Hece Yayınları'ndan okurlarına öykü ziyafeti

Hece Yayınları'ndan yakın zamanda çıkan öykü ve inceleme türünden yaptığımız derlemeyi istifadelerinize sunuyoruz.

Hece Yayınları'ndan okurlarına öykü ziyafeti

Bediû’z-Zaman El-Hemezâni ve Makâmeleri

Rahmi Er-Hece Yayınları

Elinizdeki bu eser, onuncu yüzyılda yaşamış bir Arap edebiyatçısı olan Bediu’z-Zamân el-Hemezânî’nin klasik Arap edebiyatının anlatı türündeki başyapıtlarından biri olan Makâmât (Mâkâmeler) adlı eseri üzerine olup yazarın elli bir makâmesinin Türkçe çevirisini içermektedir.

el-Hemezânî tarafından ilk kez bir anlatı türü olarak edebiyata kazandırılan mâkâme türü, kısa hikâye formatında olup daha ziyade yazarın sahip olduğu dil becerilerini sergilemeyi hedefler. Çoğunlukla dilencilerin maceraları üzerine kurulu olsa da, hayatın anlamını sorgulayan, çağın kurulu sosyal düzenini eleştiren, dinî öğüt niteliği taşıyan, zaman zaman güldürü yönü ağır basan örnekleri de bünyesinde taşır. İspanyol ve İtalyan edebiyatlarında görülen realist ve pikaresk türden en eski hikâyeleri etkilediği düşünülen makâmeler, sadece Arap edebiyatı tarihi açısından değil aynı zamanda dünya edebiyatı tarihi açısından da önemlidir.

Arap edebiyatı çevreleri yanı sıra hikâye meraklılarının, el-Hemezânî gibi söz ustası bir edibin kaleminden çıkan, kurgusuyla yer yer bir hayli ilginçlikler barındıran, anlatı sanatının bin yıl öncesine ait buradaki elli bir makâmenin Türkçe çevirisini okurken keyif almalarını dilerim.

Kuklalar İçin İplerden Sonra Yaşam

Sema Bayar-Hece Öykü Yayınları

Sema Bayar, Kuklalar İçin İplerden Sonra Yaşam'la öykü dünyamıza parıltılı bir giriş yapıyor. Kaderine hapsolmuş kadınlar, geçmişiyle kıran kırana mücadeleye girişen erkekler, ölümün gölgesinde biriktirilen kırgınlıklar, iyileşmeyen çocukluk yaraları ve bütün bunların arasında bir an olsun teslim olmayan, ışıl ışıl sahibi bir yaşam telaşı...

Bayar, isyan eden, sorgulayan, yüzleşen, haykıran öykü kahramanlarıyla sözün ve kurmacanın imkanlarını sonuna kadar esneterek insanın dile getirilmesi zor ezeli yalnızlığına ışık tutuyor.

Cesur, akıcı, şiirsel bir dille örülen öyküler, gerçekle rüyanın, zaferle mağlubiyetin iç içe geçtiği büyülü sularda yol alıyor. Yer yer gerçeküstü, gotik bir havaya bürünen atmosfer, dile dair bir titizliğin refakatinde okuru kolayca kendi burgacına dahil ediyor. Bayar'ın öykülerinde ölülerin, durmuş saatlerin, patikaların, fotağrafhanelerin, istasyonların ve elbette kuklarının imgesel bir hüviyetle canlanıp hayata karışması, yazarın estetik tavrının doğal bir soncu oluyor.

Öykü kahramanları bireyselleşme sancıları yaşarken yazar, işlediği varoluşsal sorgulamalarla kurguya meselesi olan bir zemine çekiyor. Böylece aşkla nefretin, iyilikle kötülüğün, yaşamla ölümün insanda düğümlemen anlatısı, insanlağın büyük ve kederli yürüyüşüyle omuz omuza veriyor. Her şeyden önemlisi Sema Bayar, bunları toz kaldımadan, ortalığı velveleye vermeden, camı çerçeveyi indirmeden, usulca, tam bir öykücü ihtimamıyla gerçekleştiriyor.

Unutma Sancısı

Zeynep Sati Yalçın- Hece Öykü Yayınları

Zeynep Sati Yalçın'ın öyküleri; insan olmanın sancılı gerçeğinin, hayatın çelişkili yanlarının, kimi zaman gerçekçi kimi zaman da gerçeküstü bir dünyadaki izlerini sürüyor.

Akışı hiç durmayan hatta hiç yavaşlamayan bu tuhaf çağın, yanaşacak bir kıyısı olmadan savrulan insanlarıdır yazarın kahramanları. Yaşamın bir sevda olmaktan çıktığı insanlar için bilincin körleşen yanlarında, bir şeylerin unutulması kendiliğinden fışkıran bir kaynaktır, kaçınılmazdır. Unutmak da hatırlamak gibi ağır sancıdır. İnsan; unuttuklarını hatırlaya hatırlaya hatırladıklarını unuta unuta, bir paradoksun ortasında bulur kendini, gidip gelir paradoksları ve kendi ıssızlığı arasında. Donmuş bir kadere yorumlanmayı bekleyen bu hayatlar, kendi yabancılıklarının içinden unutulup çıkarılmayı ve öyküler yoluyla tanıdık olmayı arzuluyor...

Annemi Bir Uğultuya Yasladılar

Ahmet Sarı- Hece Öykü Yayınları

Annemi Bir Uğultuya Yasladılar” Ahmet Sarı'nın yedinci öykü kitabıdır. “Merhamet Dilercesine Gökyüzüne Bakmak” adlı ilk öykü kitabından, “Kendi İmdadına da Koşup Gelen Hızır” adlı son öykü kitabına kadar Sarı'nın temel izledikleri korku, dehşet, tekinsiz olana yönelmelidir. Takıntılı ve hastalıklı figürlerin garip olaylarını; anormallikler psikolojisine kapılmış karakterlerin trajik, garip tuhaf öykülerini gördük bu hikayelerde. Yeri geldiğinde küçürek öyküler halinde vurucu bir antalımla ele alınan bu öykülerin soluğu Annemi Bir Uğultuya Yasladılar adlı bu öykü kitabında biraz da artmıştır. Daha önceki öykü kitaplarında önümüze çıkan tasavvufi temalar, selim olanı öykülerde tema olarak ele almıştı; harfe saygı, bir muvakkithaneler kapandığı için çektiği çile gibi geleneksel temalara başvurma, onları ele alma kendini hissettirse de bu öykülerde yeni bir yönelim de dikkati çekmektedir. Bu: "fantastik olana yönelim"dir. Batı'da "doppelganger"kavramıyla edebi eserlerde kendisini gösterene "ruh ikizi", "benzer", "eş ikiz" konulu öykülerin yanına Sarı öykücülüğünde daha önce dikkat çekmeyen fantastik bir unsur olarak, görünmeyen dünyanın çanlıları da gelir ve öykülere eklenir.

Yayın Tarihi: 22 Ocak 2021 Cuma 17:00 Güncelleme Tarihi: 01 Temmuz 2021, 16:54
banner25
YORUM EKLE

banner26