İbni Batuta lakabı şair Şehavi'ye çok yakışıyor

Mısırlı şair Ahmed Eş-Şehavi’nin 'Benim Adıma Bir Gökyüzü' kitabı bir yeryüzü atlası gibi. Mustafa Uçurum yazdı.

İbni Batuta lakabı şair Şehavi'ye çok yakışıyor

Şiir, dünyanın tarifi imkânsız geniş coğrafyalarına sesini duyurabilen bir güce sahip. Evrensel bir söz dizim gücü, sınırsız hayaller dünyası ve bütün iyi niyetleri içinde barındıran bir enginliğe sahip şiirin mesafeleri ve asırları aşan nefesinin gücünü hiç kaybetmeden içimizde yer tutması da söze olan itimatımızın tam olması ile ilgilidir.

Dünyanın hangi köşesinde olursa olsun şiir gelir ve bulması gereken yeri bulur. Mesafesi yoktur şiirin. Mısırlı şair Ahmed Eş-Şehavi’nin şiirlerini okurken sadece Mısır değildir gözünüzde canlanan coğrafya. Dünyanın dört bir yanından şiirler gönderir şair Benim Adıma Bir Gökyüzü diyerek.

Mısır’ın Dimyat şehrinde doğan şair; gazetecilik okuyan, dergiler çıkaran, dünyanın her köşesini bir şiir sevdası ile gezen seyyah bir şair. UNESCO Edebiyat ödülü, Kavafis Şiir Ödülü gibi önemli ödüllere sahip. Birçok şiir ve deneme kitabı bulunan şairin yeni kitabı, Kırmızı Yayınları arasından çıkan “Benim Adıma Bir Gökyüzü”.

Şiir, sınır tanımaz bir özgürlüktür

Ahmed Eş-Şehavi, Mısırlı bir şair. Halen Mısır’da yaşıyor. Şiirlerini genelde gezdiği ülkelerde, şehirlerde kaleme almış. Biyografisine baktığımızda neredeyse gitmediği kıta kalmamış. Şiirin ipine sımsıkı sarılarak dünyanın her köşesinde şiirin sesini duyurmuş.

Şiir, tüm coğrafyalara seslenen bir evrenselliğe sahiptir. Elbette şiirin kaleme alındığı mekânın ve zamanın şiir üstünde etkisi de önemlidir. Fakat şair, içinde büyüttüğü duyguları tüm dünya ile paylaşmak istediğinde mekân ve zaman kavramı ortadan kalkar.

Ahmed Eş-Şehavi’nin şiirlerinin altında yazan şehir adlarına göz atacak olursak göreceğiz ki şair, dünyayı şiirine sığdırmış. İnsana ferahlık veren bir gökyüzünün altında şiirler biriktirmiş dünya coğrafyasına bir umut olsun diye. Nikaragua, New York, Amman, Hindistan, Kosta Rika, Panama, İstanbul, Nagpur ve Kahire. Daha birçok şehir ve ülke var şiirlerle karşımıza çıkan.

İnanç, felsefe, özgürlük, umut ve zamanı aşan bir sonsuz bir sevda var Eş-Şehavi’nin şiirinde. Mekânlar ne kadar değişirse değişsin, duygular aynı şairde. Doğup büyüdüğü Mısır’ın kara bulutlarla çevrili günlerinde umut dolu dizeler gönderiyor gökyüzüne: “Bir umut vardı/ Ölümün meçhul bir yolu üzerinde/ Ses için bir sesti/ Girmem için elif

Ve güneş doğacak bulutların arkasından

Ahmed Eş-Şehavi dünyayı dolaşan ve bu özelliğinden dolayı Mısır’ın İbn-i Batuta’sı olarak anılan bir şair olsa da onun asıl yurdu Mısır. Yazdığı şiirler içerisinde en içli, en canlı olanların altında Kahire imzası var. Güzel günlerin hayaliyle yaşıyor şair. Bol güneşli ve çiçekli hayaller kuruyor. Neredeyse her şiirinde karşınıza bir çiçek çıkıyor. İyi günlere dua niyetine geçecek çiçekler bunlar.

Şair, bir zamanların medeniyet merkezi, dünyanın kalbi olan Kahire’den şiirler salarken gökyüzüne, umudunu hiç yitirmiyor. Biliyor ki gün gelecek ve iyi günler yine gelecek; “Karanlığa Doğru Giden Bir Işık” doğacak bulutların ardından. Umutsuzlukları sıralıyor şiirinde ama umuda da sımsıkı sarılarak: “Sadece bekle/ Güneşin söz kuyusunda yıkanmasını

Ahmed Eş-Şehavi’nin şiirlerini Mehmet Hakkı Suçin Arapça’dan çevirmiş. Şiir çevirisinin de bir sanat olduğu gerçeği düşünülecek olursa Mehmet Hakkı Suçin’in son derece başarılı bir çeviri yaptığını söylemek mümkün.

İstanbul’da bir programda tanıştığım ve şiirleriyle, tavırlarıyla tanımaktan mutluluk duyduğum Ahmed Eş-Şehavi’nin Türkiye ve özellikle İstanbul sevgisi de görülmeye değerdi. Benim Adıma Bir Gökyüzü, Ahmed Eş-Şehavi’nin dünyaya güzellikler gelsin diye seslendiği bir demet şiirden oluşuyor. Yeter ki umut olsun insanın içinde. Kara bulutlar gün gelir dağılır.

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2019, 17:11
YORUM EKLE

banner19