son olarak da kitaba konu olan eserin Afyon İl Halk Kütüphanesi’nde bulunan elyazma nüshasının tıpkıbasımını bulabiliyoruz. Bu anlamda hem akademisyenlerin, hem meraklılarının, hem de halkın yararlanabileceği bir eser meydana gelmiş.

Açıkçası biraz meşakkatli ve zor bir işin üstesinden gelmiş hem yayınevi hem de Türkmen Hoca. Zira genel okur kitlesi böylesi inceleme araştırma eserlerine pek fazla pirim vermiyor. Nitekim aynı metnin sadece sadeleştirilerek Eşik Yayınları tarafından da basıldığını biliyoruz. Değerli edebiyat öğretmeni Sıtkı Çoban tarafından hazırlanan ve sadeleştirilen metin, Seyyid Burhaneddin’e ait Nasreddin Hoca Latifelerinin tab’ edilmiş bir nüshasından yola çıkılarak hazırlanmış.

Yukarda saydığımız beş bölüm halinde basılması kitabın, bizim işini bilen bir hoca ve yayıncıyla karşı karşıya olduğunuzu haber veriyor. Türkmen Hoca 60 sayfalık önsözde gerek Nasreddin Hoca’yı gerek hocanın latifelerini, bunları nasıl anlamak gerektiğini, bu latifelerin komik sanatı içinde nereye oturacağını tartışarak, açıklayarak anlatıyor. Batılı bilim adamlarının bir insan eylemi olarak gülme üzerine yazdıkları metinlerden yola çıkarak anlamaya ve anlatmaya çalışıyor Nasreddin Hoca’yı ve latifelerini.

Türkçedeki 80’lerden sonraki telif çalışmalar Hoca’nın ne olmadığına yönelik çalışmalardı

Profesörlük tezi Nasreddin Hoca latifeleri olan halkbilim uzmanı Türkmen, dünyadaki Nasreddin Hoca çalışmalarını da belli bir tarihe kadar incelemiş. Hocayla ilgili son 20 yılda yapılan çalışmaları incelemediğini görüyoruz. Hâlbuki son dönemde yapılan dergi çalışmaları, yapılan kazı çalışmaları ve ortaya konan telif eserler Hocanın gerçek yüzünü resmetmekte epeyce yararlı oldular.

Diyebiliriz ki, Nasreddin Hoca Anadolu’nun gülen yüzüdür, âlimdir, mizahla insanı terbiye eden bir Allah dostudur. Bugünün insanı Mevlâna’ya, Yunus Emre’ye nasıl ki bir hümanist don biçtiyse, Nasreddin Hoca’ya da Temelvari bir don biçmiştir. Bunda elbette Batılılaşma serüvenimizin büyük iğvaları vardır. Kendi değerlerimize Batının ölçütleriyle, terazileriyle yaklaştığımızda işte Mevlâna hümanist bir şair, Mevlevi zikirleri görsel birer şölen, Nasreddin Hoca da espritüel, şakacı bir ihtiyar olarak karşımıza çıkıyor.

Seyyid Burhaneddin Çelebi (ki hakkında pek fazla bir bilgimiz yok. Mevlevi tarikine mensup bir pir) Nasreddin Hoca’dan seçtiği 121 latifeyi kendi tasavvufî neş’esine göre şerh etmiş. Hocanın bize verdiği üstü kapalı, nükte dolu mesajlarını açıklamış.

Nasreddin Hoca Latifeleri –Burhaniye Şerhi- kitabı da Nasreddin Hoca’nın kim olduğunu bizlere gösteriyor. Türkçedeki 80’lerden sonraki telif çalışmalar Hoca’nın ne olmadığına yönelik çalışmalardı. Her ne kadar o çalışmalarda da Nasreddin Hoca’nın kim olduğu anlatılıyorduysa da aslında, Hoca’nın kim olmadığının altı çizilmeye çalışılıyordu kalın çizgilerle. Bu kitapla birlikte artık Nasreddin Hoca’nın kim olduğunu net bir resim hâlinde görmüş oluyoruz.

İsmail Demirel, Nasreddin Hoca latifelerinden hisseyab olabilmek ümidiyle okudu

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2018, 11:32
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13