İnsana 'kaynak' değil, 'değer' olarak bakılmalı

Temel Hazıroğlu, 'Yeni Arayış' ve 'İnsan ve Gerçek' kitaplarında önce mayınları temizliyor, ardından toprağın harmanlanması ve yeşermesi için ortaya düşünce tohumları serpiyor. Melih Turan yazdı.

İnsana 'kaynak' değil, 'değer' olarak bakılmalı

Düşünmek, insanı sair mevcudattan ayıran en ayrıcalıklı özelliktir bu dünya yaşamında. Düşünceyle varlığını sürdürür insan. Düşünceler yönetir dünyayı. Düşünce akımları önayak olur hayatın serencamının değişmesine. Bir düşünce bazen bir tohumu olur yıllar sürecek bir akımın. Bu bakımdan değerlendirildiği zaman düşünceler mirastır gelecek nesle. Bugün dile getirmek istediğim bir nesle bir cihette miras olacak Yeni Arayış ve İleri Demokrasi Fikrinin Doğuşu ve İnsan ve Gerçek & Düşünce Damlaları adlı iki kitabın düşünceler ile ortaya attığı tohumlardır.

Ortak değerler için çalışılmalı

İlk kitap olan Yeni Arayış'taki düşünce yazıları bir nesle miras olmuştur çünkü. Temel Hazıroğlu, 20-30 yıl önce yazmış olduğu düşünce yazılarını toplamış bu kitapta. Müellif ilk olarak Necip Fazıl'ın da yazdığı 'Babıali'de Sabah' adlı gazetesinde yayın hayatına başlayarak çeşitli dergilerde ve gazetelerde fikir yazıları yazmış ve bunları bir kitapta toplamıştır. 90'ların sonunda yayınlanan bu kitabın tekrar gözden geçirilerek ikinci baskısı yapılmıştır.

Müellif bu yazılarında toplumsal ve siyasi düzene eleştiriler sunmuştur. Fakat bu eleştiriler tahrip edici değil yapıcı, imar edici türden eleştirilerdir. Muhafazakar İslami hareketlerin, daha doğrusu karşı sisteme doğru vuku bulan ve bulacak olan dalgalanmaların nasıl bir yol izlemeleri gerektiğine dair tahkiki çözümler ortaya konulmuş ve bunlar doksanların sonunda patlak veren darbe ile doğruluğunu kanıtlamıştır. Temel Bey, Türkiye'nin geçirdiği dalgalanmaları Menderes, Özal, Erbakan ve yeni iktidar olarak dört dalga dönemine ayırmış ve beşinci dalgalanmanın ön hazırlığına dair tavsiyeler sunmuştur.

Bunun yanı sıra insani değerler olan demokrasi, insan hakları, özgürlük ve barış (DİHÖB) kavramlarının Batıya münhasır kılınamayacağını, insanlığın ortak değerleri olduğunu ve İslam'ın çocukları olarak bu ortak değerler için çalışılması gerektiğini vurgulamıştır. Fıtrattan kopan insanlığın tekrar fıtrata dönmek için giriştiği arayışa 'İleri Demokrasi' fikrini ortaya sunarak ihtiyacımız olan ortak bir dil, yeni bir üslup, yeni bir yaklaşım geliştirebilmenin peşine düşmüştür. Fakat demokrasiyi burada ne bir araç ne de bir amaç olarak görmemiştir. Demokrasi bir süreç olarak bizi İslam'a ve barışa götürecektir.Tüm bunlarla birlikte geçmişten geleceğe Müslüman aydınına aktarılan farklı ve değerli düşünceleri Yeni Arayış kitabında bulmak mümkündür.

İnsana bir kaynak değil, 'kıymet' ve 'değer' olarak bakmamız gerekmekte

Serinin yeni basılan ve ikinci kitabı olan Düşünce Damlaları'nda ise müellif birinci kitabında yapmış olduğu mayın temizlemenin ardından toprağın harmanlanması ve yeşermesi için ortaya düşünce tohumları serpmektedir.

İslam iktisadı ile uğraşan biri olarak nazarımı en çok çeken insana verilen karşılığın bir kaynak olarak görülmesinden ziyade bir 'değer', bir 'kıymet' olarak görülmesi gerektiği düşüncesidir. Batının insanı bir kaynak olarak gördüğü ve insanı bir meta haline getirdiği bir dünyada ahlaki temelde bir iktisat düzenin kurulması açısından eşref-i mahluk ve ahsen-i takvim suretinde yaratılan insanın, 'kıymet' ve 'değer' olarak hak ettiği sıfatı almasının lüzumu zannımca büyüktür. Nasıl ki insanın kullandığı dil, fikrine yansır; işte bunun gibi insanı sürekli 'kaynak' olarak zikretmenin onu bir 'şey', bir meta suretinde bıraktığı aşikardır. İslam'ın insana yüce bir değer verdiğini belirterek insana 'kıymet' ve 'değer' olarak bakmamız gerekmektedir.

Yazarın iktisada yönelik olan mesleği de düşünülecek olursa, yazar, iktisat meselesinde yeni açılımlar yapmamız gerektiğini belirterek bu konuyu kurucu ve inşa edici bir iktisat felsefesi olarak 'katılım ekonomisi' adı altında toplamıştır. Bu fikre göre kapitalist ekonomiye karşı eşitlik ve kardeşliğin hakim olduğu, bütün insanlığın dünya ve nimetlerine katılımının esas alındığı bir politik ekonomi çare olarak sunuluyor.

İleri Medeniyet Hareketi”, “Devrimci İslam Birliği” gibi toplumu ve siyaseti imar ve inşa edici fikirler de barındıran bu kitapların bir düşünce ufku adına okunmasını tavsiye etmekle serinin üçüncü kitabı olacak 'Var Olmak ve Yücelmek' başlıklı eserin de ortaya çıkmasına dua ederim.

 

Melih Turan yazdı

Güncelleme Tarihi: 12 Nisan 2016, 16:50
YORUM EKLE

banner19