banner17

İnsan her daim yoldadır: Kimi kendine varmak ister, kimi cihanı hedefler

Yeni yayınlanan “Seyyah Olayım Bir Zaman” kitabında Yasin Şen kültür tarihimizde seyahat kavramanın peşine düşmüş. Bu kavramı, insanın kendine olan manevi seyahatinden başlatarak, tarihsel süreci içerisindeki maddi karşılığına kadar getiriyor. Harun Sarıgül kitabı bizim için değerlendirdi.

İnsan her daim yoldadır: Kimi kendine varmak ister, kimi cihanı hedefler

Seyahat deyince her insanın aklına farklı bir hal veya durum gelir. Muhtevası ve manası en geniş kelimelerden biridir de diyebiliriz. Tarihte yaşanılan savaşlar, göçler, anlaşmazlıklar tüm dünya milletlerini ‘seyahat’ kelimesi ile hemhal etmiştir. Bir devri kapatıp bir devri açan Kavimler Göçü bunun en güzel örneğidir. Bir yürüyüş düşünün ki, Asya’dan Avrupa içlerine kadar devam edip, burada yaşayan ve göç eden insanların ekonomik, sosyal, siyasal, tarihsel ve etnik yapılarını tamamen değiştirsin. Bunun sonucunda yeni kültürlerin ve düşüncelerin oluşmasına zemin hazırlasın. Seyahat kavramının insanlığın gidişatını değiştirecek kadar önemli ve irdelenmesi gereken bir ifade olduğunu görüyoruz.

İnsanlığın varlığından beri adeta hayatın en temel meşgalelerinden biri haline gelen seyahat, şüphesiz Türk kültüründe de önemli bir yere sahip. Coğrafi anlamda düşünecek olursak; Orta Asya steplerinden kalkıp Anadolu’ya, buradan Balkanlara, Avrupa içlerine ve hatta Afrika topraklarına kadar ulaşan bir kavim için seyahat nasıl önemli olmaz ki! Fetih ve cihat niyeti ile bir Kızılelma düşüncesi oluşturan milletimizin sadece askeri seferleri bile seyahat/sefer noktasında dikkate şayan bir yer tutar.

Türk kültürü için seyahati sadece coğrafi veya siyasi sebeplerle sınırlamak doğru olmaz. Bizim bu uzun yolculuğumuzun dini, tasavvufi, ahlaki, sosyal ve ekonomik nedenlerini de görmemiz gerekir. İslâm’ın kabulünden sonra cihat anlayışı siyasi ve askeri seferlerimizin en önemli temellerini teşkil etmektedir.

Özellikle Hoca Ahmet Yesevi ile Türk kültüründe seyahat ve sefer anlayışı farklı bir şekle evrilmiştir. Hoca Ahmet Yesevi’nin yetiştirdiği alperenler, Anadolu ve Balkanlara seyahat ederek bu bölgelerin İslâm ile tanışmalarını sağlamıştır. Bir ellerinde kılıç ve diğerinde kalemle Anadolu ve Avrupa topraklarını karış karış gezen bu alperenler, insanların gönlüne Allah aşkını ve Peygamber sevgisini aşılamışlardır.

Seyahat tasavvufta eğitimin bir parçasıdır

Seyahat, tasavvufi hayatımız içerisinde sadece bir yerden bir yere gitmek olarak görülmemiş, adeta insan eğitiminde bir araç olarak da kabul edilmiştir. Birçok derviş seyahat halinde iken seyr ü süluklarını tamamlamış, yollarda çektikleri çileler ile manevi makamlarını yükseltmişlerdir. Yunus Emre, Hacı Bayram-ı Velî, Mevlana Celâleddin-i Rûmî ve kültürümüzü ve irfanî hayatımızı şekillendiren birçok gönül erinin sürekli maddi ve manevi olarak sefer halinde olduğunu görürüz. Birçok tasavvufi eserde de asıl seyahatin insanın kendinden kendine olduğu düşüncesi vurgulanmaktadır. Yani derviş önce enfüste, sonra da âfakta seyyahtır. İbrahim Edhem tacı, tahtı bırakıp hakikatini sefer halinde aramaya çalışmış, Bişr-i Hâfî yalın ayak Bağdat sokaklarında dolaşarak kemale ermiştir.

