banner17

İskender Pala yayına hazırlamıştı!

Nabi, oğluna öğütlerini manzum olarak yazdığı kitapla vermişti.

İskender Pala yayına hazırlamıştı!

Türkiye'de sosyal ve siyasal gündem o kadar hızlı değişiyor ki bir gün takip etmeseniz birçok şeye yabancı kaldığınızı görüyorsunuz. Elbette bu sadece sosyal ve siyasal gündem için geçerli bir durum değil. Kültürel gündem, özellikle de kitap gündemi çok hızlı değişiyor. Bir okuyucu olarak takip etmekte zorlanıyorum. Gazetede İskender Pala'nın yeni kitabı Şah&Sultan'ın çıktığını okuyunca biraz üzüldüm. Katre-i Matem ve İki Darbe Arasında, "okunacak kitaplar" listemde yer almasına rağmen henüz okuma fırsatını bulamadığım kitaplar. Galiba bir okur olarak gündemi takip etmekten vazgeçmem gerekiyor.Yusuf Nabi, Hayriyye, Haz.: İskender Pala, Kapı Yayınları

Manzum bir öğüt kitabı

Madem gündemi takip edemiyorum; ben de gündem dışı bir kitaptan bahsetmek istedim. Klasikler için "eskimeyen eski" tabiri kullanılır. Birçok okuyucu, klasikleri okur ama acaba bu okurlardan kaç tanesi Doğu klasiklerini de okur? Evet, biraz dolaylı yoldan da olsa anlamışsınızdır bahsedeceğim kitabın bir Doğu klasiği olduğunu. İskender Pala'nın yeni kitabının çıktığı haberi bana Yusuf Nâbî'nin Hayriyye'sini hatırlattı. Ne alaka diyeceksiniz belki. Çünkü Hayriyye'yi günümüz Türkçe'sine uygun olarak hazırlayanlardan biri de Pala. İskender Pala, bu kitabı ilk defa (elimdeki baskısında yazdığına göre) yirmi bir yıl önce yayınlamış.

‘Hayriyye'nin günümüzde bir bayan ismi olarak kullanıldığına bakmayın. Hayriyye, Yusuf Nâbî'nin, oğlu Ebül-Hayr Mehmed Çelebi'ye yazdığı manzum bir öğüt kitabıdır. Aruz vezni ile yazdığı eserde muhatap oğludur. Kitabı yazdığında Nâbî 54, oğlu ise 7 yaşındadır. Kitap, şairin yaşadığı dönem (1642-1712) kadar günümüz için de dersler, öğütler ve nasihatlerle doludur. Yazıldığı devrin sosyal hayatını yansıtması yönüyle de Hayriyye, tarihî bir belge niteliğindedir.

Eserin manzum yazıldığını söylemiştim. Şiir daha çok gönle hitap eder ama Hayriyye, gönülden çok akla hitap ediyor. Şiir, eğer didaktikse okuyucuyu sıkma ihtimali her zaman yüksektir. Nâbî'nin, Hayriyye’de kullandığı dil ise mısralardaki öğretici, ders verici edayı, anlamı yumuşatıyor ve esere sıcak bir hava getiriyor.

NabiOğluna hangi kitapları okumasını tavsiye ediyor?

Eser mesnevilerde olduğu gibi hamd ve sena, salât ve selâm ile başlıyor. İlk konular, şairimizin oğlundan ve kendinden kısa bir bahsediş ve eseri yazmanın sebebi ile ilgili. Ondan sonra Nâbî, ilk olarak kelime-i şehadet, sonra da, sırasıyla namaz, oruç, hac-tavaf ve arafat, zekât ve sadakalar olmak üzere İslâm’ın şartlarını anlatıyor. Bu konuları, çeşitli ilimler bahsi izliyor. İlim ve çalışmanın önemi üzerinde durulduktan sonra cehaletin zararı, kötülüğü de anlatılıyor.

Kitapta Nâbî, oğluna okuması gereken kitaplardan da bahseder. Bunlar Hazreti Mevlânâ'nın Mesnevi'si ile Muhiddin Arabî Hazretlerinin Fususu'l-hikem ve Fütuhat-ı Mekkiye'sidir.

Hayriyye'nin en sevdiğim bölümlerinden biri de “Der beyan-i Şeref-i İstanbul” başlıklı bölümdür. Bu bölümde Nâbî İstanbul'u özlemle metheder. İstanbul'u metheder ama İstanbul'un tabiat güzelliğinden çok kültürel ve siyasî yönünü anlatır.

