banner17

Hüzün bulutu hangi çölü ıslatır?

Zeki Bulduk'un Züleyha'sını değerli kılan yanlarından biri de Hz. Yusuf kıssasını Züleyha'nın acısını ortaya koyacak şekilde ele almaya cesaret edebilmiş olması..

Hüzün bulutu hangi çölü ıslatır?

Züleyha, Zeki BuldukZeki Bulduk'un Züleyha'sını değerli kılan yanlarından biri de Hz. Yusuf kıssasını Züleyha'nın açısını ortaya koyacak şekilde ele almaya cesaret edebilmiş olması.

Kaç menzile uğradın böyle çerâğım  
Kaçıncı yusufum ağına düşen ağım  
Sığınağım!  
 
Ayn-ı zuleyha! 
Aynı züleyha
 
 
(Ahmet Gözübüyük
 
Bir kadının yıkılan ruhu üzerine bina edilen kadim bir uygarlık: Mısır. O uygarlığın üzerinde yükselen karşılıksız bir aşk. Hakkın yolunda giden dünya güzeli bir peygamber ve düştüğü için yükselen bir kadının hikâyesidir bu kitap.  
 
Züleyha’nın derdi 

Züleyha’nın derdini anlatmak ne zordur. Kınanan bir kadının aşk mertebelerinden geçmesini âşıkların dışında kaç kişi anlayabilir? Yüzyıllar boyu anlatıcıların ve yazıcıların diline peleseng olmuş bir hikâyeden bahsediyoruz. Yazmak da anlatmak da zor olsa gerek.

“Zaman, yalnızca düşünürken adilmiş. Öyle buyurdular. Öyle bildik. Lakin Yusuf’un hüsnünü, Züleyha’nın hüznünü ademoğlu ve ademkızları idrak edesi değildir.” diyor anlatıcımız neden yeniden Züleyha’yı okumamız ve dinlememiz gerektiğini bize bildirirken. Hiçbir hikaye unutulmaz çünkü; içine gözyaşının yakıcılığı karışmışsa. Bundan olsa gerek yeniden yazılmalıydı Züleyha; bizler ağlamayı severiz zira. 
 
Züleyha’nın halleri 

Kevn ile başlıyor Zeki Bulduk’un Züleyha kitabı ve aşkın merhalelerinden geçiriyor bizi tek tek: Heva , Hubb, Işk ve Vedd. Bu makamların bir bir tadına varıyor Züleyha. Ve biz de okurken Züleyha’nın seyri sülukunu görüyoruz satır aralarında; oysa okuyucunun buna bir itirazı vardır:

“ Sen de yazacak bir şey bulamadın mı da Züleyha’nın hallerini karaladın. “ der, haklıdır. Lakin biz dağıtmaz dert alırız, gam satarız; acı alıp, hüzün veririz; güçlük alıp, darlık veririz; ki bizim alış verişimiz insanlık halleri üzerinedir ve unutulanı biz de yad edersek kıyamet kopmaz ama ola ki güzel olanın derinliğine bir milim yaklaşmış oluruz umuduyla Züleyha’nın yüzündeki arzuyu, bekleyişi, şevki, umudu ve mutmainliği bir an da olsa –belki- yaşarız diyedir. 
 
Pencereden bakan kadın“Bir kadınım ben!” 

Kadına dayanmak zordur; hele de Züleyha ise mevzubahis iki kere zordur. Zeki Bulduk’un Züleyha’sı her şeyden önce,” Bir kadınım ben!” diye bağırıyor. “Bir kadınım ve adım Züleyha. Beni ayıpladınız, kınadınız, sövdünüz bana ama ben bir kadınım ve sevdim.” diyor kitap baştan sona.

Bir peygambere âşık olmanın külfeti Züleyha’nın sırtına binmiş ve onu toprağa çekmekteyken Zeki Bulduk benzer kadınlardan bahsediyor kitabında. Züleyha bazen Magdelalı Meryem oluveriyor satır aralarında.

Züleyha iki tanrı arasındandır: Biri yaratmış birisi yaratılmış. Züleyhanın dilemması onun önce yok oluşunu, sonra kurtuluşunu hazırlıyor. 
 
Söz anlatıcınındır 

Bu şiirsel aşk hikâyesini, Züleyha’nın çilesini Yusuf’un sabrını ve kadim Mısır’ı, Zeki Bulduk, Hikayeperdazlar aracılığıyla dile getiriyor. Hikayeperdazların piri Zebercetoğlu Zülküf bir pir-i mugan edasıyla anlatırken hikâyeyi; sanki dedemizin dizi dibindeymiş hissini uyandırıyor yahut Anadolu’nun eski kıraathanelerine gidiyoruz. 
 
Yusuf’un yeri 

Züleyha kitabını okurken dilin akıcılığı mı desem hikâyenin güzelliği midir bir şey sarıyor sizi. Sıkılmıyorsunuz kitabı okurken. Bunda bölüm başlıklarının fazla uzatılmaması etkili olmuş sanırım.  

Kitabın ayırıcı özelliği Hz Yusuf’un ana karakterden ziyade Züleyha’nın aşkını tamamlayıcı bir kimliğe bürünmesidir. Öncüllerinden en büyük farkı bu olsa gerek kitabın. Erkek egemen bir toplumun yoğurduğu bu hikâyeyi kadın özelinde tekrar ele almak cesaret işiydi. Yazarımız bunun üstesinden başarıyla gelmişe benziyor. 
Bir olay kitabı değil bu kitap. Kahramanların hissiyatı olayın önüne geçmiş kitapta. Duygular davranışların önünden gidiyor. Hisler hareketlere galebe çalıyor.  
 
Kaplanlar da ölür  

Aşklar ölmez derler. Aşkı anlatan kitapların sözü bitmez diye çevirebiliriz bu sözü. Kitabın bittiğini anlamıyorsunuz. Kaplanlar bile ölürken ve ölümleri kendi elleri ile iken Züleyha’nın aşk derdi bitmiyor hiç. Ya da okuyucu denen açgözlü bitmesin istiyor. Acıdan beslenen bir toplumuz; Züleyha’nın aşk acısı bize ondan mıdır hep çekici gelir.

 

 

İbrahim Ekiz, Züleyha’nın derdine kardeş oldu

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 12:35
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20