banner17

İhsan Süreyya Sırma'nın Endülüs İzlenimleri

İhsan Süreyya Sırma, 'Ah Endülüs' kitabının ilk bölümünde bize Endülüs tarihini anlatırken, ikinci bölümde Endülüs ziyaretinden izlenimlerini okurla paylaşıyor. Sedat Palut yazdı.

İhsan Süreyya Sırma'nın Endülüs İzlenimleri

Müslümanların tarihte iz bıraktığı yerlerden biri de Endülüs’tür. VIII. yüzyılda bu coğrafyaya yerleşen Müslümanlar çeşitli eserler bırakmış ve imzalarını atmıştır. Bu eserlerin önemli bir kısmı günümüze kadar gelmiş. Endülüs’ü Müslümanların kalbinde bir yara olarak belirten bir kitap başlığı var: Ah Endülüs! Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma’nın yazdığı kitap Beyan Yayınları’ndan çıktı. 3. baskısını yapan kitap İhsan Süreyya hocanın Endülüs izlenimlerini anlatan bir tarih-gezi kitabı.

Kitap iki bölümden oluşuyor. Yazar kitabın ilk bölümünde bize Endülüs tarihini anlatırken, ikinci bölümde Endülüs ziyaretinden izlenimlerini okurla paylaşıyor. Kitabında Endülüs ziyareti sırasında çekilmiş fotoğraflar da kullanan yazar, okura önemli bir görsellik sunuyor.

Endülüs’ün fethi, bir Arap fethi midir?

Yazar, tarihi bir yanlışı düzeltmekle başlıyor kitabına. İhsan Hoca, Endülüs’e Tarık Bin Ziyad döneminde değil, ilk defa Hz. Osman döneminde çıkıldığını anlatıyor. Hz. Osman’ın mektubunu paylaşıyor. İşte, bu dönemde Endülüs’le başlayan samimiyet 1492 yılına kadar derin bir muhabbete dönüşüyor. İspanya Müslümanları kucaklıyor, Müslümanlar da İspanya’yı…

Müslümanların işini kolaylaştıran unsurların başında Endülüs’teki sosyal ve siyasal bunalım gelir. Bu dönemde İspanya’da yaşayan Yahudiler de Müslümanlara destek olmuş, İspanya’nın siyasi yapısı ve stratejik konumu hakkında Müslümanlara önemli bilgiler vermişlerdir. Müslümanların Endülüs kıyılarından içeri girmeleri kolay olur, meydan savaşında Vizigot Kralı Rodrik öldürülür. Kısa zamanda Gırnata, Malaga ve Kurtuba ele geçirilir.

İhsan hoca burada bir soru soruyor. Endülüs’ün fethi, bir Arap fethi midir? Yazar cevabını şöyle veriyor. “Müslüman olan Berber kavminin bu fetihte rolleri çok büyüktür. İslam’a yeni giren bu unsurlar olmasaydı, sadece Orta Doğu’dan gelmiş ordular Endülüs fethini gerçekleştiremeyeceklerdi. Dolayısıyla bu bir Arap değil, İslam fethiydi. Nitekim Araplardan başka ırklara mensup 20 kadar ‘tabiin’ de Endülüs’ün fethine iştirak etmişlerdir.” (S.19)

Müslümanların medreselerinde Hristiyan ve Yahudiler de eğitim görebiliyorlardı

Müslümanlar buraya yerleştikten sonra her yerde uyguladıkları hoşgörü politikasını hayata geçiriyorlar. Her şey iyi giderken çıkar kavgaları, Müslüman Araplar ile Berberiler arasındaki üstünlük kavgaları fetihleri durdurmakla beraber, Hristiyanların özgüvenlerini artırıyor. Bu dönemde merkezden valiler gönderilmesine rağmen onlar da sık değiştiği için kurumsallaşma gerçekleşmiyor. Bu durumu fırsat bilen Fransızlar Poitiers Savaşı ile Müslümanları mağlup edip onları durduruyor.

İhsan hoca buradaki Hristiyanların, Müslümanların gelmesiyle huzur bulduğunu, birçoğunun kendi iradeleriyle Müslüman olduğunu anlatıyor. Ayrıca Müslümanlar burada, daha az vergi veriyor ve köleler özgür oluyor. “Müslüman medreselerinde sadece Müslümanlar değil, Hristiyan ve Yahudiler de eğitim görebiliyorlardı. Papaz Geber, II. Hakem’in açtığı medresede yetişmiş Hristiyan bir âlimdi. Hristiyan Arşöveki Juan De Seville, İncil tefsirlerini Arapça olarak yazıyordu.” (S. 56-57)

İhsan hocanın şu hatırlatmaları önemli: “Bu dönemde İslam Medeniyeti ve Arapça kültürü öyle bir seviyeye geldi ki, Hristiyanlar, İncil’i ancak Arapça’ya yapılan tercümelerden öğrenebiliyor; hatta Arapçanın bu ilmi üstünlüğünden dolayı bu Hristiyanlar, Müslüman eserlerini okumayı, Hristiyan yazarların yazdıklarına tercih ediyorlardı.” (S.66)

Endülüs döneminde inşa edilen onlarca cami, medrese, han, hamam, külliyeler Hristiyan işgalleri ile amaçlarından uzaklaşıyor. Şehzade isyanları, milliyetçilik, olumsuz ekonomik gidişat, yapılan olumlu şeylere gölge düşürüyor, işgalleri kolaylaştırıyordu.

İhsan hoca, kitabın devamında dönemin Endülüs liderlerini tek tek ama önemli hizmetleriyle okura sunuyor. Kitabın sonunda paylaştığı Endülüs izlenimleri ve fotoğraflar kitabı soğuk tarih kitaplarından ayırıyor. Endülüs tarihini daha sübjektif kılıyor. Kitabında tartışmalara yol açacak bir üslup kullanması, özenli dili kitabın okunmasını daha renkli hale getiriyor. Endülüs tarihini İhsan hocadan okumak isteyenlere…

İhsan Süreyya Sırma, Ah Endülüs, Beyan Yayınları

 

Sedat Palut

sedat.palut @ gmail.com

Güncelleme Tarihi: 27 Ocak 2017, 16:49
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
İsmail Hakkı Doruk
İsmail Hakkı Doruk - 2 yıl Önce

Batılı batıldırHırsızdır, barbardır.Bilgiye ulaşınca onu kirli emellerine alet ettiler.

tedbirul mutevvahhid
tedbirul mutevvahhid - 2 yıl Önce

şüphesizdirki islam tarihinde( ilim,düşünce,felsefe, mimarlık,sanat,siyaset)çok önemli bir yere sahip olan endülüs-ispanya- kötü bir akibetle sonuçlandığı için müslümanlar genel olarak duygusal bir yaklaşım içinde yorumluyorlar.bu belkide tabi bir yakalaşımdır fakat hiçbir zaman islam dünyasının doğusunu oluşturan bagdat-basra-mevaraünnehir- bölgesindeki yapılmış olan entelektüel-ilmi faliyetler seviyesine ulaşmamıştır.

banner8

banner19

banner20