Bu kelimenin edebiyatımıza yansımaları da yadsınamayacak derecededir. “Ya tahammül, ya sefer” dedirtecek kadar yaşantımıza işlemiştir seyahat. Birçok edebi türde seyahat ve yolculuk ile ilgili ibareleri görmemiz mümkündür. Örneğin; âşık edebiyatı ürünlerinde kahraman rüyasında bir sevgili görür ve uyandığında onu aramak için yollara düşer. Mecnun, Leyla’nın aşkından kendini çöllere atar ve sahralarda dolaşır durur.

Daha sonraki dönemler de gezici âşıklar, ellerinde saz ile Anadolu’yu dolaşarak bu hikâyeleri anlatmış ve bu kültürün taşıyıcılığı rolünü üstlenmişlerdir. Seyahat kavramı edebiyatımızı türler noktasında da şekillendirmiştir. Seyahatnameler ve sefaretnameler bu minvaldedir. Tek başına Evliya Çelebi bile bizim insanımızın seyahat anlayışını anlatmakta önemli bir yere sahiptir.

Tüm bu yazdıklarımızdan hareketle, seyahat kavramı ile ilgili yapılan çalışmaların Türk kültürü açısından ne kadar elzem olduğunu görüyoruz. Bu kavramın kültürümüzde nasıl bir yere sahip olduğunu bizlere anlatmak için Yasin Şen yakın zamanda Seyyah Olayım Bir Zaman adlı çalışmasını kaleme aldı. Yazar, kitabında kültür tarihimizde seyahat kavramanın peşine düşerek adeta tarih içinde bizi yeni bir sefere çıkarıyor. Bu kavramı, insanın kendine olan manevi seyahatinden başlatarak, tarihsel süreci içerisindeki maddi karşılığına kadar getiriyor. Eski zamanların beyitlerinde, dörtlüklerinde, türkülerinde, çöllerinde kervansaraylarında bizi derin bir seyahate çıkartıyor.

Kitap 4 bölümden oluşuyor

Kitap dört bölüm ve bir sonuç kısmından oluşuyor. Kitabın ilk bölümü “Seferîyim Seferîsin Seferî” adını taşıyor. Burada seyahat kelimesinden başlayarak, ilim için yapılan yolculular, çöl yolculukları, kervan ve deniz yolculukları gibi seyahat türleri irdelenmiş. “Şair ve Seyahat” adlı ikinci bölümde ise şairlerin yolculukları ve klasik Türk edebiyatında sefer ile ilgili beyitlerden hareketle seyahatin Fuzûlî’den Yahya Kemal’e kadarki sürecine ışık tutmaya çalışılmış. Üçüncü bölüm ise seyahatname geleneğinin önemli ismi Evliya Çelebi’ye ve diğer seyyahlara ayrılmış ve ismine de “Seyahat Yâ Resulullah!” denilmiş. “Sûfî ve Seyahat” adlı dördüncü bölümde tasavvuf ve seyahat arasındaki ilişki incelenmeye çalışılmış. Tasavvufta seferin yeri, adabı, gurbet ve gezgin dervişler gibi konular ele alınmış. Yazar, kültürümüzde seyahati anlatırken sadece tarihi kaynaklara başvurmakla kalmamış, edebî ürünlerden de faydalanarak konu ile ilgili şiirlerden alınan beyit ve dörtlüklerle konuyu ele almaya çalışmış.

Seyahatin bizdeki yansımasına ayna tutan bu eser, Türk kültürünü daha yakından tanımak isteyenlerin başucu yapması gereken bir kitaptır.

Yazımıza seyahati enfüsî boyutta ifade eden ve kitaba da ismini veren Yunus Emre’ye ait şu beyitle son verelim:

Dalayım aşkın bahrine gavvas olayım bir zaman

İsteyeyim daim seni seyyah olayım bir zaman

Harun Sarıgül

Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2019, 11:24
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20