İnsanın fiziki ve tasavvufi açılımını yazdı

Taşkın Tuna, 'İnsan Yağmurları & İnsanın Fiziki ve Tasavvufi Açılımı' isimli eserinde, Kur’an-ı Kerim’i anlatır. Kur’an’da insana, bilgiye, akıla verilen önem belirtilir. Metin Uygun yazdı.

İnsanın fiziki ve tasavvufi açılımını yazdı

https://www.ktpkitabevi.com/urun/insan-yagmurlariTaşkın Tuna, 2014 yılında Şule Yayınları tarafından okuyucuya kazandırılan İnsan Yağmurları & İnsanın Fiziki ve Tasavvufi Açılımı isimli eserinde, Kitabımızı, yani Kur’an-ı Kerim’i anlatır. Kur’an’da insana, bilgiye, akıla verilen önem belirtilir. “Kur’an-ı Kerim, onu okuyanların, bilgilerine, kültürlerine, feyz, ilham ve istidat derecelerine göre düzenlenmiştir. Onda dağdaki çobanın da, en kamil, bilge kişilerin de yararlanabileceği hükümler, ima, istikamet ve işaretler vardır.”

Kitapta sonra, “insan nedir” sorusuna cevap aranır. Kainat yaratıldıktan çok zaman sonra insanın dünya üzerinde görünmesi, onun ruhani varlığının evrenden önce de var olduğu gerçeği, üzerinde durulan önemli konuların başında gelir. İslam düşünürlerinin varlık konusunu ‘vücud’ olarak ele aldıklarını ve sufilerin bu konuyu iki şekilde inceleyip, birbirinden kesin bir şekilde ayırdıklarını belirten Taşkın Tuna, ilk anlamın ‘vacib-ül vücud’ olarak değerlendirilen Yüce Allah’ın ‘yokluğu asla düşünülmeyecek’ şeklinde ifade edilen, ‘mutlak var olan, yokluğu mümkün olmayan’ manasında kullanıldığını belirtir. İkinci anlamda kullanılan vücud kelimesi, yaratılmış olan bütün eşyayı, bütün varlıkları içine alır.

Müslümanların şu an içinde bulunduğu durum da kitapta öne çıkan konuların başında gelir. Tuna, “Biz yüce Peygamberi anlamadık” diyerek, İslamiyet’i, ölülere okunacak Kur’an olarak anladığımızı, onun özünü, esasını, derinliğini anlamadığımızı belirtir. Cihat adı altında yürütülen entrikalar, kavgalar başta çoluk, çocuk ve genç olmak üzere her gün yüzlerce, binlerce insanın katledilmesine sebep olmaktadır. Camilere konan bombalar, mezhep savaşları, intihar saldırıları... Bütün bunlar, İslam’ı, Peygamberi, ilahi mesajı anlamadığımızı gösteren gerçeklerdir.

Kurtuluş tasavvufun yeşertilmesiyle mümkün olabilir

Bu durumdan çıkışın, kurtuluşun, geçmişte İslam toplumlarının huzurunda, mutluluğunda büyük rol oynayan tasavvuf fikrinin yeniden yeşertilmesi ve ihya edilmesiyle mümkün olabileceğini savunur Taşkın Tuna. Tasavvufun değişmeyen temel şartının edep olduğu görüşündedir yazar. Edep, “ahlak, erdem, hürmet, hikmet ve tevazu gibi insanlık idealinin şaşmaz ilkelerinin bütününü ihtiva eder.” Tasavvuf Kur’an’ı anlama ilmidir.

Bir ülkenin medeniyet yolunda ilerleme kaydedebilmesi için başta ekonomik büyüme ile sağlıkta, eğitimde, askeri alanda kalıcı yatırımlar yapmasının altını çizen yazar, insanların mutluluğunu temin etmede bunlara ilave olarak kültür, sanat ve bilim dalında da hamlelerin olması gerektiğini ifade eder. Yani insanın ruhunu da besleyecek, onu manevi tatmine ulaştıracak konuların da merkeze alınmasını, bunun da dünyanın önde gelen ülkelerin arasında yer alabilmek için bir zaruret olduğunu belirtir.

Kur’an’ın, ilme verdiği önemi biraz daha açarak ayetlerden örneklerle değerlendirmeye devam eder Tuna. “Sakın cahillerden olma” ayetiyle konuya başlar. Cahilliğin ‘ben’likten geçtiğini açıklar. ‘Ben yaptım', 'ben bilirim’ gibi kavramların, söylemlerin cahillik olduğunu ifade eder. ‘Cahillerden yüz çevir’ ayetiyle, cahillerin, bilgili kişilerden korktuğunu, cehaletin, bilgiye düşman olduğunu, cahilin anlamadığını, boş iddialarda bulunduğunu, bu yüzden onlardan yüz çevrilmesi gerektiğini belirtir. ‘Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?‘ ayeti, bilenin, bilmeyenden üstün ve seçkin tutulacağının şuuruna vararak, sorumluluğu da yüklenmeyi gerektirir.

Hz. Peygamberin bu husustaki emirleri üzerinde de düşünmeye davet eder yazar okuyucusunu. Ve Hz. Peygamberimizin şu emirlerini paylaşır: ‘İlmi dünyaya yaymaktan daha muteber bir sadaka yoktur.’ ‘Bir alimi ağırlayan Allah’ı ağırlamış gibi olur.’ ‘Cahiller içinde yaşayan bir alim, ölüler içinde yaşayan bir kimse gibidir.’ ‘Dünyayı isteyen ilme sarılsın, ahreti isteyen ilme sarılsın, hem dünyayı ve hem de ahreti isteyen ilme sarılsın.’ ‘Âlimlerle ülfet ibadettir.’ ‘İlim tahsil etmek kadın erkek her Müslüman’a farzdır.’ ‘Bir alimin ölümü bir milletin ölümü gibi büyük bir kayıptır.’ ‘Âlimin mürekkebi şehidin kanından daha makbuldür.’ ‘Ya âlim ol, ya öğrenci ol, ya da onları sevenlerden ol! Dördüncüsü olma helak olursun.’

Hayret”, “Hayal”, “Yağmur”, “Çekirdek”, “Balık”, “Su”, “Dalga” başlıklı konulardan oluşan kitabınd; kainatı, yaratılışı, İslam’ın ilme ve akla verdiği değer gibi daha bir çok konuyu tasavvuf penceresinden ve fizik ilmi çerçevesinden inceler. Konuların daha iyi anlaşılabilmesi için, fıkra ve menkıbelerden da faydalanmış yazar. Fizik ilmine ait görseller ve açıklamalar da kitaba daha bir zenginlik ve çeşitlilik katmış.

Metin Uygun yazdı

Güncelleme Tarihi: 11 Aralık 2018, 14:48
YORUM EKLE

banner19