İç dünyamıza dönük bir yolculuk

Betül D. D. 'Benim Yolum'da bizden biri, yani Türkiye’de doğmuş, büyümüş bir Müslüman olarak konuşuyor. Osman Alimpınar yazdı.

İç dünyamıza dönük bir yolculuk

https://www.ktpkitabevi.com/urun/benim-yolum-aamir-khanin-inanilmaz-yolculugu-115130383Betül D. D. yeni bir yazar, ilk kitabını Kasım 2015’te Avangard Yayınları arasından çıkardı. Kitabın ismi Benim Yolum, alt başlığı “Terapi Günlükleri”. Alt başlık akla ilk önce Batı dillerinden çevrilmiş psikoloji kitaplarını getiriyor. Fakat hiç de öyle değil. Betül D. D. bizden biri, yani Türkiye’de doğmuş, büyümüş bir Müslüman olarak konuşuyor.

Kitabın temel tezi, yaşamakta olduğumuz, bazen baş edip bazen baş edemediğimiz sıkıntı, bunalım, öfke, depresyon, hatta bedensel ağrılarımızın yalnızca bugünümüzle ilgili olmadığıdır. Farklı yaşlarda farklı yaralar almışızdır. Her aldığımız yara, farkında olalım veya olmayalım, bugünümüze, iç dünyamıza, kişiliğimize, bakış açımıza etkide bulunur.

Betül D. D.’ye göre terapi, kişinin kendisiyle yüzleşmesi, kendine dışarıdan bakabilmesi, en önemlisi de kendini başkalarının gözünden görebilmesi anlamına gelir. Terapi bir yöntemdir. Daha doğrusu iç dünyamıza dönük bir yolculuktur. Bu yönteme başvurmak için hasta olmak gerekmez. Herkesin içinden çıkamadığı, sebebini bir türlü bulamadığı sorunları vardır. Kişi zaman zaman kendisi, geçmişi ve bugünüyle bir hesaplaşma içine girmez mi? Terapi, bu gibi anlarda kişinin darboğazlara girmesine, çıkmazlarda bunalmasına izin vermeyen, onun elinden tutan, bu yüzden herkesin istifade edebileceği, ihtiyaç duyacağı bir yöntemdir.

Kendi mücadelesini anlatıyor Betül D. D.

Terapi, hangi yaşta hangi yarayı aldığımızı bulmaya dönük bir yolculuktur. Benim Yolum’da yapılan vurgu, kişinin anne karnındayken yaşadıklarıyla başlar. Bilinçaltına işlenen, belki bizim fark etmeden, bastırarak, unutmaya çalışarak bilinç dışına ittiğimiz, belki de hiç bilmediğimiz, hatırlamamızın mümkün olmadığı bir sürü acı vardır.

Kitap Betül D. D.’nin hamile olduğunu öğrenmesiyle başlar. Yazar bebeğiyle ilişkisinden kendi annesine ulaşır. Anne, hatırlamamızın mümkün olmadığı birçok sorunun kaynağıdır, başka ifadeyle cevabıdır. Anne, bir nevi düşen uçaktan çıkarılmış kara kutudur. Betül D. D. terapi seanslarında önce annesiyle yüzleşir, annesinin gözünden kendine bakar. Ona soramadığı, anlatamadığı her şeyi söyler. Bastırdığı bütün duyguları, göstermek isteyip de gösteremediği bütün tepkileri ortaya çıkarır. Annesinden de cevaplar alır.

Anne karnındaki cenin belki bir şey yapamaz, etkin değildir, fakat çok şeye maruz kalır. Bunlardan ilki annenin onu istemesi, sevmesi, ona şefkat göstermesidir. Eğer anne, karnındaki bebeği istemiyorsa, bebek bunu hisseder diyor Betül D. D..

Benim Yolum erkek doğması istenirken kız olarak dünyaya gelmiş bir annenin yaşadıklarıyla doludur. Yazarın birçok teklifi, bulduğu çıkış noktaları var. Betül D. D. zeki, anlatımı sade, üslubu akıcı olan bir yazar. İlk kitabında bile samimiyetiyle, konuları yeterince işleyişiyle, ayrıntıları kollamasıyla okuyucusunu sarıp sarmalayabiliyor. Kendi mücadelesini anlatıyor Betül D. D.. Bu yüzden onun okuyucuya dönük kendimizle yüzleşmeliyiz çağrısı etkisiz kalmıyor. Bir tecrübeden, dolu dolu yaşanan bir hayatın içinden sesleniyor. Çağrısı bu yüzden güçlü oluyor. Hesapsız olması, ayrıca olanı olduğu şekliyle, eğip bükmeden veya farklı göstermeye çalışmadan anlatması, Benim Yolum’da her tür okuyucunun kendinden bir şeyler bulmasını sağlıyor.

Osman Alimpınar yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2018, 11:53
banner12
YORUM EKLE

banner19