Hüsn ile görmek ile müstesna/ Anı âgûşına çekmiş derya” (Güzellik gözüyle bakılırsa, o müstesna bir güzeldir ki deniz onu kucağına çekip oturtmuş.)

Ne kadar var ise aksâm-ı hüner/ Hep Sitanbul'da bulur revnak u fer” (Ne kadar sanat var ise hepsi İstanbul'da parlar ve gelişir.)

Nakş u tasvir u hutût u tezhîb/ Hep Sitanbul'da bulur zînet u zîb” (Nakış, resim, hat sanatları ve tezhip hep İstanbul'da ziynet ve güzellik bulur.)

Mâ-hasal cümle sınâât u hıref/ Hep Sitanbul'da bulur izz ü şeref” (Sonuç olarak, tüm sanatlar ve meslek kolları hep İstanbul'da şeref ve ululuğa erer.)Yusuf Nabi, Hayriyye, Haz.: İskender Pala, Kapı Yayınları

Hangi bölümler var?

Hayriyye 30 bölümden oluşuyor. Diğer bölüm başlıkları şöyledir:

Matlab-ı lâzıme-i hüsn ü cemâl (Şekil ve yüzce güzelliğin gerekliliği bahsi), Matlab-ı kâide-i istiğna (Tok gözlülük yolunu tutma bahsi), Der-beyân-ı sıfat-ı hezl ü mizah (Yergi ve güldürünün vasıfları hakkındadır), Der-beyân-ı şeref-i lütf u kerem (Lütuf ve keremin (iyi muamele ve cömertlik) şerefi hakkındadır), Der-beyân-ı şeref-i hulk-i hasen (Güzel huyun şerefi hakkındadır), Neyh-i etvâr-ı nifak u tezvir (Müzevirlik ve bozgunculuk durumlarının istenmeyişi (terk edilmesi)), Nehy-i âlûdegî-i neml ü nücûm (Remilcilik ve müneccimlikle uğraşmanın terki), Nehy-i âlâyiş-i câm-ı işret (İçki âlemlerine bulaşmanın terki), Nehy-i âlâyiş-i zîb-i suret (Yüzü süsleme pisliğinden vazgeçme bahsi), Nehy-i a'yânî vü zulm-i fukara (İdareci olmanın ve fakirlere zulüm etmenin terki), Nehy-i âlûdegî-i kizb ü nifak (Yalan ve ikiyüzlülüğe bulaşmanın terki), Der-beyân-ı ferah-ı fasl-ı bahar (Bahar mevsiminin iç açıcılığı hakkındadır), Matlab-ı hüsn-i kelâm-ı mevzun (Vezinli sözün (şiirin) güzelliği bahsi), Der-beyân-ı şeref-i sabr u şekîb (Sabır ve sabırlılığın şerefini açıklar), Matlab-ı mezra'-ı keşt ü hırmen (Harmancılık ve ekip biçme bahsi), Matlab-ı dağdağa-i pâşâyî (Paşalık sevdası (gürültü patırtı) bahsi), Matlab-ı nehy-i kaza vü kısmet (Kadılık ve taksimden kaçınma bahsi), Nehy-i bâzîçe-i nerd ü satranç (Tavla ve satranç oynamaktan uzak durma), Matlab-ı hâcegî-i dîvânî (Divan efendiliği (memurluk/kâtiplik) bahsi) Nehy-i âmîziş-i kayd-ı iksîr (İksir düşüncesiyle geçinmekten geri durmak bahsi), Der-beyân-ı zarar-ı nakl-i kelâm (Lâf taşımanın zararlarını açıklar), Mebhas-i lâzıme-i hikmet ü tıb (Hikmet ve tıbbın gerekliliği bahsi), Mebhas-i lâzime-i hayr-duâ (Hayır duanın gerekliliği bahsi)

Yusuf Nabi, Hayriyye, Haz.: İskender Pala, Kapı Yayınları.

 

Meryem Uçar tavsiye etti

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 12:18
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdullah Can
Abdullah Can - 8 yıl Önce

öncelikle böyle bir haber hazırladığınız için çok teşekkür ederim. İskender Pala'yı özenle takip ediyorum. en son kırk güzeller çeşmesini okudum. kütüphanemde halen okunmayı bekleyen bir çok Pala eseri var. siz Hayriyye'den bahsetmişsiniz bir kaç kitap ismide ben katmak isterim.

Leyla ile Mecnun
Su Kasidesi
Mevlana
Süleyman Çelebi-Mevlid
Kitab-ı Aşk
ve Kırk Güzeller çeşmesi

kesinlikle tavsiye ettiğim eserlerinden....

banner8

banner19

banner20