banner17

Hüseyin Akın Dertleşmeye Çağırıyor Tespitçi Dükkanı'nda

Hayatımızın manası, bir yönüyle şahitlik ettiğimiz, gördüğümüz, gözettiklerimiz ile netleşiyor. Bakarken neler göründü gözümüze, nelere göz yumduk, neleri göz ardı ettik; bunların hepsi bir hesabın konusu olacak. Bahsini ettiğimiz bu duyarlılığı şiirlerinde olduğu kadar denemelerinde de gördüğümüz Hüseyin Akın, muhtelif zamanlarda yayınlanan yazılarını 'Tespitçi Dükkânı' isimli kitapta bir araya getirdi. Orhan Gazi Gökçe yazdı.

Hüseyin Akın Dertleşmeye Çağırıyor Tespitçi Dükkanı'nda

Hayatımızın manası, bir yönüyle şahitlik ettiğimiz, gördüğümüz, gözettiklerimiz ile netleşiyor. “Dünya bir penceredir, her gelen bakar geçer” değişmez bir hakikat olarak ortada elbette ancak bakarken neler göründü gözümüze, nelere göz yumduk, neleri göz ardı ettik; bunların hepsi bir hesabın konusu olacak. Olan bitene, hayatın içinde akıp gidene bu duyarlılık penceresinden bakmak önemli olsa gerek.

Bahsini ettiğimiz duyarlılığı şiirlerinde olduğu kadar denemelerinde de gördüğümüz Hüseyin Akın, muhtelif zamanlarda yayınlanan yazılarını “Tespitçi Dükkânı” isimli kitapta bir araya getirdi. Velut yazarımız, “Deneme Yanılma”, “Kitabım Çıktı Alınmayın”, “Geçmiş Günler Matinesi”, “Canlı Renkler”, “Kaybolmak İçin Nereye Gitmeli”, “Yalan Dünyanın Yanlış İşleri”, “Hu Dönüşü” gibi kitapların ardından yazmak ile yaşamak arasında kurduğu nitelikli ilişkiye yeni bir bağ daha eklemiş oldu.

Ülke Yayınları’nın Edebiyat serisinden çıkan kitapta, kültürden sanata, din ve dil meselelerinden güncel tartışma konularına kadar birçok mevzu hakkında Hüseyin Akın, samimi, neşeli üslubu ile vurucu tespitlerde bulunuyor.

Bir hatırlatma mesuliyetini omuzluyor sözü yormadan

Bu dünyanın ağır yükleri, tükenmez dertleri ile baş etmenin meselelere belirli bir mesafeden bakmakla mümkün olacağını çokça vurgulayan Hüseyin Akın, hayret ve dikkati elden bırakmıyor ve şöyle bir ilişkiye işaret ediyor: “Tespit de tespih gibidir, imamesi koptuğunda bütünlüğü kaybolup şirazesi dağılır.”

Gördüğüm şu ki Hüseyin Akın’ın hayatta ve dahi edebiyatta önemsediği iki önemli şey var: Mizah ve neşe. Ona göre “Mizah bir savunma sanatıdır.” Hüseyin Akın, mizahtan yoksun olmakla kabuğa takılmak arasında doğrudan bir ilgi kuruyor. Heyecanı sönmüş, şevki kaçmışlara da sözü var: “Bunlar iştahı olanın da iştahını kaçırır.”

Kitaptaki her bir yazının başlığında muzip ve kıvrak bir dil ustalığını görmek mümkün. Hüseyin Akın bunu hep yapıyor zaten. İyi ki de yapıyor. Bilhassa din eğitimi, din algısı bağlamında öteden beri tecrübelerine istinaden ifade ettiği hususlara daralıp gücenmeden kulak vermeli.

Hüseyin Akın, özün değil kabuğun muteber olduğu şu zamanlarda bir hatırlatma mesuliyetini omuzluyor sözü yormadan, minnet yüklemeden okuyucularına. Mahallenin kronikleşen sorunlarına bir yabancı gibi değil, bilakis kendi yarası gibi bakıyor. Kuru bir eleştirinin ötesine geçip somut önerilerini sıralamaktan çekinmiyor.

