Islahatçı Bir İslam Düşünüründen Reçete: Akvemü'l-Mesalik

Tunuslu Hayreddin Paşa’nın ''Akvemü'l-Mesalik fi Marifeti Ahvalü'l-Memalik: Ülkelerin Durumunu Öğrenmek İçin En Doğru Yol'', Avrupa’yı yüksek bir medeniyete ulaştıran vesileleri belirten ilk eserlerden biridir. Eserin gayesi Müslüman devletlere gerekli olan reformları tespit etmektir. Hüseyin Önal yazdı.

Islahatçı Bir İslam Düşünüründen Reçete: Akvemü'l-Mesalik

Yakın zamanlarda Büyüyen Ay Yayınları yine kıymetli bir işe imza attı. Son dönem Osmanlı tanzimat/ reform düşüncesinin kıymetli isimlerinden Tunuslu Hayreddin Paşa’nın Akvemü'l-Mesalik fi Marifeti Ahvalü'l-Memalik: Ülkelerin Durumunu Öğrenmek İçin En Doğru Yol eserinin mukaddimesi Kerem Suphi Muhammed’in Arapça’dan çevirisiyle yayımlandı. Eserin Arapça tıpkıbasımı da çevirinin sonunda yer almakta.

Tunuslu Hayreddin Paşa, 19. yüzyılda İslam dünyasının çöküş sebeplerini ve bunlara karşı alınacak tedbirleri araştıran ve bunlara fikir ve çözüm üretme gayesinde olan bir devlet ve fikir adamıdır. İbnül Emin Mahmut Kemal İnal’ın aktardığına göre Çerkes kökenli olan Tunuslu Hayreddin Paşa, 1822 veya 1823 yılında Kafkasya’da dünyaya geliyor. Osmanlı-Rus savaşlarından birinde ailesini kaybeden Hayreddin Paşa, küçük yaşta İstanbul’a köle olarak getirilmiş, Anadolu kazaskeri nakibül eşraf Kıbrıslı Tahsin Bey’in konağında büyütülmüş ve 1839 yılında Tunus valisi Ahmed Paşa’nın bir adamı tarafından satın alınarak Tunus’a götürülmüş. Burada gördüğü dinî ve askerî eğitimin ardından binbaşı rütbesiyle orduya katılıyor ve 1873’te, Tunus beyi Muhammed Sadık döneminde Vezir-i Ekberlik (Başbakanlık) makamına kadar yükseliyor. 1873-1877 yılları arasındaki vezir-i ekberlik görevi döneminde eserindeki ıslahatçı fikirleri uygulama fırsatı buluyor. Bu noktada kendisi hem düşünür hem devlet adamı vasfıyla 19. yüzyıl İslami ıslahatçılarından ayrılmakta…

Vaadin icrasını görebilmek için Nuh ömrü ve Eyüp sabrı lazımdır

İç ve dış baskılar sonucu 1877’de Vezir-i Ekberlik görevinden istifa etmiş ve 1878’de Sultan II. Abdülhamit’in isteği üzerine İstanbul’a gelerek Osmanlı Devletine hizmet etmeye başlamıştır. Osmanlı’da bir dönem sadrazam olarak da görev alan Tunuslu Hayreddin Paşa’nın kabinesi gerçekten çok seçkin ve âlim vasfına sahip isimlerden müteşekkildi: Seraskerlik makamında Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa, Ticaret ve Ziraat Nezaretinde Ahmet Cevdet Paşa, Nafia (Bayındırlık) Nezaretinde Sava Paşa, Maarif Nezaretinde Münif Paşa.

Paşa entrikalar sonucu sadrazamlık makamından istifa ettikten sonra Sultan II. Abdülhamit’e hizmetine devam etmiştir. 1882’de Sultan II. Abdülhamit’in ıslahatçı programını ve fikirlerini tatbik etme vaadiyle kendisine tekrar teklif edilen sadaret makamını reddetmiş ve şu kayda değer cümleleri söylemiştir: “Padişah’a hizmet büyük şereftir ancak vaadin icrasını görebilmek için Nuh ömrü ve Eyüp sabrı lazımdır. Bende ise her ikisi de yoktur.”

Tunuslu Hayreddin Paşa, Tanzimat hareketlerini İslam ümmetinin modern çağa uymasının bir başlangıcı olarak görür ve bunun şeriata mugayir olmadığını ifade eder. Osmanlı’ya sıkı sıkıya bağlı bir devlet adamıydı. Bu noktada Tunus’un politikaları açısından Osmanlı Devleti ile sıkı işbirliği ve bağlılık taraftarı olmuştur.

Eserin gayesi Müslüman devletlere gerekli olan reformları tespit etmek

Tunuslu Hayreddin Paşa, “Akvemü'l-Mesalik fi Marifeti Ahvalü'l-Memalik” isimli bu eserini 1860 ila 1869 yılları arasında siyasetten uzaklaştığı süreçte yazıyor. Eser 1868’de tamamlanarak Tunus’ta basılıyor. Mukaddime, birinci bölüm, ikinci bölüm ve ekten müteşekkil… İbn Haldun’dan ciddi manada esinlenen Tunuslu Hayrettin Paşa tıpkı İbn Haldun gibi eserinin giriş kısmına “Mukaddime” demiştir. Eserin mukaddimesi aynı yıllarda Fransızca da yayınlanıyor. Eserin gayesi Müslüman devletlere gerekli olan reformları tespit etmektir. Çağdaş İslam düşüncesi açısından önemli bir kaynak teşkil eden bu mukaddime sadece bir kitabın mukaddimesi değil, aynı zamanda İslâm dünyasında reform ve yenileşme hareketinin başlangıcını açıklayan bir siyasi risale sayılmaktadır.

Tunuslu Hayreddin Paşa’ya göre Avrupa, iklimi, dini ve toprağı sayesinde değil; yaptığı düzenlemeler sayesinde bir medeniyete ulaşmıştır. Eserinde Tunuslu Hayreddin Paşa, Avrupa’nın ulaştığı dünyevi zenginliğin nedenlerini kavrama ve İslam dünyasının bu zenginliğe ulaşması için yapılması gerekenleri açıklama amacı gütmektedir. Mütercim Kerem Suphi Muhammed’in de vurguladığı gibi Akvemü'l-Mesalik, Avrupa’yı yüksek bir medeniyete ulaştıran vesileleri belirten ilk eserlerden biridir.

Akvemü'l-Mesalik’in ilk Türkçe çevirisi Abdurrahman Süreyya tarafından 1878’de yapılmıştır. İkinci Türkçe çevirisi 2004 yılında “En Emin Yol” adıyla Alev Alatlı ve Şehabettin Yalçın tarafından Carl Brown’un hatalar içeren İngilizce çevirisinden yapılıyor. “En Emin Yol”da Carl Brown’un İngilizce çevirisinde yer alan hataların devam ettiği mütercim Kerem Suphi Muhammed tarafından ifade edilmektedir.

Tunuslu Hayreddin Paşa, Akvemü'l-Mesalik fi Marifeti Ahvalü'l-Memalik, Büyüyenay Yayınları

 

Hüseyin Önal

Yayın Tarihi: 01 Haziran 2017 Perşembe 14:05 Güncelleme Tarihi: 03 Ocak 2022, 12:26
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26