Hem nadir hem de garipmiş bu hikâyeler

Süheyli'nin bu acayip, garip, duyulmadık hikâyeleri, son zamanların nitelikli kitaplar yayınlayıcısı Büyüyen Ay yayınlarından çıktı.

Hem nadir hem de garipmiş bu hikâyeler

“Acayip”, “garip”, “nadir” gibi kelimeler şaşkınlık ifade etmek için birebirdir. Bizler yüzyıllardır şaşkınlığımızı bunlarla ifade ediyoruz.

Bugün insanlık neredeyse şaşkınlık yaşayacağı, kendisine acaip gelen ve garip bulduğu halleri çoktan unutmuş gibi. Bu haller aslında her daim insanlığın başına gelen haller. Hele hele günümüzden beş yüz, altı yüz yıl önce bu garip haller, duyulmadık hikâyeler yaşanıyor idi.

Ve bizim kıymetli bir ismimiz, bu garip ve nadir hikâyeler unutulmasın diye bunları bir kitapta topladı. Bu kitap yüzyıllar boyunca, yazmalar arasında adı gibi garip kaldı. Ve bugün İlknur Kirenci’nin himmetiyle bu garip ve acaip hikâyeler yeniden bizimle buluştu. Büyüyen Ay Yayınevi’nin edebiyat dizisinin ilk kitabı olarak: Süheylî’den Duyulmadık Hikâyeler – Acâ’ibü’l-Measir ve Gara’ibü’n-Nevâdir.

Süheyli Ahmed İbn-i Hemdem, kethüda şair, hikâyeci ve tarih yazarı imiş. Şam’da doğmuş 16. yüzyılda. Kefe Beylerbeyi Cafer Paşaya intisap etmiş. Tebriz’in fethinde bulunmuş. Cafer Paşanın vefatından sonra Cerrah Mehmed Paşaya intisap etmiş, Paşanın vezirlik yaptığı dönemde o da İstanbul’da bulunmuş ve şiirlerini burada yazmış. İstanbul’dan sonra Halep’te muhasebecilik yapmış, oradan divan kâtibi olarak Mısır’a gitmiş. 1630’da vefat etmiş.Süheyli

Süheyli ne anlatıyor?

Eserin bütünü bize, içi insanlarla, meşhur kişilerle büyük bir millet resmi, fotoğrafı sunmaktadır. Kitabın bütünü oryantalistlerin bize yutturarak Ortadoğu ismini verdikleri coğrafyamızın tek kare resmi gibidir. Süheyli, şimdilerde içinde sayısız devletin yer aldığı geniş bir coğrafyada yaşayan farklı ırklara mensup ve farklı dilleri konuşan, aynı medeniyetin toplumunu meydana getiren insanların, insanımızın hikâyelerini bir araya toplamış. Bu yüzden esere geniş bir zaman ve geniş bir mekân eşlik etmektedir. Böyle bir dönemde ve mekânda yaşayan Süheyli, üç dile hâkim bir münevver sıfatıyla eserini meydana getirmiştir. Eserde halife, emir, hükümdar gibi birçok siyasi figür yanında şair, tarihçi, tasavvuf ehli âlimlere ilişkin hikâyeler de yer almaktadır.

Üslûbu nasıl?

Süheyli, hikâyelerini akıcı bir tarzda, canlı tablolar halinde anlatıyor. Malzemesi kelimeler olan bir ressam, bir nakkaş gibi, aydınlık renkleri neşeli ve yalın bir üslûpla ifade ediyor. Hikâyelerine berrak, durgun, yer yer gölgeli fakat birazdan güneşin açacağını, ışığın parlayacağını haber veren ışıltılı renkler hâkim. O, hikâyeleriyle dış görünüşün ardındaki hakikatin, insanın ruhuna dek uzanıp orada yankılanan hakikatin izini sürüyor. Anlayışı, idraki sonsuza dek uzatarak, bilinmezin tohumlarını insan ruhuna ekerek ve böylece onu geniş bir zamana taşıyarak, aydınlık, masmavi, berrak bir gökyüzünün altında kentleri dolaşarak anlatıyor.

SüheyliBaşlıklardan anlar mıyız?

Süheyli’nin her anlamda geniş ve engin tecrübesini bir nebze olsun burada yansıtabilmek için, kitapta nelerden bahsettiğini bir demet halinde saymak istiyorum: Sultan Selahaddin İbn-i Eyyüb’ün Rabbimizin emrine teslimiyeti, Peygamberimize itaat etmesi ve Müslümanların haklarını verme konusundaki gayreti, adaleti ve dinin buyruklarına uyması; Davud aleyhisselam ile oğlu Süleyman aleyhisselamın bir davada nasıl hüküm verdikleri; Şeriatın karşısında herkesin eşit olduğu hakkında; Halkın idarecilere Allah’ın emaneti olması meselesi; Âlemin halifesi Harun Reşid ile veziri Bermeki; Hazret-i Ali ile Muaviye; İslam dinine kasteden Güyük Han dinsizi ile Allah'ın nasıl yardım ettiği; Şeyh Abdullah Endülüsi Hazretlerinin fazileti; şu dünyadan kimler kimlerin geçtiği; Hiçbir sultana nasip olmayan ganimetin ne olduğu; Abbasi devletinin nasıl yıkıldığı ve daha bir çok olay, hikâye, ibret kitapta yer alıyor.

Tevekkül hakkında duyulmadık hikâye

Ebu Hamza-i Sufi Hazretlerinin hacca giderken başına gelenleri özellikle burada zikretmek isterim. Müslümanların güzel halleri vardır. Hüda’ya tevekkül edildikten sonra, şüphesiz her yerde Hazret-i Hakk’ın yardımı erişeceğini anlatan güzel bir kıssa…

Faruk Çınar, “kitabı okuyanlar daha neler neler görecekler” diyor

Güncelleme Tarihi: 31 Aralık 2018, 13:17
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
kariye
kariye - 7 yıl Önce

büyüyenay yayınlarını beğeniyorum.popülizmden uzak yayıncılık ilkesi ile hareket ediyor.yayın kurulunu tebrik ediyor, yeni eskimeyen kitapları heyacanla bekliyorum.

banner19

banner13