Hem muhalif hem sadık Jön Türk: Nuri Bey!!

‘Sadık Bir Muhalif: Yeni Osmanlılar'dan Menâpirzâde Nuri Bey’, Jön Türk’leri ve o dönemi daha iyi kavrayabilmek için ideal..

Hem muhalif hem sadık Jön Türk: Nuri Bey!!

Jön-Türkler ile ilgili yazılanlar, bu topluluğa yüklenen anlam, onların muhalif kimlikleri ve Padişah iradesi karşısındaki tavırları, onları Türk modernleşmesinin ve demokrasisinin merkezine yerleştiren bir bakış açısına sahiptir. Osmanlı Devletinin buhranlı yıllarında siyaset mekanizmasının içerisinde yer alan ve özellikle Avrupa’ya kaçarak matbuat yoluyla efkar-ı umumiyeyi etkileme yolunu seçen bu isimlerin bir kaçı grubun önüne geçirilerek Türk modernleşmesinin merkezine oturtulur.Sadık Bir Muhalif: Yeni Osmanlılar'dan Menâpirzâde Nuri Bey

Jön Türkler onlardan mı ibaret?

Oysaki Jön-Türkler Ali Suavi, Namık Kemal ve Ziya Paşa’dan ibaret değildir. Bu isimlere ait gerek edebiyat tarihlerinde gerek bugüne kadar kaleme alınan biyografilerde verilen bilgiler, yapılan değerlendirmeler önemli bir yekûn tutar ve modernleşmeyi onların fikrî çevresinde kurar. Âgah Efendi, Reşad Bey, Sağır Ahmed Beyzade Mehmed gibi isimler bu tarihin birer parçası olmalarına rağmen görülmez olmuşlar. Gazete çıkaran, sürgüne gönderilen, cemiyette aktif olarak rol alan bu isimlerin görmezden gelinmesi modernleşmeyi tek hat üzerinden okumayı adet edinmiş bir okuma biçimi ile mualleldir.

İşte bu isimlerden birisi de Menâpirzâde Nuri Bey’dir. Jön-Türklerin bu önemli siması hakkında İbnülemin Mahmud Kemal İnal’e ait bir eser var. Tarihimizin karanlık noktalarına ışık tutan birçok biyografiyi kaleme alan ve birbirinden kıymetli eserlerle Osmanlı’dan Cumhuriyete hatırı sayılır bir mirası nakleden İbnülemin’in, Nûru’l-Kemâl adlı Menâpirzâde’yi anlatan eserini Türk okuyucusuna kazandıran Şemsettin Şeker, İbnülemin’in emeğini zayi etmiyor. Yıllarca kütüphane köşelerinde yazma halde kalmış bu eseri merkeze alarak birçok biyografik bilgi ile beraber Nuri Bey’i Türk düşüncesinde hak ettiği yeri alacak şekilde ele alıyor: Sadık Bir Muhalif: Yeni Osmanlılar'dan Menâpirzâde Nuri Bey, Dergâh Yayınları, 2012.

“Sadık bir muhalif” nasıl olur?

Nuri Bey’in şahsı ve köşkü etrafında; Yeni Osmanlılar Cemiyeti, bu cemiyet içinde Nuri Bey’in konumu, konağının edebî ve siyasî muhitlerdeki yeri, eserleri, hatıraları, şiirleri ele alınmış. Şemsettin Şeker’in “bir teceddüdün adamı” olarak nitelediği Nuri Bey’in Avrupa’ya gidişi, Avrupa’yı yakından tanıyışı ve tanışıklığın hayal kırıklığı ilk olarak onun niçin Yeni Osmanlılar arasında ilgi görmediğini anlatıyor. Gazete ve tiyatro gibi iki önemli aracı keşfeden Nuri Bey, Batıdan hareketle olsa dahi terakki için Osmanlı’nın İttihâd-ı İslâm’a yönelmekten başka çaresi olmadığını düşünürken aynı zamanda II. Jön TürklerAbdülhamid devrinin en mühim meselelerinden biri olan bu siyasi projeye yakın durmaktadır. Fikirlerini dikkatle ele aldığımız zaman döneminin birçok meselesini devlet ve millet çerçevesinde çözüme kavuşturmaktadır. Bu tavrı onu “sadık bir muhalif” gibi farklı bir tanımlanmaya sevk etmiştir.

II. Abdülhamid devrinde padişahın has müşavirliği, mâbeyn kâtipliği ve reji komiserliği gibi çok önemli vazifeler ifa eden Nuri Bey, Sultan Abdülhamid’in tahta çıkmadan önce Mithat Paşa ile Abdülhamid arasında yürütülen müzakerelerde elçilik vazifesini yüklenir. Bu itibara sahip hakkıyla sahip olan Nuri Bey, özellikle ekonomik meseleleri batıdan yapılan tercümelerden ziyade tarih tecrübemize götürerek çözmeye çalışmaktadır.

Padişahla olan hususi yakınlığına bakarak Şemsettin Şeker, Nuri Bey’in sadaret makamına gelebilecek bir potansiyele sahip olduğunu ifade ediyor. Bir şahsı devir ve eser üzerinden incelemenin hoş bir örneği olan bu eser, Yeni Osmanlılar Cemiyeti’nin bir taraftan da eksik halkasını tamamlıyor. Ayrıca Nuri Bey’in hayatının, dönemin değişen siyasi havasına göre ne türlü şekillere girdiğini söyleyerek dönemle alakalı önemli konuları anlamaya yardımcı olacak bir eser Sadık Bir Muhalif….

Ertuğrul Saltuk haber verdi

Yayın Tarihi: 04 Nisan 2012 Çarşamba 15:38 Güncelleme Tarihi: 03 Ocak 2019, 11:55
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
ömer yiğit
ömer yiğit - 9 yıl Önce

İnsan tarihte bize ne kadar çok şeyin ezberletildiğini bir kez daha görmüş oluyor. kesinlikle tarih yazılınca yaşanmış oluyor.

banner26