İnsan ancak yalnız kaldığında kendini ele verir

Rahşan Sabuncu’nun ilk kitabı “Mevkii: Kanlıca” gerilim ve heyecanın insanın iç dünyasını derinlemesine inceleyen polisiye bir roman. Melike Uyan yazdı.

İnsan ancak yalnız kaldığında kendini ele verir

İyiliğin ve kötülüğün ötesinde bir yer var.

     Seninle orada buluşacağız.        
                                   Rumi

Tam da yazarın kitaba başladığı gibi bir etki bırakıyor Rumi’nin sözleri.

Hayatımız bazen isteğimiz dışında ilerler. Biz kimi zaman olan bitene öylece bakakalırız, kimi zaman da yön vermeye çalışırız. Rahşan Sabuncu’nun ilk kitabı Mevkii: Kanlıca tam da böyle bir roman. Kötülükler içinde bile umudu hissettiren küçük detaylar, şaşırtacak rastlantılar ve içerisinde kendinize ait izler bulabileceğiniz polisiye romanı.

Anadolu Yakası’nın nefesi Kanlıca’da lüks yalıların olduğu yerlerde dolaşır yazar. Edinilmiş zenginliklerin yanı sıra birbirlerine boyun eğen insanlık, yapılanları örtbas etme çabaları, sessizlik ve cinayeti ince ince anlatır. Ünlü iş adamı ve beklenmedik isimlerin ortak olduğu birtakım olayların doğrultusunda komiser Vedat’ın yürüttüğü soruşturma biz okuyucuları geçmişte yaşanan hadiselere götürür.
Gençken doruklarına kadar hissedilen aşkın mecburi sonuçları, kıskançlıktan doğan hatalar aslında hiç umulmayan noktalara taşır insanı. Ünlü iş adamı Zühtü Turalı’nın cemaat soruşturması ile başlayan serüveni, yalının bahçesinde gizli bir deponun bulunmasıyla körüklenir. Bir suçlu için soruşturma ne kadar gergin olabilirse polis için de bu sorgu bir hayli çetrefillidir. Sağlam bir şekilde ilerlemek için Sokrates’in “konuş ki seni görebileyim” yöntemine mi uymak gerekir? Yoksa Schopenhauer’in “konuşma ki seni görebileyim” yöntemine mi?

Schopenhauer’in düşüncesine katılan komiser Vedat, kişinin ancak kendi başına kaldığında kendisi olabileceğini düşünür. İş adamının yakınları, tanıdıkları ve yalının mimarının düşüncelerine başvurularak ilerleyen süreç aslında ortada bulunan mide bulandırıcı bir suçun yalnızca örtüldüğünü gösterir. Böylece geçmişten gelenler, komiser Vedat’ın büyük çabası sayesinde gelecekte bulunabilecektir. 

Kardeşliğin herkes için aynı anlama gelen bir kavram olmadığına, bazen arkadaşlığın çıkarlardan ibaret olduğuna, evliliğin sadece ama sadece tek taraflı ilerliyor gibi gözüktüğüne ve atalarımızdan kalan “İnsan çiğ süt emmiştir” sözünün ne kadar yerinde olduğuna hak veriyoruz kitabı okurken. İnsanın iç dünyasını derinlemesine anlatan yazar, betimlemeleriyle nefesimizi kesintiye uğratıyor. Heyecan, gerilim, aralara serpilmiş aşk ve polisiyenin birleşimi olan bu roman, filmleri aratmayacak nitelikte. Böyle bir kitabı bitirmeden elinizden bırakamayacaksınız. İyi okumalar.

 

Melike Uyan

Yayın Tarihi: 04 Eylül 2019 Çarşamba 11:00 Güncelleme Tarihi: 06 Eylül 2019, 13:41
banner25
YORUM EKLE

banner26