İki İnsan, Bir Böcek Mahallesi

Dünya çocuk edebiyatı çok hızlı bir şekilde yeni bir konu edindi ve mülteciler kitaplara dâhil edildi. Bizim çocuk edebiyatımıza çok yeni girdi mültecilik. Çok az sayıda kitap var.

İki İnsan, Bir Böcek Mahallesi

Daha öğrenmemişti çocuklar muhacir ve ensar kelimelerini, erkendi. Bu kelimelerin karşılığı günümüz dünyasında yoktu, zamanı gelince öğreneceklerdi zaten. Böyle düşünürken hızla bir kelime girdi gündemimize. Sadece bizim gündemimize değil, tüm dünyanın ve tüm çocukların gündemine: Mülteci. TDK’ya göre açık anlamı sığınmacıydı.

Komşularımızda savaş vardı. Kadınlar, yaşlılar ve en önemlisi çocuklar öldürülüyordu. Sığınacak bir kapıya ihtiyaçları vardı. Daha öğretmemiştik çocuklarımıza “ensar” ve “muhacir” kim diye ama birden öğreniverdiler “mülteci”yi. Mısır’dan, Irak’tan belki en çok da Suriye’den birçok kişi sığındı ülkemize. Her şehirde, birçok yerdeydiler. Yetişkinler bile bilmiyordu muhacirin anlamını ve ensar olmanın ne demek olduğunu. Bunun için şaşırdık. Ne yapmalıydık, bilemedik. Birazımız dışladı, birazımız bağrına bastı, birazımız bana dokunmayan bin yaşasın dedi. Ortada küçük bir ülke dolusu mülteci vardı ama onlara kapılarını açacak ensar var mıydı sahi? 

Artık çocuklarımıza muhacir ve ensar kavramlarını öğretmenin zamanı gelmedi mi?

Çocuk edebiyatının turnusol kâğıdı görevi yaptığı söylenir. Dünyadaki gelişmeleri çocuk edebiyatı kitaplarına bakarak anlayabilirsiniz. Dünya çocuk edebiyatı çok hızlı bir şekilde yeni bir konu edindi ve mülteciler kitaplara dâhil edildi. Uluslararası Bologna Çocuk Kitapları Fuarı’nda en çok dikkatimi çeken mültecilikle ilgili kitaplardı. Sonuçta savaş mağdurları, sadece bizim ülkemize değil, birçok ülkeye sığınmışlardı. Bizim çocuk edebiyatımıza çok yeni girdi mültecilik. Çok az sayıda kitap var.

Bunlardan biri Melih Tuğtağ’ın “Eyvah Böcükler İstilada!” adlı kitabı. Kitabı Çağrı Cebeci resimlemiş. Bilim kurgu niteliği de taşıyan kitap, doğrudan mülteciliği anlatmıyor. Sembolik bir anlatım dili seçen Tuğtağ, mülteciliği anlatmak için böcekleri kullanıyor. Kahramanımız Sessiz Sakin ve ailesinin yaşadığı mahalleyi ele geçirmeye çalışan Paşaoğlu İnşaat’ın sahibi Hayli Paşaoğlu, mahallelinin evlerini satmak istememesi üzerine başka bir yol dener. Radyasyon kullanarak böceklerin insan boyutunda birer dev böceğe dönüşmesini sağlar. Böcekler büyüdükçe mahalledeki evlere yerleşirler. Huzur kalmayınca mahalle sakinleri mecburen komşu mahalleye sığınmak zorunda kalır.

Komşu mahallenin bir kısmı sığınmacıları isterken bir kısmı karşı çıkar. Sonuçta hepsi ikna olur ve kimin kimde kalacağı kura ile belirlenir. Sığınmacılardan bir kısmı misafir oldukları evlerde iyi muamele görürken bir kısmı ne yazık ki dışlanır. Gelgelelim bu durumdan böcekler de memnun değildir ve eski hâllerine, evlerine dönmek istemektedirler. Bütün mahalleli, böceklerle iş birliği yapar ve radyasyonun etkisini çok orijinal fikirlerle yenmeye çalışır.

Kitaptan alıntıladığım şu cümle günümüzde olması gereken bir manzarayı anlatıyor: “Hayli Paşaoğlu bizi ayrıştırıp güçsüzleştirmeye çalıştıkça biz birlik olmuştuk. İki insan mahallesi, bir böcek mahallesi, toplamda: üç toplum tek yürek olmuştu.”

Ayrıca kitabın çocuklara verdiği şu mesaj da çok manidar: “İnsan, insana zor gününde lazım. İnşaallah; zor, sıkıntılı günler yaşamayalım ama oldu ki zor durumda kaldık diyelim. Zor günlerimizde hep beraber olalım.”

Her çocuğun ve yetişkinin okuyabileceği ama ille de bir yaş grubu gerekirse 9 yaş üstü çocukların severek okuyacağını düşündüğüm bir kitap.

Melih Tuğtağ, Eyvah Böcükler İstilada, Genç Hayat Yayınları.

Meryem Uçar yazdı

Yayın Tarihi: 19 Temmuz 2016 Salı 14:25 Güncelleme Tarihi: 06 Aralık 2018, 14:19
banner25
YORUM EKLE

banner26