Henüz düzgün bir insan modeli oluşturulamadı

Türkiye’de dünden bugüne tartışılan müzmin iki mesele olan din ve eğitim meselesine “Kolonları Kesen Hırsız Din Dersinden Nasıl Beş Aldı?” diye sorarak eğiliyor. “Din eğitiminden muradımız nedir? Yetiştirmek istediğimiz insan modeli nedir?” gibi temel soruların cevapsız kalmasından rahatsız olan Hüseyin Akın, zevahiri kurtarmaya dönük atılan adımların derde deva olmayacağından yakınıyor haklı olarak.

Öte yandan din üzerine yapılan tartışmaların medyatik bir zemine çekilmesi ve kuru söylemlere hapsedilmesi Akın’a göre büyük sorunlara sebep olmaktadır. Akın, dinî duyarlılıklar konusunda özellikle kayıp kuşak olarak nitelenen gençleri suçlamaktan vazgeçerek esastan uzaklaşmış, çarpıklıklar üreten kısır tartışmalardan kaçınmak gerektiğini vurgular.

Hüseyin Akın yüksek söylemler üretilmesine mukabil henüz düzgün bir insan modeli oluşturulamadığını ileri sürer ve bu durumun ateizm ve deizmin gençler arasında bir “trend” olarak yükselmesinde önemli bir paya sahip olduğu tespitinde bulunur. Diğer taraftan ülkemizdeki ateistlerin büyük bölümünü “tepkisel ateist, konjönktürel ateist, pragmatik ateist hatta dindar ateist” şeklinde sınıflandırır “Para Kimde İman Nerede? başlıklı yazısında.

İnsanî ilişkilerde belirleyici olan ne?

Aklını akbil gibi kullananlara Allah’tan yardım diler “Selfi Çekmek Caiz Mi?” başlıklı yazısının başında ve iki adım sonra “yetersiz bakiye” uyarısı ile karşılaşmalarının mukadder olduğunu söyler bu tip insanların ve sözü yanlış din algısının üremesinde büyük paya sahip TV’lerdeki dinî programlara getirir. Tutarsız sorulara ve bunlara cevap yetiştirmeye çalışan hocaların düştüğü duruma işaret ederek aklını kullanmayanların düşecekleri kepazeliğe dokundurur kaleminin sivri ucunu.

“Sordum Sarı Çiçeğe: Müminler Kardeş Midir?” başlıklı yazısında ise bir araya gelerek parçalandığımızı savunur. Bilhassa en küçük birimlerden başlayıp her yere sirayet eden iktidar mücadelelerine dikkat çeker. Evliliklerin dahi bahsi edilen iktidar savaşına sahne olduğunu vurgular.

İnsanî ilişkilerde merhamet, dostluk ve fedakârlık gibi gittikçe soyutlaşan mefhumlardan ziyade belirleyici olanın “Çokluk, zenginlik, etki alanı, yetki gücü, imkânlar dünyası, siyasî çevre, medya gücü, okur sayısı, dinleyici sayısı, kandırma kuvveti, mistik referans” gibi unsurlar olduğunu ifade eden Hüseyin Akın, bir güven krizine işaret eder.

Sevsek sabahlarımız daha bir aydınlık olurdu

Sevginin yerini nefrete bırakması kuru kavgalara kapı açıyor ne yazık ki. Bu hususta Hüseyin Akın’ın şu cümleleri de kayda değer: “Cemaat, tarikat, parti, gazete, dergi, dernek, vakıf ve hatta sanal ortamlar daha önce hiç olmadığı kadar birbirine kin tutup diş biliyorlar. Ne sevgimizin kararı var ne de nefretimizin. Birbirimizi gerçekten sevmiyoruz. Sevsek yüzümüze can gelirdi. Sevsek sabahlarımız daha bir aydınlık olurdu.”

Hüseyin Akın’ın ülkeye ve insanlığımıza dair can alıcı yahut can yakıcı diyebileceğimiz tespitleri bunlarla sınırlı değil elbette. Tespitçi Dükkanı dertleşmeye çağırıyor sizleri. Ben haber vereyim istedim.

Hüseyin Akın, Tespitçi Dükkanı, Ülke Yayınları

Orhan Gazi Gökçe

Güncelleme Tarihi: 29 Kasım 2018, 17:55
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20