Hikâyesi olan bir yazardan hikayesi olan kahramanlar albümü: Zongo’nun Değirmeni

Geleneği modernizm ile bağdaştırabilen, harmanlayabilen ve okurun sindirebilmesine yardımcı olacak bir dille yazabilen bir yazardır Recep Seyhan. İsmail Turan yazdı.

Hikâyesi olan bir yazardan hikayesi olan kahramanlar albümü: Zongo’nun Değirmeni

Okuru önemli hissettiren kitaplar değerlidir. Merak duygusunu okura aşılayanlar… Dostoyevski’nin Beyaz Geceler adlı kitabında “Bir hikâyeniz yoksa neden yaşıyorsunuz” dediği gibi, hikâyesi olan yazarlardan hikâyesi olan kahramanlar yaratmasını bekleriz. Recep Seyhan da bunlardan biri.

Yazıklarıyla okuru hızlıca içine alan ve onu kuşatan bir yazar olan Recep Seyhan; beş öykü, bir roman, bir hatıra ve bir de inceleme kitabı yazmıştır. Bunların yanında ders kitapları ve Latin harflerine aktardığı eserler de yazmıştır.

Öykülerin dili, dilin öyküleşmesi

Recep Seyhan’ın öykülerinde daha çok özlem, nesne-insan ilişkileri, yabancılaşma, toplumun baskılarından kurtulma mücadelesi, yalnızlığa mahkûm edilme, iletişimsizlik, sosyal hayatta kendine bir yer arama veya itilmiş olma durumu, aidiyet sorunu, şehirleşmenin beraberinde getirdiği betonlaşma, teknolojinin insan üzerindeki hâkimiyeti ve bireylerin var olma çabaları gibi temalarla insana özgü duygu ve düşüncelerin genellikle nesneler üzerinden anlatıldığı görülmektedir.

Çıkardığı son öykü kitabı olan Zongo’nun Değirmeni, diğer öykü kitaplarından hem muhteva itibariyle hem de içindeki öykü sayısı itibariyle farklıdır. Bu kitap, diğer öykü kitaplarından hacim olarak da farklı ayrıca. Kitapta, geçmişte yaşayan Zongo adında azınlık bir topluluğa tabi olan birinin hâkimiyeti vardır. “Zongo’nun Değirmeni” öyküsü; içinde ara başlıklar atılarak yazılmış, tek başına da bütün olarak da okunabilen öykülerden oluşuyor. Yani parça olarak da bütün olarak da birbirini besleyen öyküler.

Gelenekle modernizmin iç içeliği

Geleneği modernizm ile bağdaştırabilen, harmanlayabilen ve okurun sindirebilmesine yardımcı olacak bir dille yazabilen bir yazardır Seyhan. Kendine has bir karakter yaratan Seyhan, bu özelliğiyle diğer yazarlardan farkını ortaya koyar.

Seçtiği kahramanların davranışları öykü anlayışını da göstermekle birlikte zengin bir bilgi birikimine, ağdasız anlatıma, dikkatli bir gözleme ve dil işçiliğine sahiptir. Bunların yanında kuvvetli bir tasvirlerle okurun zihninde olayları canlandırarak öyküye daha çok bağlı kalmasını sağlamaktadır.

Kahramanların dünyası

Bütün öykü kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da Recep Seyhan öykülerinin yapı taşı mahiyetinde olan “Kadınge” özelliği taşıyan Anadolu kadını vardır. Kadınge, Anadolu’dur, Dede Korkut’un kadın hâlidir, hayattır, efsanedir, pınardır; Kadınge edebiyatın kaynağıdır.

“Zongo’nun Değirmeni” öyküsünden başka dikkat çeken iki öykü daha var: “Ölü Sesler Korosu” ve “Kestane Ağacının Rüyasını Beyan Eder”. Bu iki öyküye dikkat edilmesi gerekiyor zannımca. Yazarın dilini, üslubunu, kahramanları yaratışını, okura nasıl merak duygusunu kazandırdığını göreceksiniz bu iki öyküde.

Belki de eleştirilmesi gereken en önemli noktalardan birisi, öykü başladıktan bir müddet sonra olayın gidişatı değişiyor, okur kendini başka bir şey içinde buluyor. Bu da sabırsız okuyucuların, sonuca direkt varmak isteyenlerin hazmedemeyeceği bir şey. Ayrıca uzun cümleler kurmayı seven yazar, ayrıntıları derinlemesine irdelemektedir.

Mantıktan, sosyolojiden, psikolojiden, fizikten ve ontolojik felsefeden yararlanmakla beraber bu disiplinlerden orijinal metaforlar çıkarmaktadır.

Eşyanın birey üzerindeki hâkimiyeti

Son olarak, Recep Seyhan öykülerinde dikkat edilmesi gereken bir başka şey de nesnelerdir. Recep Seyhan’da eşyaya karşı özgün bir tavır vardır. Onun öykülerinde, eşyaya kendi tabiatından kurtularak birtakım gizemli anlamlar yüklenmektedir. Yazarın nesneye karşı gösterdiği estetik tavır, nesnenin sahip olduğu birtakım değerler tarafından belirlenmektedir. Bazı edebi metinlerde asıl kahramanın nesne olduğu görülmektedir. İnsana özgü duygu ve düşüncelerin genellikle nesneler üzerinden anlatıldığı dikkati çekmektedir. Recep Seyhan’ın birçok öyküsünde bunun örneği vardır. Öyküler okunmaya başlandığında işlenen her eşyanın canlandığı, ruha büründüğü görülmektedir. Bu öykü kitabında da kitabın isminden de anlaşılacağı üzere değirmendir. Dediğimiz gibi kahramanların nesnelerle olan ilişkisi Seyhan’ın öykülerinde önemlidir.

İsmail Turan

Güncelleme Tarihi: 15 Haziran 2020, 10:28
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26