Hayriye Ünal Edebiyat Hurafelerini Yazdı

'Başkasının Sınırlarında Şair' kitabında Hayriye Ünal, şiir üzerine düşünmek, şiir üzerine yazmak, şiir üzerine yazılan metinleri takip etmek gibi sıkı bir disipline şiirin ve şairin ihtiyacı olduğunu vurguluyor. Mustafa Uçurum yazdı.

Hayriye Ünal Edebiyat Hurafelerini Yazdı

https://www.ktpkitabevi.com/urun/baskasinin-sinirlarinda-sair-9786059279970Edebiyat, yaptığı çağrışım bakımından oldukça geniş bir mecraya seslenir. Hatta sınırları keskin çizgilerle belirlenemeyecek kadar uçsuz bucaksız mümbit bir alanın adıdır edebiyat. Öyle bir tahakküm altındadır ki bu alan, serbestlik hırkası omzunda sanıldığı anlarda bir bakmışsınız karşınıza aforizmalarla çevrili bir dar alan çıkmış.

Edebiyatçı bütün alanları zorlayandır. Sınır çizgilerini ortadan kaldırdıkça, edebiyatçı kimliği hem üzerine daha net oturur hem de gel git yapan çağrışımlarla kendisine tahayyül sınırlarını ortadan kaldıran bir alan açar.

Sadece yazar, sadece şair ya da sadece eleştirmen de olabilir edebiyatla iştigal eden kişi. Her alanda kalem oynatmak gibi ne bir lüks ne de bir zorunluluk var. Kimse çıkıp da sadece şiir yazıyor diyerek birine eleştiri götürme hakkına sahip değildir. Bu türden başlayan bir eleştiri beraberinde modern dünyanın keşmekeşini de getirir.

Bunun yanında şair, yazar, eleştirmen kimliğiyle ürünler veren kişiler; işlerini hakkıyla yaptıkları müddetçe övgüyü hak eden kalem erbapları arasında sayılabilir.

Hayriye Ünal, edebiyat adına sözü olan bir şair, yazar, eleştirmen. Bu alanlarda verdiği çalışmalarla taşıdığı sıfatları pekiştirerek yazmaya ve yaşamaya devam ediyor. Onun yazdığı şiirler kadar, şiir üzerine söylediği her söz de dikkatle takip ediliyor çünkü yaptığı işe ciddi mesai harcıyor Hayriye Ünal.

Şiir eleştirisi üzerine yazdığı yazıları bir araya getiren Hayriye Ünal’ın “Başkasının Sınırlarında Şair” kitabı, Hece Yayınları arasından okuyucuya ulaştı. Hacimli ve bir o kadar da yoğun bir kitap, Başkasının Sınırlarında Şair.

Nesri savunan şair

Şairler nesir yazmalı mı? Özellikle şiir üzerine yazılar yazmalı mı şairler? Şiirin girdaplarında imgelerle kendilerine dizelerden kurulu bir yol açan şairler, bir yandan da şiirin dünyasına dair poetik duruşlarını sergilemek zorunda mıdır? Bu tür sorular her zaman gündem oluşturmuştur. Tartışma konularının önemli bir bölümünü de işgal etmiştir şairin nesirle şiir arasındaki duruşu.

Hayriye Ünal, kitabında bu konuyu merkeze alıyor. Bunun ilk işaretlerini de kitabın sunuş yazısında veriyor. İlk cümle bunun habercisi: “Nesir maceram ilk şiirlerimi yazdığım zamanlarda başlayıp bugüne kadar devam etti. O günden beri nesri yalnızca yazmakla kalmadım, hep savundum da.”

Kitabın en dikkat çekici yazıları “Edebiyat Hurafeleri”ne dair. Bu yazıların ilkinde “Düzyazı Düşmanlığı” konusunu ele alıyor Hayriye Ünal. Çeşitli yazarların düşüncelerine yer veriyor; örneklerle düzyazı düşmanlığının boyutlarını göz önüne seriyor. “Yazı kişisel bir ihtiyaçtan doğar.” diyerek bu ihtiyacın sınırlarını çiziyor. Geçmişten günümüze düz yazının şiirle olan bağından ve ayrıldığı noktalardan bahsediyor. Sağlam bir zemine oturmuş şiirimiz olsun istiyorsak, şiir üzerine konuşmak, yazmak gerekir düşüncesi son nokta olarak yazıda yer alıyor.

İkinci hurafe; eskatoloji. Sadece edebiyatta değil, hayatın birçok alanında karşılaşabileceğimiz bir virüsü ele almış Hayriye Ünal. Görmezden gelmek, görüneni bir sis bulutuna teslim etmek, geçmişin soluk resimleriyle gönlünü avutmak. Bütün bunlar insanın yaşadığı vakte net bakmasını da engelleyen hurafeler olarak sıralanıyor.

“Şiirde Avamlığın Methi”, bir diğer hurafe. Dünden bugüne şiire ve şaire yaklaşım, özellikle şairlerin şiir dünyasına bakışı üzerinde eleştirilerini sıralıyor Hayriye Ünal. Dergiler, edebiyat ortamı, değişen sanat algısı gibi birçok nedeni de örnekler eşliğinde sıralıyor.  

Şair ve başkası

Şairin dış dünyadan görünen yüzüne bir ışık tutuyor Hayriye Ünal bu kitabıyla. Şiirinin ötesindeki dünya ile, başkası ile olan ilişkileri şairin şiirle olan imtihanının bir neticesini sunuyor aslında. Şair başkasıyla birlikte şairdir. Şair ve okuyucu arasında bir ilişki vardır, şair okuyucuyu görmezden gelmez, okuyucu şairi daima görür. Bu karmaşık gibi görünen ilişkiyi Knut Hamsun ve Jan Hus’tan iki örnekle okuyucuya aktarıyor Hayriye Ünal.

Kitapta şiir eleştirisi üzerine geniş bir açılım sunuluyor okuyucuya. Hüseyin Cöntürk, Nurullah Ataç, Cemil Meriç de konuk oluyor kitaba. Şiirin bir eleştiriye ihtiyaç duyduğunun altı çiziliyor ve yaşanan bir karmaşanın farkında olarak “Gayya Kuyusunda Şiirle Kalınız” diyor Hayriye Ünal.

Başkasının Sınırlarında Şair kitabı okunduktan sonra şiirin ciddiye alınması gerektiği intibaı çok net bir şekilde zihinde canlanıyor. Şiir üzerine düşünmek, şiir üzerine yazmak, şiir üzerine yazılan metinleri takip etmek gibi sıkı bir disipline şiirin ve şairin ihtiyacı olduğu mesajı, yazar tarafından açıkça vurgulanıyor.

Hayriye Ünal, ciddiye aldığı şiiri bu kitabı ile bir kez daha pekiştirmiş oldu. Şiire kafa yormak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap Başkasının Sınırlarında Şair.

Hayriye Ünal, Başkasının Sınırlarında Şair, Hece Yayınları.

Mustafa Uçurum

Güncelleme Tarihi: 05 Aralık 2018, 12:48
YORUM EKLE

banner19

banner13