Hayatındaki 'yeni sayfalar' ne zaman dolacak?

Hesap günü yaklaşırken adım adım her saniyede, bir tabuta bakıp türlü düşüncelere dalan insanlarla karşı karşıyayız 'Hesap Günü' kitabında. Şeyma Subaşı yazdı.

Hayatındaki 'yeni sayfalar' ne zaman dolacak?

https://www.ktpkitabevi.com/urun/hesap-gunuKasım 2015’te yayınlanan yeni kitabıyla Mustafa Kutlu, yine bir çok konuyu irdelediği, en çok da bir insanın ahirette yaşayacağı o büyük, -belki de göz açıp kapayıncaya kadar biten ömrün kısalığını düşündüğümüzde küçük olan- hesaplaşmasını, arayışını bize gösteren Hesap Günü adlı kitabıyla karşılıyor bizleri.

Kitabın sayfaları, kabristanın kapısına “Her canlı ölümü tadacaktır.” yazıldığında kıyameti koparan alafranga zihniyetin o zihni kodlarından dem vurarak açılıyor. Kitabın sonunu aslında bize en başta gösteren Mustafa Kutlu, satır aralarında yine sosyal adalet vurgusu ve kanaat ekonomisine dikkat çekiyor. “Alın teri ile zengin olan yok mu?” sorgusu ile Müslümanların bu konudaki tavırlarının sorgulanması da buna bir örnek… İlerleyen bölümlerde İbn Haldun’un Mukaddime’si ve Kınalızade’nin Ahlak-ı Alai’sine de atıfta bulunarak adalet olgusuna dikkat çekiyor.

Kitapta tasavvufi anlayış ve öğeler de karşımıza çıkabiliyor. “Ben” demek terk-i edeptir, diyor Kutlu. Bir kıssa anlatır gibi, sohbet eder gibi, sanki biz dizinin dibine oturmuşçasına konuşuyor okuyucuyla. Ana karakter olan Bedir Bey’in geçmiş yaşamından, çocukluğundan bahsederek, bize onu ayrıntılı bir şekilde tanıtıyor.

Bir hayat nasıl dolar?

Hesap Günü” yaklaşırken adım adım her saniyede, bir tabuta bakıp türlü düşüncelere dalan insanlarla karşı karşıyayız kitapta. Zaman içinde geri dönüşler yaparken yazar, ölmüş olan Bedir Bey'i konuşturuyor. “Siyaset bir, ticaret iki. Bunlar zalimdir.” cümlesinden de yine yazarın bu hususlardaki görüşlerini birçok kitabında yansıttığı gibi Hesap Günü’nde de dile getirdiğini görüyoruz. Örneğin Ya Tahammül Ya Sefer’de de siyaset mevzusu epey öne çıkmış bir konudur. Diğer kitaplarında da her daim paraya karşı tutumu bellidir Kutlu’nun. Bize Hacı Abdullah gibi “halkalı şeker zamanında” yaşayanları ısrarla anlatmaya devam eder. Ve halkalı şeker türkülerde kalmamalıdır ona göre. Modern hayatla “biz”e ait asıl yaşamın çatışmasını istisnasız her kitabında görürüz, Hesap Günü’nde de olduğu gibi.

Bazen Yunus Emre, Ahmet Haşim ya da Hakan Albayrak şiiri karşımıza çıkıyor kitapta. Yurtdışında doktora yapıp bir zaman sonra şekerciliğe başlamış Bedir Efendi ve hayatın tuhaflığı…

Bir hayat nasıl dolar?” düşüncesini sorguluyor Kutlu. İdeali olmayan, davası olmayan bir adamla bizi başbaşa bırakıyor.

Bir gün, yaşanılan dünyevi şeylerin çekiciliğini kaybetmesi söz konusudur. Kutlu’ya göre “masiva” olandır bu geçici olan her şey. Kitaptaki karakterin düşüncelerinden bahsederken yazar, bu görüşleri verir bize.

Kitabın sonuna doğru hayatın meşgaleleri ve sıkıntılarla geçen bir ömürden sonra Bedir Bey şekerci dükkanına döner. O hâlâ hayatın manasını aramaktadır. Camiye gitmeye başlar. “Yeni bir sayfa” açmaya az kalmıştır. Fakat buna fırsat kalacak mıdır?

Şeyma Subaşı yazdı

Güncelleme Tarihi: 11 Aralık 2018, 16:48
banner12
YORUM EKLE

banner19