banner17

Hırsı ve egoyu bırak, makineleşmekten kurtul

Tiyatro yazarı, radyo programcısı, yazar İrfan Gürkan Çelebi, 'Ey Musa Ayakkabılarını Çıkar' adlı kitabında kişisel gelişim kitaplarını eleştiriyor ve insanları Allah'ın yoluna sevk ediyor. Necdet Ömer Özer yazdı.

Hırsı ve egoyu bırak, makineleşmekten kurtul

Düşünce âlemimizin makineleşmesi, manevî âlemden koparılmamızla başlamıştı. Avrupa'da manevî âlemden kopuş François Rabelais'in yazmış olduğu Pantagruel (1532) ile Gargantua (1534) eserleriyle başlar. Bu eserlerde insanın doğaya dönmesi gerektiği ve fen alanına çok iyi hâkim olması gerektiğinden bahsedilir. Bu gayelerin gerçekleştirilebilmesi için François Rabelais'in, skolastik düşünceye karşı olarak “Theme Kilisesi” adlı bir yer açma düşüncesi vardır.

Rabelais'nin oluşturduğu bu düşünceler zamanla çok geliştirilir. Yani metafiziksel bağlı olan insan, yavaş yavaş materyal alana döndürülür. Bu düşünceden hareketle 18.yy'da Diderot öncülüğüyle ansiklopediler oluşturulmaya başlanır. Ansiklopedilerin oluşturulmasındaki amaç; insanların (Batılılar'ın) herşeyi kontrol etme isteğidir. Bundan sonraki süreç, insanın makineleşmesini başlatan James Watt'ın icadı buharla çalışan makinedir. Bu makineyle birlikte insanların sömürülme hikâyesi başlar. İnsanlarda hep varolan hırs ve egonun üzerine saydığım süreçlerle birlikte akılcılık ve menfaatçilik de dâhil olur. Bunların hepsini makineleşme süreci etrafında devşirir.

Çağımızın en büyük problemi makineleşme sürecidir. Makineleşme sürecine dâhil olan kişisel gelişim kitapları insanların hırsını ve özellikle egosunu olabildiğince tavana çıkartmaktadır. Kişisel gelişim kitaplarını okuduğu zaman “Ben neymişim de farkında değilmişim.” diyen insanları duyar gibiyim. İşte, tiyatro yazarı, radyo programcısı, yazar İrfan Gürkan Çelebi, Ey Musa Ayakkabılarını Çıkar adlı kitabında kişisel gelişim kitaplarını eleştiriyor ve insanları Allah'ın yoluna sevk ediyor. Gelin, bu yola birlikte revân olalım!

Hırsı ve egoyu bir kenara at

Ateşin yanına gelince kendisine şöyle seslenildi; «Ey Musa!» Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ’dasın.” (Tâhâ 11- 12). Hz.Musa(A.S.)'ın Peygamberlik macerası bu ayetlerle başlar. Yazara göre Allah-u Teala, Hz.Musa'dan ayakkabılarını çıkarmasını ister ki, materyal ego karşısına çıkartmadan önce Hz.Musa'nın egosunu yok eder. Sonra Allah, Hz.Musa'ya, yed-i beyzayı ve asayı atarak yılana dönüşebileceği mucizelerini öğreterek azgın Firavun'a karşı tebliğde bulunmasını ister.

Hz. Musa, Firavun'a Allah'ın bir olduğunu ve bu hakikate iman etmesini söyler. Firavun, hakikatin üstünü örterek Hz.Musa'ya “sihirbaz” der. Ondan hazırlık yapmasını ister. Hazırlıklar bitince Hz.Musa ve sihirbaz, marifetlerini konuşturmak için halkın karşısına çıkar. İlk önce sihirbaz marifetini gösterir. Sonra Hz.Musa, asasını yere atar ve sihirbazın ipini yutar. Bu yüzden bütün sihirbazlar secdeye kapanıp “Biz, Harun ve Yahya'nın Rabbi'ne iman ettik.” derler. Bu hareket üzerine çılgına dönen Firavun, çok tehditler savurur; fakat nafile... İşte, İrfan Gürkan Çelebi, bu kıssayı okuyucularına hatırlatarak hırsı ve egoyu bir kenara atmamızı istemektedir. Hırsın, egonun, akılcılığın ve menfaatçiliğin de insanı makineleştirip iki ayaklı mahlukâtı yaktığını söylemekte ve en güzel yolun, Allah'ın yolu olduğunu bize beyan etmektedir.

Kitap okuyacağız ki kendimizi tanıyabilelim

Ben, Ey Musa Ayakkabılarını Çıkar kitabını okuyunca Yunus Emre'nin şu sözünü hatırladım: “İlim ilim bilmektir/ ilim kendin bilmektir/ Sen kendin bilmezsen/ ya nice okumaktır.” Bizim, kendimizi tanımamız için ilk önce Kur'an-ı Kerim'i okumamız gerekiyor. Sonra farklı alanlara bakmamız gerekiyor. Kısacası, çok okumamız gerekiyor aziz dostlarım. Her okuma yaptığımızda tefekkür etmemiz gerekiyor. Çok tefekkür edeceğiz ki, modern dünya âleminden ayrılıp başka âleme geçebilelim. Eğer modern dünyadan ayrılmazsak, o bizi çok dar bir kafese tıkar ve bizi esir eder. Modern dünya; kafes olmasının yanında kara deliğe de benzemektedir. İçine dalınca çok zor çıkabileceğimiz bir âlemdir modern dünya. Bu dünyadan mümkün olduğunca uzak durabilmek için kitap okumamız gerekir. Kitap okuyacağız ki kendimizi tanıyabilelim. Kişi, kendini tanımadan Rabbini bilemez. Kişi, Rabbini bilmedikçe de tağutlaşır, ifsâdı yayar ve tuğyan eder.

Ey Musa Ayakkabılarını Çıkar adlı eserin çoğu yerinde insanı azap ile korkutan ifadeler çok fazla. Arapçada “azbun” kelimesi “tatlı”; “azab” olunca “tat kaçırmak” oluyor. Kitabın ekseriyesinde insanın hırsı, aklı, egosu ve menfaati ön plana çıktığı zaman Cehennem'de yanacağı sık sık vurgulanıyor. Bunları hatırlatmak da önemlidir; fakat cenneti özendirecek şeylerin bunlara kıyasla çok az olduğunu gördüm. Uyarıları okuyunca çok gerildiğimi ve keyfimin kaçtığını hatırlıyorum. O yüzden ifrad ile tefrit arasının her zaman ideal olduğunu, azaptan insanı korkutacak şeyler ile cenneti özendirecek şeyler dengeli olsaydı, daha iyi olacağını düşünüyorum.

Necdet Ömer Özer yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2019, 18:17
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20