Hristiyan ehl-i kitaptan kabul edilebilir mi?

Hacı Abdullah Petrici’nin adını duymadıysanız, artık duyma vaktiniz gelmiş demektir.

Hristiyan ehl-i kitaptan kabul edilebilir mi?

Yok vallahi, severek okunur!

Hani insan aslında bir şeyleri yapacakken sırf mecburi tutulduğu için yapmak istemez ya, ben de Dinler Tarihi sınavında bu kitaptan sorumlu tutulduğum için onu okumaya pek sıcak bakmadım ilkin. Ama sonra “ne gelir elden” diyerek aldım kitabı elime. Fakat o da ne? Kitaba bir başladım, baktım onlarca sayfa okumuşum. Akademik bir eser olmasına rağmen oldukça akıcı ve bir o kadar da tatlı bir üslubu var.

Mevzu bahis nedir kuzum?

Kitapta ne mi anlatılıyor? İncillerin müelliflerinden, tespitinden, gerçek İncil’in akıbetinden, teslis ve enkarnasyon inancından, Hz. İsa’nın haça gerilip sonradan dirilmesinden, Kur’an’da Hz. İsa ile ilgili ifadelerden, bazı Hristiyan ayin ve ibadetlerinden, Peygamberimizin Kitab-I Mukaddeste müjdelenmesi meselesinden, Pavlus’un Hristiyanlığa etkisinden, Hristiyanların ehl-i kitap kabul edilip edilemeyeceğinden ve daha birçok konudan söz ediyor.İsmail Taşpınar, Hacı Abdullah Petrici'nin Hristiyanlık Eleştirisi

Şimdi, kim hazırlamış bu kitabı, merak ettim?!

İsmail Taşpınar, Marmara İlahiyat’ta Dinler tarihi hocalarından. Birkaç dil bilmesi ve alana vukufiyeti sebebiyle gayet güzel bir çalışma sunuyor bize. Hacı Abdullah Petrici’nin Burhanü’l-Hüda ve İzahü’l-Meram adlı eserlerini günümüz Türkçesine aktardıktan sonra, bir giriş ve üç bölüm ekleyerek Petrici’nin metodunu ve kullandığı kaynakları tespit edip kitaplarını iyice tahlil ediyor.

Petrici de kim?

Bugünkü Bulgaristan topraklarında doğmuş, Kuşadalı İbrahim Efendi’ye intisap etmiş çok yönlü bir bilgin. Hoş sohbet, zarif ve cazibeli bir zat olarak tanınır. Hacı Abdullah Petrici 19. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin ekonomik açıdan Pazar, siyasi açıdan hasta adam ve dini açıdan misyonerlik faaliyetlerinin rahatlıkla yürütülebileceği açık bir alan olarak görüldüğü bir dönemde yaşamış olan Osmanlı alimlerindendir. O dönemde misyonerlerle ilmi zeminde tartışmak amacıyla Hristiyanlığa reddiyeler ilim dili olan Arapçayla yazılmakla beraber, halkı bilinçlendirmek için Türkçe reddiyeler de kaleme alınmıştır. 19. Yüzyılda Türkçe reddiye yazan ilk kişi de Hacı Abdullah Petrici’dir ve eseri İzahu’l-Meram’dır.

Yani?

Petrici’nin sağlam delilleri ve hoş üslubu, İsmail Taşpınar’ın açıklayıcı ifadeleriyle kitap daha da güzelleşiyor ve okunası kitaplar listesinde yerini alıyor. Reddiye türündeki eserlere iyi bir örnek!

Şeyma Benli tavsiye etti

Güncelleme Tarihi: 15 Temmuz 2019, 15:28
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
bsra
bsra - 8 yıl Önce

not aldım. okuyacağım bu kitabı. teşekkür ederim Şeyma Hanım. Ya da meslektaşım :)

banner19

banner13